Ara

Bir Kıyamet Alâmeti Olarak Zinâ’ ve Zinâ’nın Yaygınlaşması

İdris Kocabaş

Allah Teâlâ’nın dışında her şeyin bir gün mutlaka yok olacağı bir gerçektir.2  Tıpkı insanların, hayvanların öldüğü gibi bu kâinatın da ölümü gerçekleşecektir. Kâinatın ölümü, insanın ölümü gibi sessiz ve sakin bir şekilde değil, dehşet verici bir olayla vukû’ bulacaktır. O dehşet anlarını Rabbimiz (cc) şöyle tasvir etmektedir: Güneş, dürüldüğü zaman. Yıldızlar (kararıp) düştüğü zaman.Dağlar, yürütüldüğü zaman.Ve yüklü develer salıverildiği zaman. Vahşi hayvanlar toplandığı zaman. Ve denizler kaynatıldığı zaman.’3 İşte bu dehşetli günün ne zaman olacağı tam olarak bildirilmemekle birlikte, birçok alâmetlerinden bahsedilmiştir. Bu alâmetlerden birisini Sevgili Peygamberimiz (sav): ‘Zinanın çoğalması kıyamet alametlerindendir.’4buyurarak bize haber vermiştir. Günümüzde bu fiilin yaygınlaşmış olması bizi, kıyamet alameti olarak zinâ’ konusunu ele almaya sevk etmiştir.

ZİNÂ’ NEDİR?

Zinâ’, kadın ve erkeğin aralarında geçerli bir nikâh bağı/akdi olmaksızın cinsi münasebette bulunmasına denir. Zinâ’nın haramlığı Kur’ân ve Sünnetle sabit olup, zinâ’ yapan erkeğe zâni, zinâ’ yapan kadına da zâniye denilmektedir. Kur’ân’da zinâ’ kelimesi fuhuş kelimesiyle eş anlamlı olarak kullanılmış, dinimizce büyük günahlardan kabul edilmiştir. Rabbimizin; ‘Zinâ’ya yaklaşmayınız! Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.’5buyurması, değil zinâ’ fiilini yapmayı, zinâ’ya yaklaşma eylemini bile yasaklaması dikkat çekicidir.(Zinâ’ ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.” 6

ZİNÂ’YA GÖTÜREN YOLLAR/ETKENLER

Değişen ve gelişen dünyânın getirmiş olduğu bir takım güzelliklerin var olmasıyla beraber, aynı ölçüde belki daha fazla, günahlara açılan kapıların artmış olması da bir gerçektir. İnternet, televizyon, akıllı telefonlar gibi materyaller hayırlı işlerde kullanılmasıyla insana pozitif mânâda katkı sağlarken, gayri ahlâkî resim, video gibi görüntülerin izleme/izlettirme aracı olarak kullanılması ahlâkî bir faciaya dönüşüvermektedir. Günümüzde internet dünyâsındaki gayri meşru görüntülerin yaygın olması insanları zinâ’ya sürükleyen güçlü bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bir başka etken olarak emperyalist güçlerin, sattıkları ürünlerin satışını artırma adına, insanların şehevî zaaflarından istifade edip, müstehcen kadın ve erkek figürlerini bir reklam unsuru olarak kullanması, bir zinâ’ çeşidi olan göz zinâ’sına, oradan da daha tehlikeli olan fiili zinâ’nın vukû’ bulmasına zemin hazırlamaktadır. Müstehcen görüntüler insanın şehevî arzularının galeyâna gelmesine sebep olduğu vakıadır. Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.’Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar’7

