Neden Birbirimizi Dinlemiyoruz?

Değerli Okurlarımız,

Hepinizi hürmet ve muhabbetle selâmlıyorum.

Elinizdeki sayımızda, günümüz insanının önemli meselelerinden biri olan “Neden Birbirimizi Dinlemiyoruz?” konusunu kapak dosyamıza taşıdık.

Dergimizin Başyazarı muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi, “Neden Birbirimizi Dinlemiyoruz?” başlıklı yazısında, “Sözü özüne, özü sözüne uyanlara tâbi olunur. Çünkü sözleri taşa geçer. Yağmur suyuyla ölü toprağın ihyâ olması gibi, sâdıkların sözleriyle de gâfil ve ölü kalpler dirilir.” diyerek söz ile öz arasındaki bağa dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Ali Akpınar, “Anlamak İçin Dinleyen Kulaklar” yazısında, Peygamber Efendimiz’in (sav) muhatabını bütün dikkatiyle dinlediğini ve ona değer verdiğini hatırlatıyor. Zira dinlemek, yalnızca kulak vermek değil, karşımızdaki insana değer verdiğimizi hissettirmektir.

Prof. Dr. Kadir Özköse, “Sükûtla Ömrün Selâmete Ermesi” başlıklı yazısında, sükût ve dinlemenin tefekkürle anlam kazandığını ifade ediyor: “Sükût edip dinlemenin hikmet olması, ancak kendisine tefekkürün eşlik etmesiyle olur.”

Servet Yalçın, “Sağır Duvarlar” yazısında, insanın hevâ, heves ve dünyevî hırslarına esir olmasının hakikati duymasına engel olduğunu belirtiyor. Mevkûf olarak rivayet edilen bir hadîs-i şerîfteki şu ifade, meseleyi veciz bir şekilde ortaya koyuyor: “Bir şeyi (aşırı derecede) sevmen seni kör ve sağır eder.”

Hüseyin Akın, “Haklılığının ve Haksızlığının Şâhidi Yaşayışındır” başlıklı yazısında, “Bir konuda haklı çıkmış olmanız, o konuda haklı olduğunuz anlamına gelmez.” diyerek haklı çıkmakla hakkı aramak arasındaki farka dikkat çekiyor.

Uzman Psikolog Kerem Gümüş, “Aynı Evin Yabancısı Olma Hâli” yazısında, “İletişimsizlik, insanın kendi evinde gurbet hâlidir.” diyerek âile içerisindeki iletişim kopukluğuna dikkat çekiyor.

Hasan Sami Yalçın ise “Dinleme Ahlâkı ve Sözün İmtihânı” başlıklı yazısında çağımızın çarpıcı bir gerçeğini ortaya koyuyor: “Târihin hiçbir devrinde insanlık bu kadar çok konuşmamış, hiçbir devrinde bu kadar az dinlememiştir.”

Belki de bugün asıl ihtiyacımız, daha çok konuşmak değil; daha güzel dinlemek. Haklı çıkmak yerine hakkı aramak, cevap vermeden önce anlamaya çalışmak, farklı düşünene tahammül edebilmek…

Çünkü bazen bir insanın ihtiyacı uzun uzun nasihatler değil, kendisini gerçekten dinleyen bir kulaktır.

Öyleyse hep birlikte soralım:

Gerçekten birbirimizi dinliyor muyuz, yoksa sadece kendi sıramızın gelmesini mi bekliyoruz?

Hürmet ve muhabbetlerimizle…

Yenidünya Dergisi

Türkiye’nin Bilgi Birikimi 

Hasan Taha DİNÇ

Ekim 2026, sayfa no: 1