Ara

Ey Rabbimiz, Bizi Bağışla!

Ey Rabbimiz, Bizi Bağışla!

Kıymetli kardeşlerim!

Yatsı namazlarından sonra ‘Âmene’r-Rasûlü’ aşr-ı şerîfini okuruz; lâkin mânâsını pek de bilmeyiz. Anlamını bilirsek eğer hem kendimiz okurken hem de imam efendi tarafından okunurken daha bir şuurla dinleriz. Şimdi sizlere Bakara sûresinin son iki âyeti olan ‘Âmene’r-Rasûlü’yü izah etmeye çalışacağım. 

Server-i âlem Muhammed Mustafa (sav), Allâhu Teâlâ tarafından dâvet olundu, Mi'râc’a çıktı. Mülâkî olunca Rabbimize; ‘اَلتَّحِيَّاتُ ِللهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ...’ diyerek selâm verdi. Rabbimiz, ‘اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ اَيُّهَا النَّبِىُّ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ...’, ‘Allâh’ın selâmı, rahmeti, bereketi senin üzerine olsun Habîbim!’ diyerek selâmını aldı.

Peygamberimiz (sav), Allâh’ın cemâliyle müşerref olduğu anda bile biz ümmetlerini unutmadı, ‘Sâlih kullarının üzerine de selâm olsun’ diyerek bizi andı. 

Efendimiz (sav) Mi'râc’da, Allâh’ın Cemâl’ini gördü. Hâlbuki Mûsâ (as) görmek isteyince: ‘(Rabbi) buyurdu ki: (Sen) Beni (bu dünyâda) göremezsin!’ demişti.1 Dağa bak, deyip tecellî edince dağ paramparça olmuş, kendisi de bayılıp düşmüştü. Hz. Mûsâ’nın (as) tahammül edemediğine Peygamberimiz (sav) nâil olmuştu. Rabbimiz muhabbetiyle içimizi doldursun! İşte ‘اٰمَنَ الرَّسُولُ' bu buluşmanın hediyesidir. 

Allâh'ımız (cc) kendisine îmandan haber veriyor: ‘Peygamber, Rabbi tarafından indirilenlere îmân etti.’2 Efendimiz (sav), bütün inzâl olunanlara, 100 suhufa, dört büyük kitaba; İncil’e, Tevrat’a, Zebur’a ve Kur'ân’a îmân etti, mü’minler de îmân etti. Biz de bu îman nimetiyle şeref-yâb olduk elhamdülillah. 

Mü’minler kime îmân ettiler?

‘Onlardan her biri, Allâh’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine îmân ettiler.’3 Melekler görülmez, çünkü göz tahammül etmez. İnsan bir melek görecek olsa, güzelliğine dayanamaz, ölür. Şeytanı da kendi sûretinde görecek olsa, çirkinliğine dayanamaz, ölür. Bu kadar çirkin şeytanın ardına düşüp de birbirimizi kırmayalım, dövüşüp çekişmeyelim, haksızlık etmeyelim kardeşlerim.

‘Allâh’ın peygamberlerinden hiçbirini ayırmayız.’4 Biz hepsine inanırız. Amma Yahudiler, Hristiyanlar bizim Peygamberimiz’i (sav) kabûl etmiyorlar. Yine de biz, cümlesini tasdîk ederiz. ‘O mü’minler; işittik, itâat ettik. Ey Rabbimiz! Mağfiretini niyâz ederiz. Dönüş yalnızca Sanadır, dediler.’5 

Peygamberimiz (sav), burada hepimiz adına vekâleten konuşuyor Allâh'ımızla: Ey Rabbimiz! Sen’in affını, mağfiretini isteriz. Sen bizleri bağışla! 

Mevlâmız bizi huzûrunda utandırmasın kardeşlerim. O’nun huzûrunda günahlardan dolayı utanmanın ateşi, hacâlet nârı, cehennem ateşinden daha şiddetli olacak. İnsanlar, ‘Yâ Rabbi! Beni huzûruna alıp utandırma da cehenneme gönder’ diyecekler.

Cenâb-ı Hak, Habîbi’nin niyâzına cevâben: ‘Seni ve Sana itâat eden ümmetini, Senin ve ashâbının yolundan giden ümmetini, ne kadar kusurlu olsalar da affettim’ buyuruyor. 

Devâm ediyoruz, ‘Allâhü Azîmü’ş-şân, her şahsa ancak gücü yettiği kadar mesûliyet yükler. Herkesin kazandığı ya kendi lehine yâhut aleyhinedir.’6 Meselâ bir kimse namazda ayakta duramayacak kadar hasta ise oturarak kılar. Ramazan’da oruç tutacak; doktor diyor ki, yemezsen sıhhatin bozulacak. Sıhhat de bir nimettir. Sâir ibâdetlerimizi yerine getirmek için sıhhat gereklidir.

‘Ey Rabbimiz! Unutursak veya hatâya düşersek bizi hesâba çekme!’

‘Ey Rabbimiz! Bizden önceki ümmetlere yüklediğin ağır yükü bize yükleme!’7 

Geçmiş ümmetler, malının dörtte birini zekât vermezlerse olmuyordu. Biz kırkta birini verirsek oluyor. Elbiselerine murdar bir şey bulaşınca, orayı kesmezlerse temiz olmuyordu. Biz yıkayınca temiz oluyor. 

‘Ey Rabbimiz! Takâtımızın yetmediği işlerden bizi sorumlu tutma! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Çünkü Sen Mevlâmız’sın. Kâfirlere karşı bize yardım et!’8

Peygamberimiz de şöyle buyuruyor: ‘Günahtan tevbe eden, onu hiç işlememiş gibidir.’9 Yalnız kazâ namazlarını kılsınlar, oruçlarını tutsunlar, kul hakkını versinler.

Habîb-i Ekrem’in (sav) hürmetine, Rabbimiz bizleri affetsin ve a’dâ-yı dîne karşı bizlere yardım etsin! Âmîn! 

Hamdolsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a!

Dipnotlar

1 A'raf, 7/143.

2 Bakara, 2/285.

3 Bakara, 2/285.

4 Bakara, 2/285.

5 Bakara, 2/285.

6 Bakara, 2/286.

7 Bakara, 2/286.

8 Bakara, 2/286.

9 İbn Mâce, Zühd 30.

Mayıs 2026, sayfa no: 40-41 

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak