
Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)
RESÛL-İ EKREM’E YAKINLIĞI Ebû Bekir - radıyallahu anh-‘ın îman ettiği gün kırk bin dirhem veya dinar malı vardı. Hicret ettiği gün yalnız beş bin dirhem veya dinarı kalmıştı. Ki, ü...
Arşiv
Dergimizde yayımlanan yazıların tamamı, en yeniden eskiye.
3839 yazı · Sayfa 247 / 320

RESÛL-İ EKREM’E YAKINLIĞI Ebû Bekir - radıyallahu anh-‘ın îman ettiği gün kırk bin dirhem veya dinar malı vardı. Hicret ettiği gün yalnız beş bin dirhem veya dinarı kalmıştı. Ki, ü...

Maddî-mânevî fetihlerle ve rûhânî delillerin uğurlu feyizleriyle donanmış iltifat dolu mektubunuz alınıp büyük bir neşe ile okundu. Nasıl sevinilmesin ki mektubunuz, ‘Sen olmasaydı...

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah (cc) seksenden fazla âyette namaz kılmamızı emretmektedir. Bu tekrarlardan namazın ne kadar önemli bir ibâdet olduğunu anlamamız mümkündür. Oysaki Kur’ân’da...

“İyi bilin ki; Allah, şuursuz, gâfil bir kalbin duâsını kabûl etmez.”1 GAFLET Bir Kur’ân ve Sünnet terimi olarak gaflet, Cenâb-ı Hakk’ı unutmak, dünyâ telâşı ve meşgûliyeti içinde...

Sevgi, bağlılık, meyil ve tercih etmek gibi anlamları hâvî olan muhabbet, sûfîlerce “Sevenin sıfatlarının yerini sevgilinin alması”, “Kâlbden sevgiliden başkasını yok etmek” şeklin...

“Öldükten sonra tekrar dirilmek” yâni “el-ba’sü ba’de’l-mevt” inancı Kur’ân ve Sünnet’in önemle üzerinde durduğu bir inanç. İnancı oluşturan iki temel olgu: Ölüm ve Diriliş. Birbir...

“Îman” bize Allâh’ımızın en büyük lütfu, ihsânı, in’âmı ve ikrâmıdır. Bütün peygamberler insanları ve insanlığı bu nimete nâil olsunlar diye dâvet etmişlerdir. Çünkü îman, sâhip ol...

Mâzeretsiz olarak Tebük Gazâsına katılmayan Kâ’ab Bin Mâik, cezâlandırılıp çilesini doldurduktan sonra bağışlanır. Ve Resûlullâh’ın huzûruna çağırılır. Orada aralarında şu konuşma...

Halidiyye-yi Müceddidiyye’nin Ziyȃiyye şûbesinin müessisi Ahmed Ziyȃuddin-i Gümüşhȃnevî (ö.1311/1893) on dokuzuncu yüzyıl Anadolu Nakşibendiyye şeyhlerinin önde gelenlerindendir. T...

Ağaç dikmekten maksat, ne sâdece ağacın büyük bir gövdesinin olması ne de dal ve yapraklarının olmasıdır. Asıl maksat, ağacın yaşaması ve meyveye durmasıdır. Kurusun diye yâhud sâd...

Kim dirilirse, o alınır bezm-i hâs’a, özel görüşmeye. Dâvetçileri zâtı olur, ikrâmı da kendisi yapar. Onlar için ölüm yoktur. Dünyâda yeyip içen, gezip dolaşan Sıddîk-i Ekber gibi....

Her dîdeden gören O, her yüzden görünen O, Ey göz! Anı görmesen de görür seni sevdiğin. Sanma, ansız bir dem var her demdir O sana yâr, Sen yâr olmasan dahi, yârdır sana sevdiğin.1...