Nefisle Mücâdelenin Cihâd-ı Ekber Oluşu
Tasavvuf erbâbı tövbe ve zühd makamlarının hakkını verdikten sonra mücâhede kılıcını kuşanmak zorundadır. Sâlikin nefsine, egosuna, içgüdü ve dürtülerine karşı verdiği mücâhede, uz...
Arşiv
Dergimizde yayımlanan yazıların tamamı, en yeniden eskiye.
3839 yazı · Sayfa 126 / 320
Tasavvuf erbâbı tövbe ve zühd makamlarının hakkını verdikten sonra mücâhede kılıcını kuşanmak zorundadır. Sâlikin nefsine, egosuna, içgüdü ve dürtülerine karşı verdiği mücâhede, uz...
“Her şeyi Hakk yaratır işbu cihân içinde Cümle anı zikreder kevn ü mekân içinde” Yûnus Emre Göz, görme; kulak ise işitme organıdır. Buna göre diyelim karşımızdaki bir ağacı görme m...
Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’ân Yolu tefsîrinde geçen “Hz. Peygamber’in (sav) bir eşinin sorması üzerine yaptığı târif ile kızı Fâtıma üzerindeki bir uygulamasının, eteklerin topu...
Sırat’tan incedir sevda köprüsü Beraber geçelim tut ellerimden. Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü Beraber uçalım tut ellerimden. Gönüldeki birlik kalkandır dışa Aldırma ayaza, yele...
Mâsûmiyetin temsilcisi, insan neslinin devâmıdır çocuk. Âile yuvasının en tatlı meyvesi, göz aydınlığı. Geleceğe yön verecek güç, umûdu diri tutan enerji, meyveye duracak çekirdek....
Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! Eski çınar şimdi Noel ağacı; Dallarda iğr...
Âfiyet, dînin ve îtikâdın bid'atlerden, amelin ve ibâdetin âfetlerden, nefsin şehvetlerden, kalbin hevâ ve vesveseden ve bedenin hastalıklardan selâmet bulması, kurtulması demektir...
Af ve âfiyet kelimeleri sözlükte şu mânâlara gelir: Af, yapılan bir hatâdan dolayı cezâlandırmamaktır. Âfiyet ise dinde fitnelerden selâmette olmaktır. Vücûdun hastalık ve sıkıntıd...
Kelime-i tevhîde ve onun anlam alanına îmân eden bir mü’minde kâmil bir murâkabe bilinci oluşur. Bu süreçte hayâtın merkezinde sâdece Allah (cc) vardır. İnsan davranışlarının en ba...
Yakîn, doğruluğunda şüphe olmayan kesin bilgi, kesin inanış, şüphe ve tereddütten sonra ulaşılan kesinlik anlamlarına gelir. Yakîn, tasdîk ve inanca götüren kesin bilgidir. Yakînî...
Bir şeyi gerçek, kesin ve apaçık bilmek, şek ve şüpheyi izâle etmek, doğru ve gerçek bilgiye ermek anlamında kullanılan yakîn kavramı (Uludağ, 1995:528), Allah’tan başkasının yanın...
Doğruluğunda şüphe bulunmayan, vâkıaya uygun bilgi, sâbit ve kesin inanış, kanâat (îtikad), şüphe ve tereddütü ortadan kaldırdıktan sonra ulaşılan kesinlik”1 anlamlarına gelen “yak...