Ara

Hz. Ebû Bekir’in (ra) Nesebi

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (ks)   “Bahru’l-hakayık” tefsirinde Rebîa bin Kâb’den naklen Hz. Ebû Bekir -radıyallâhu anh-’in Müslüman olması hâdisesi şöyle anlatılır: Hz. Ebû Bekir-radıyallahu anh- gençliğinde ticâret için gittiği Şam’da bir rüyâ görür ve rüyâsını Rahib Buhayra’ya anlatır. Buhayra ona: - Sen nereden geldin? diye sorar. Ebu Bekir: - Mekke’den, der. - Mekke’nin hangi kabîlesinden? - Kureyş kabîlesinden. - Eğer rüyân doğru ise senin kavminden bir nebî gelecek ve sen o nebînin hayâtında vezîri, vefâtında halîfesi olacaksın!   Ebû Bekir Sıddîk, evvel ve âhırin seyyidi Hz. Muhammed nebî olarak gönderilinceye kadar bu rüya tâbirini içinde gizledi. Vaktâki Muhammed’e nebîlik geldi, Ebû Bekir onun yanına vardı ve:   - İddia ettiğin şeyde delîlin nedir, dedi. Hz. Muhammed -sallallâhu aleyhi ve sellem- de: - “Şam’da gördüğün rüyâdır”, buyurdu.   Bunun üzerine Ebû Bekir, Hz. Muhammed’in boynuna sarıldı ve iki gözünün arasını öptü. Kendisinden din telkinini istedi ve berâber kelime-i şehâdeti getirdiler.   Rivâyete göre Ebû Bekir Sıddîk Şam’da rüyâsında “ayın gökten kucağına düşmüş olduğunu” görmüştü. Hz. Hatîce’nin kölesi Meysere’nin yanında bulunan Râhib Buhayrâ’ya rüyâsını ta’bir etmesi için anlattı. Hz. Muhammed de orada bulunuyordu.   Rüyayı ta’bir eden Buhayrâ dedi ki: - “Eğer rüyânda doğru sözlü isen -Hz. Muhammed’e (sav) işâret ederek- : Şu zât peygamber olacak; sen de onun vezîri olacaksın!” Bir başka rivâyete göre Hz. Ebû Bekir’in Müslüman olması şöyle gerçekleşmişti: Hz. Muhammed -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e henüz risâlet gelmeden önce, Ebû Bekir Mekke’den Yemen’e seyâhat ederek 390 yaşındaki bir âlim zâta misâfir olur. Hz. Ebû Bekir’in anlattığına göre yaşlı zât: - Zannedersem Mekkeli, Harem-i şeriflisin? dedi. Ben de: - Evet, dedim. - Zannedersem Teymâdansın? - Evet.   Benim için senin hakkında sâdece bir alâmet kaldı. - 0 nedir? - Bana karnını aç! - Ne için olduğunu haber vermeden açamam. - Hakîkat-i urn-i ezelî’den öğrendiğime göre, kendisine bir genç ve bir yaşlı kimsenin yardım edeceği bir nebî gönderilecektir. Yaşlı adam beyez tenli, zayıf vücutlu, karnın üstünde siyah bir ben, sol baldırının üzerinde de bir işâret bulunan kimsedir.   Ebû Bekir der ki: Ona karnımı açıp gösterdim. Göbeğimin üstündeki siyah beni gördü: - Kâbe’nin Rabbı’na yemîn ederim ki, o yaşlı adam sensin! Peygamber hakkında sana haber vereceğim. Senin bu hususta dikkatli olmanı isteyeceğim, dedi. - 0 nedir? dedim. Dedi ki: - Dikkatli ol! Hidâyetten dalâlete meyletme! Orta yolda sâbit kal! Etrâfında bulunanlarla, Allâh’ın sana vermiş olduğu şeylerde Allah’tan kork, sakın!   Ebû Bekir der ki, oradaki işlerimi bitirdim, vedâ etmek için yine yaşlı zâta gittim. Bana: - 0 Nebî hakkında söylediğim birkaç şiir beytini uhdene alır mısın? dedi. Ben de: - Evet alırım, dedim. Bana beyitleri okudu; sonu şöyle bitiyordu: - “Benden Allâh’ın Resûlüne selâm götür! Ben her ne kadar Râhib isem de; onun dînine uygun olarak yaşamaktayım!”   Hazreti Ebû Bekir Sıddîk (ra) kitabından alınmıştır.  

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

test
Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak