Kâ’ab bin Malik, Hukuk ve Ahlâk

Kâ’ab bin Malik, Hukuk ve Ahlâk
Mâzeretsiz olarak Tebük Gazâsına katılmayan Kâ’ab Bin Mâik, cezâlandırılıp çilesini doldurduktan sonra bağışlanır. Ve Resûlullâh’ın huzûruna çağırılır. Orada aralarında şu konuşma geçer: Kâ’ab: “Yâ Resûlullâh! Tövbeyi tamamlamak için bütün malımı Allah ve Resûlü uğrunda tasadduk edeceğim” dedi. Peygamber aleyhisselâm da: “Malından bir kısmını elinde bırakmak senin için daha hayırlıdır” dedi. O da: “Hayber’deki hissemi elimde bırakıyorum yâ Resûlullâh! Allah beni ancak doğruyu söylemek sâyesinde kurtardı. Hayatta kaldığım müddetçe ancak doğruyu söylemek de tövbemin tamâmıdır.” dedi. Kâ’ab (ra) daha sonra diyor ki: “Allâh’a yemîn ederim ki, Peygamber aleyhisselâm’a bu sözleri söylediğim günden beri doğru sözlülük yüzünden Allah Teâlâ’nın, kimseyi benden daha güzel sûrette mükâfatlandırdığını bilmiyorum. Yine Allâh’a yemîn ederim ki, Peygamber aleyhisselâm’a bu sözleri söylediğim günden bugüne kadar, bilerek hiç yalan söylemedim, kalan ömrümde de Allah Teâlâ’nın beni yalandan koruyacağını umarım.” Kâ’ab bin Mâlik’in eyleminde hukuk ile ahlâkın örtüşmüş olduğunu görüyoruz. Kâ’ab’ın da aralarında bulunduğu Tebük gazâsına katılmayan seksen küsur kişi Resûlullâh’ın huzûrunda yargılanırlarken mâzeret göstermişler ve Resûlullâh, onların zâhirde gösterdikleri mâzereti kabûl edip onlardan biat almış ve onlar için istiğfar ederek içyüzlerini Allâh’a havâle etmiştir. Resûlullâh’ın bu davranışında hukûkun ve ahlâkın alanlarının ayrıldığı açıktır. Nitekim mâzeret beyân ederek affedilenler arasında münâfıkların da bulunduğu bilinmesine rağmen, hüküm hukûken zâhire göre verilmiş ve onların içyüzleri Allâh’a havâle edilmekle yetinilmiştir. Kâ’ab (ra) daha başlangıçta Resûlullâh’a: “Sizden başkasının, yâni dünyâ ehlinden birisinin yanında bulunsaydım özür beyân ederek onun gazabından kurtulabileceğimi sanıyorum. Zîrâ söz söylemesini bilirim.” demekle, hukuk ile ahlâkın farklı alanlar olduğunu bildiğini ortaya koymaktadır. Bu olayda, mâzeret uydurarak (yâni yalan söyleyerek) cezâlandırılmaktan kurtulanların durumunda şerîat (hukuk) ile ahlâkın birbirinden ayrı tutulduğu bellidir. Yargı makâmı, onların gizledikleri şeyi bilmesine rağmen hükmünü zâhire göre (hukûken ileri sürülen gerekçeler muvacehesinde) vermektedir. Kâ’ab (ra) için de hüküm zâhire bakılarak (yâni onun beyânına göre) verilmiştir. Ancak Kâ’ab ahlâklılık alanında kalmayı başarmıştır. Kâ’ab (ra) dürüst davranmakla cezâlandırılmayı göze almış, buna mukâbil bir ahlâk değerini (dürüstlüğü) kurtarmıştır. Acaba Kâ’ab’ı böyle davranmaya zorlayan bir faktör var mıydı? Niçin o da ötekiler gibi mâzeret beyân edip cezâlandırılmaktan kaçınmadı? Nitekim çevresinde bulunanlar da ona bu soruyu sorup durmuşlardır. Bu noktada Kâ’ab’ın tutumu, kendi ifâdesine bakarak irdelendiğinde berrak görünmektedir. O: “Doğruyu söylemekle Allah’tan hayırlı sonuç beklerim” demek sûretiyle tutumunun kaynağını da belirtmektedir. Bu ifâdeden şu yargıya ulaşıyoruz: Kâ’ab, dürüst olmayı Allah (cc) indinde kendisine verilmiş bir görev telakkî etmektedir. Demek ki o, dürüst davranmak husûsunda kendine verdiği görevin referans noktasını vicdânında aramıyor; bu görevin referans noktasını Allâh’a (cc) izâfe ediyor. Anlaşılıyor ki, bir tutumun ahlâklılığı kişinin kendi mahremiyet alanı içinde gizli kalmaktadır. Biz bu mahremiyete dolaylı biçimde muttalî oluyoruz. Ondan dürüst davranmasını (ahlâklı olmayı) talep eden kendi îmânıdır; bu durumu kişinin ancak kendi bilinci bilebilir. O, kınanmayı, sitem edilmeyi, cezâlandırılmayı, toplum dışına atılmayı göze alarak ve fakat aynı zamanda îmânının ondan talep ettiği tutuma riâyet ederek dürüst kalmayı başarmıştır. Hukûkun ve ahlâkın talepleri onun bu davranışında özdeşleşmiştir. Bu davranışı herkes başarabilir mi? O dönemde, seksen küsur kişinin arasında bu işi başarabilen sâdece üç kişi çıkmıştır. Bu davranışı gerçekleştirmeye çoğu kişinin gücü yetmese bile, yapılması gereken’in bu davranış türü olduğunu kabûl etmek gerekiyor. Rasim Özdenören (Mart 2016)

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın.

Bülten Aboneliği