Ömer bin el-Hattâb -radıyallâhu anh-'dan rivâyet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
Kim gece namazı kılar da güzelce kılarsa, yāni namazında kalbini dosdoğru tutar ve huşûunu muhâfaza ederse, noksanlıklardan sakınırsa Allah ona dokuz ikramda bulunur. Bunların beşi dünyâda dördü âhirettedir.
Dünyâdaki beş ikrâmı:
1- Onu dünyâda âfetlerden muhâfaza eder.
2- Namazın eserini yüzünde izhâr eder.
3- Onu sâlih kullarına ve bütün insanlara sevdirir.
4- Lisânında hikmeti cârî kılar.
5- Dînde ince anlayışla nasiplendirir.
Âhiretteki dört ikrâmı:
1- Kıyâmet gününde kabrinden yüzü ak olarak kaldırarak haşreder.
2- Hesâbını kolaylaştırır.
3- Kitâbını sağ tarafından verir.
4- Sırattan berk-i hâtif gibi geçer.
Lokman -aleyhisselâm- oğluna nasîhat eder ve der ki: "Oğulcuğum! Horoz seherde sen uyurken öterek senden daha uyanık olmasın, dikkat et!"
***
Seher uykusundan îkāz için Mişkâtü'l-Envâr’da bir şiirin manzum tercemesi:
İşittim bir gece bir hoş hamâme,
Olup candan Hudâ zikrine kāim.
Uyurdum beni uykudan uyardı,
Dedi olma sakın bu demde nâim.
Revâ olmaz ki nâim ola insan,
Durup zikrede Mevlâsı’nı behâyim.
Behâyim zikrederken Hālik'ını,
Ülü'l-elbâba nevm olmaz mülâyim.
***
Sultānü'l-enbiyâ (sav) Efendimiz Hazretleri geceleri kıyam ve teheccüde uzun müddet devâm etmesinden dolayı mübârek ayakları şişer idi. Hakkında bu âyet-i celîlenin nâzil olduğu mervîdir.
"Habîbim! Biz Kur'ân'ı senin meşakkat çekmen için inzâl etmedik. Ancak Allah'tan korkan kimse için mev'ıza olarak inzâl ettik." (Tāhâ, 2-3)
Ehâdîs-i şerîfede ve tefsirlerde beyân olunduğu vechile Rasûlullah (sav) Efendimiz’in teheccüd namazında saatlerce ayakta durmasıyla mübârek ayaklarına ağrı ârız olup ayakları şişmeğe başladığından Cibrîl-i Emîn:
- Yâ Rasûlallah! Nefsine meşakkat verme, hakkını ver; zîrâ nefsin sende bir hakkı vardır, demesi üzerine bu âyet-i celîlenin nâzil olduğu mervîdir.
O ki -sallallâhu aleyhi ve sellem-, böylece geceleri namazla, kıyâm ile secde ile geçirirse, bizlerin de nasıl namaz, niyâz, kıyâm-ı leyl, secde, evrâd ve ezkâr gibi ibâdât ve tāate devâm etmekliğimiz lâzım olduğunu nazar-ı insâfla teemmül edelim..
Hadîs-i şerîfte "Ben Rabbime şükredici bir kul olmayayım mı?" buyurulmuştur.
Sûre-i Secde'de:
"Mü'min-i kâmillerin yanları yataklarından uzak olur. Cenâb-ı Allâh'ın azâbından korkularına ve rahmet-i ilâhiyyeyi ümit ettiklerine binâen Rablerine tezarru ve niyâz ederler ve onlar için verdiğimiz rızıklardan muhtaç olanlara infâk ederler." (Secde, 16.) buyurulmaktadır.
Hâzin ve Beyzāvînin beyânları vechile: Bu âyetten maksat, gece kılınan namaz ve teheccüd namazıdır. Beş vakit farz namazdan sonra efdal namaz teheccüd namazıdır.
Muaz bin Cebel -radıyallâhu anh- cennete girmeğe sebep olacak amelden suâl ettiğinde Rasûlullah (sav) Efendimiz buyurdular:
"Yâ Muaz! Büyük bir şey suâl ettin. İhlâs üzere ibâdet etmek, şirk etmemek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek cennete duhûle sebeptir."
Sonra:
"Yâ Muaz! Ben sana hayır kapılarına delâlet edeyim mi? Onlar da oruç; cehennem ateşine kalkandır. Sadaka; günahlara keffarettir ve gece içinde namaz kılmaktır..." buyurdu ve bu âyet-i kerîmeyi okudu.
Diğer bir hadîs-i şerîfte de: "Gece namazına devam sizin üzerinize lâzımdır. Zîra gece namazı sizden evvel geçen sâlihlerin âdetleridir." buyurmuştur.
Sûre-i Secde'de yukarıdaki âyetin evvelindeki secde âyetinde buyurulmuştur ki:
"Bizim âyetlerimize ancak o kimseler îmân ederler ki kendilerine zikrolunup va'z olunduklarında derhal bütün aʼzâlarıyle secdeye kapanırlar ve Rabblerini hamd ü senâ ederek nekāısten tenzîh ederler. Halbuki onlar secdelerinde ve tesbihlerinde kendilerini büyük addedip kibir etmezler." (Secde, 15.)
Mart 2026, sayfa no: 40-41
Abone Ol
En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!
Mesaj Bırak