Deme Nı̇çı̇n Şu Şöyle! Yerı̇ncedı̇r O Öyle!
Allâh’ın bir vakitte izhâr etmediği şeyin, o vakitte meydana gelmesini isteyen insan, cehâletten hiçbir şeyi bırakmamıştır. (Hikem-i Atâiyye, 16. Hikmet) Hak dostlarından Sünbül Si...
Yazar
37 yazı · Sayfa 1 / 4
Allâh’ın bir vakitte izhâr etmediği şeyin, o vakitte meydana gelmesini isteyen insan, cehâletten hiçbir şeyi bırakmamıştır. (Hikem-i Atâiyye, 16. Hikmet) Hak dostlarından Sünbül Si...
Ey Mürîd! Hakîkatte var olmayan, karanlık ve yokluk olan âlemin, Hakk’ın müşâhedesinde sana engel oluşu, ilâhî kahrın bir delîlidir. (Hikem-i Atâiyye, 15. Hikmet) Dünyâ hayâtında b...
Bütün kâinât yokluk ve karanlıktır. Yaratılmışları Hakk’ın zuhur tecellîsi var edip aydınlattı. Her kim yaratılmışları görür de, onda veya onunla berâber veya ondan evvel veya onda...
Varlıkların sûretleriyle kirlenen kalb aynasında irfan güneşi nasıl parlayabilir? Arzu ve şehvetlerle zincirlenen kimse, Allâh’a doğru nasıl yol alabilir? Gaflet kirlerinden temizl...
Hiçbir şey, kendisiyle düşünce meydanına girilecek uzlet (yalnız kalmak) gibi, kalbe yarar sağlamamıştır. (Hikem-i Atâiyye, 12. Hikmet) Esas itibâriyle İslâm cemiyet dînidir, cemâa...
Varlık tohumunu bilinmezlik toprağına göm, yâni adsız sansız ol. Çünkü toprağa karışıp kaybolmayan tohum yeşerse de fayda vermez, meyve hâsıl olmaz. (Hikem-i Atâiyye, 11. Hikmet) H...
Ameller ayakta duran sûretler ve heykeller gibidir. Onların ruhları, içlerinde bulunan ihlâs sırrının varlığıdır. (Hikem-i Atâiyye, 10. Hikmet) Tüm ameller ayakta duran heykellere...
Amellerin başka başka olması, kalb hallerinin ve mānevî vâridâtın değişik olmasındandır. (Hikem-i Atâiyye, 9. Hikmet) Cenâb-ı Hak kullarını çeşitli ibâdetlerle mükellef kılmıştır....
Ey İrfan Tālibi! Sana İlâhî mârifetten bir kapı açılırsa, artık amelinin azlığına bakma. Çünkü Hak Teālâ bu mârifet kapısını Kendisini sana bildirmek, sana yardım etmek ve seni fey...
Ey tâlip, duāda ısrarlı olduğun halde kabûlünün gecikmesi seni umutsuzluğa düşürmesin. Çünkü Cenâb-ı Hak, senin istediğin şeyi, istediğin anda kabûl etmeyi vaat etmedi, senin için...
Ey Sâlih Mürîd! Senin rızkını Allah Teâlâ üzerine almış ve buna kefîl olmuşken, ezelde takdîr edilmiş rızkın için çalışıp çabalaman ve senden istenen amel ve ibâdetlerde tembellik...
Ey Sâlih Mürîd! Dünyâ işleri için telâşa kapılma, ki rahat edesin. Zîrâ tedbîr de Allâh'ın irâdesine ve takdîrine bağlıdır. Öyleyse, senin yerine senden başkası bir işi üstlenirse...