Ara

Önce Şerîata Riâyet

Kalemdar Kıymetli Kardeşlerim! Allâh’ın verdiği rızkı helâl yollarla temin edip huzurla yemek çok önemli bir husus. İnşallâh u Teâlâ sizlere bu husûsu açıklamaya çalışacağım. Mühim olan, nimeti kimin verdiğini bilerek yemektir. Şehvetle, arzuyla, istekle değil; ibâdet niyetiyle yemek. Yâni vücûdum ibâdet etsin diyerek yemek. Eskiden ekmeği “Allah Allah” diyerek çiğnerdik. İhvândan birisi şöyle demişti: “Efendim bir haftadır yediklerim hep huzurlu, hiç rahatsızlık duymuyorum.” Huzurla yediğimiz zaman yediklerimiz hep vücutta nûr olur. Sâmi Efendimiz (ks) buyurmuşlardı: “Huzur lokması huzur olur. Şehvet lokması kazurat olur.” Onun için huzurla yemek lazım. Bir defâsında Ziya Paşa Köşkü’nde Hacı Es’ad Erbilî Efendimiz’in (ks) ziyâretinde otuzun üzerinde misâfiri bulunuyormuş. Oğlu Ali Efendi babasına, “Efendim! Cemaati dağıtalım, kanunlar buna müsâit değil.” demiş. Es’ad Efendimiz (ks) ise: “Ali, evlâdım! Bu kapıyı Mevlâ açtı, O kapamayana kadar ben kapatamam. Bu kardeşlerimiz bize babalarından daha muhabbetliler.” buyurmuşlar. Mânevî baba evlâdını yerden âlâ-yı ılliyyîne çıkarıyor, maddî baba âlâ-yı illiyyînden yeryüzüne indiriyor. Yere indirenin hakkı mı yoksa âlim eden, kâmil eden zâtın hakkı mı daha fazla? Cenâb-ı Allah bizi onların içinden seçip ayırmasın. (Âmin) Mürşidin olmasa burayı bulamazdın, bilemezdin. Mürşidin yol gösteriyor ki geliyorsun. Onlar önder oldular da yolumuzu bulduk. Kardeşlerimizden birisi anlatmıştı: “Ziya Paşa Köşkü’nde bir hafta durduk yediklerimiz hep huzur oluyordu. Hicaz’da da öyle oluyor insan. Bir ilaç almaya gidiyordum. Yolda kerâmeten Sahan Efendi rast gelmişti. Dönün geriye ilaç almaya hâcet yok. Tekkede kutb-ı cihânın yemeğini huzurla yiyorsunuz, nûr oluyor bedeninize, bir sıkıntı olmaz –bi iznillâh-.” Rızkımız helâlinden olmalı ki yediğimiz lokma huzurlu olsun. Bu çok önemli. Sonra abdestimizi huzurlu alırsak yâni baştan başlayıp ayağa gelene kadar her âzâ ile yaptığımız günahlara tevbe edersek; iftitah tekbirinde Allah hatırımızda olarak Allâhu Ekber” dersek, artık “Ben ibâdetle huzur bulacağım” dememize hiç gerek yok. Huzur kendisi gelir. “Men lem yezuk lem ya’rif.” “Tatmayan bilmez.” denilmiştir. Bizzat yaşadık da elimizden alınan şeyler bunlar. Size tavsiye ederim. Allah rızâsı için böylece namaza durdunuz mu huzûru düşünmeye hâcet yok, huzur kendiliğinden gelir. Mevlâ iyilerin meclîsinde bulunmayı, huzurla yiyip huşûyla namaz kılmayı, aşk-ı İlâhî ile dolmayı nasîb buyursun. (Âmin) Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a.

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

test
Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak