Eşya bile alaka kurduğu şeye göre şekil alır. Bazı sanatkarlar ceviz ağacının karşısına güzel şekiller koyarak müstesna sanat icra ederler. Ağaç dahi gördüğü şekli aynen kendisine resmeder. Misk kokulu bir toprak güzel, güzel kokuşunu gül ile hemhâl oluşuna bağlar. Kur'ân-ı Kerim'de vasfedilen Ashab-ı Kirâm'ın seçkinliği, Peygamberimiz (sav)'e kalben, bedenen her an beraberliğindendir. Manevi eğitimimizi sağlayan sûfiler irfan mektebinde birinci sınıfı, "Sadıklarla beraber olun" (Tevbe 9) ayeti celilesiyle bildirirler. Ehlûllah ile olmaktan gaye, Efendimiz (sav)'in, "Ya Rabbi! Senin sevginle sevgisi beni sana yaklaştıracak kimselerin sevgisiyle rızıklandır." Hadis-i Şerifindeki gayedir (Buhari-Müslim-Ebu Davud). Mürşid-i Kâmil, karanlık gecelerde yolumuzu aydınlatan ışık mesabesindedir. Kur'ân-ı Kerim'den okuduğu ayetler ve Hadis-i Muhammediye (sav) ile küfrün, nifakın zulmetinden bizi kurtarıp Sırât-ı Mûstakîm'e, Cenâb-ı Hakk'ın sevgisine ulaştıran kimsedir. O elimizden tutup yürütmez. Yürüyecek olan biziz. Cenâb-ı Hakk, peygamberlerine bile bu selayeti (hidayet) vermemiştir (Kasas 56). Enbiya-i İzam biz ancak tebliğciyiz demişlerdir (Nuh 2). Hacı Hasan Efendimiz (ks):"Siz Allah'a sevgili olun, biz de sizi sevelim." buyururlar. Kuru kuruya şeyhim demenin bir manası yoktur. Şeyhim lafzını anlamsız bir şekilde tekrar edip duran birine salihlerden biri, "Oğlum senin şeyhim dediğin kadar Allah desem kurtulurum." der. Nezih şeriatimizde ölçü, "Allah düşmanlarına da buğzdur." Rabıta-i Şerife, bir veliye Allah için muhabbet sayesinde Mevlâmızın sevgisine, aşkına ulaşmaktır. İnsana ünsiyetinden dolayı insan denmiştir. Sâdık ve sâlihlere, Peygamberimiz (sav) ve Hâlık-ı Zülcelâl'e duyulan ilgiye, mukaddes değerlere, yapılan rabıta ile ulaşılır. Ehl-i Târik, gönlünü âdî şeylere bağlamaktansa kalbi Mevlâmızın sevgisine ulaştıracak kimselere bağlanmayı tavsiye ederler. Bilhassa gençlerimiz, evlatlarımız, çağımızda bulunan cihad ruhlu, şuurlu mürşidi kamillerle alaka kurmalıdır. İlk okulu bitirmiştim. Üstadımız Sami Ramazanoğlu (ks)'na efendimiz, "Zamanın fitnesinden korkuyorum. Evladımıza bir vazife verin de sizin sayenizde biiznillah isyandan kurtulup saadete ulaşsın." buyurmuşlardı. Kâmil Mürşidin nezâretinde Darül-Erkamlarda yetişip cihanın sulhu için canımızı, malımızı feda etmeye hazır olalım.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Kapak Dosya
Psikolojik Danışman Sena Anlar5 dk okuma
Çocuk ve Gençlerin Dünyâsında “Yapay Gerçeklik”
Yeni mekanik dünyâ artık yaşamımızda sâdece filmlerde gördüğümüzden ibâret değil, hayâtın tam merkezinde, yaşamımızın tam ortasında. Küresel dünyânın üzerine kıyâmet senaryoları ya...
Kapak Dosya
Prof. Dr. Kadir Özköse7 dk okuma
Niçin Mum Dibine Işık Vermiyor?
İslâm’da çocuklara, gençlere veya yetişkinlere yönelik yaygın veya örgün eğitimin amacı; onlara değer kazandırmak, onların temiz yaratılışlarını korumak, bozulan fıtratlarını yenid...
Kapak Dosya
Prof. Dr. Ali Akpınar6 dk okuma
Yüce Yaratıcının Nimeti ve Bize Emâneti Olan Çocuklarımız
Çocuk, Yüce Rabbimizin en büyük nimetlerinden biridir. Çocuklar göz aydınlığıdır, gönül meyvesidir. Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var e...