Son zamanlarda revaç bulmuş sosyal medya arkadaşlıkları, kontrolsüz kullanıma bağlı olarak yabancı erkek ve kadınların kolay buluşma mekânları haline gelmesini de göz ardı etmemek gerekir. Elbette sosyal medyayı kullanan herkesi genelleyip, bu yanlışa düştüklerini iddia etmemiz mümkün değildir. Fakat gerek basında yayımlanan haberlerde gördüklerimiz, gerekse de çevremizde bizzat şahit olduğumuz, gayri meşru ilişkilere zemin hazırlayıcı faktör olarak birtakım chat/sohbet sayfalarının ve sosyal medyanın olduğunu görmekteyiz. Maalesef bu durum zinâ’ya götüren bir yol olmuş ve zinâ’nın artmasında bir başka etken haline gelmiştir. Günümüzde evlenecek kişilerin, evlilik öncesi birbirini tanıma adına yaptıkları flörtlerin hayli çoğalmış olmasına şahit olmaktayız. Flörtü, bir yetişkinlik nişanesi olarak gören kimi çevreler ise bu durumu meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Oysaki flört etmenin, zinâ’ya açılan bir kapı olabileceğini göz ardı etmemek gerekir. Hiç şüphesiz her flört edenin zinâ’ fiiline düştükleri/düşeceklerini iddia etmiyoruz, ama flörtün haram bir fiil olduğunu, arada nikah olmadan baş başa kalmanın caiz olmadığını ifâde ediyoruz. İsra Sûresi ayet 32 de Rabbimizin zinâ’ yapmayın değil de, zinâ’ya yaklaşmayın buyurmasının hikmeti hiç şüphesiz zinâ’ya götürebilecek her türlü durumdan sakınmamız içindir. Kişi eğer günahın çevresinde bulunursa, o günaha düşme riski her zaman yüksektir.

ÂZÂLARLA YAPILAN ZİNÂ’

Zinâ’nın âzâlarla işlenmesi hususunda Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: ‘Gözlerin zinâ’sı bakmak, kulakların zinâ’sı dinlemek, dilin zinâ’sı konuşmak, elin zinâ’sı tutmak, ayakların zinâ’sı yürümektir. Kalbe gelince o, arzu eder, ister. Üreme organı ise, bunu ya gerçekleştirir, ya da boşa çıkarır.’ 8Her ne kadar fiili zinâ’ dışında azalarla işlenen zinâ’lara had9 uygulanması gerekmiyorsa da azalarla işlenen zinâ’lar da haram olarak kabul edilmiştir.

ZİNÂ’, SADECE BİREY AÇISINDAN DEĞİL TOPLUM AÇISINDAN DA BİR FELAKETTİR

Zinâ’, toplumu temelinden sarsan, topluma öldürücü darbeler vuran bir fiildir. Nice yuvaların dağılmasına sebep olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Zarûrat-ı hamseden10 birisi olan nesli korumak, zinâ’ sebebiyle tehlikeye girmiş olmaktadır. Zinâ’ neticesinde dünyâya gelen çocuklar hem sosyal açıdan hem de psikolojik açıdan çeşitli sıkıntılara maruz kalmaktadırlar. Aile şefkatinden mahrum olarak büyüyen bu çocuklar, hem kendilerine hem de topluma zarar vermeleri mümkün olabilmektedir. Toplumun huzuru, aklen, ruhen ve neseben sağlıklı bireylere bağlı olduğu unutulmamalıdır.

ZİNÂ’NIN DÜNYEVÎ VE UHREVÎ CEZALARI:

‘Zinâ’ eden kadın ve zinâ’ eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allâh'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allâh'ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.’ 11

Zinâ’ illeti, dünyâda zinâ’ eden kişilere belâ getireceği12, zinâ’ eden kimsenin fakr-u zarurete düşeceği13, salgın hastalığa yakalanacağı14 hadis-i şeriflerde bildirilmiştir. ‘Aman zinâ’dan sakınınız, çünkü onun, üçü dünyâda ve üçü de âhirette olmak üzere altı âfeti vardır. Dünyadakiler şunlardır: 1- Geçim darlığına yol açar. 2- Ömrü kısaltır. 3- Sahibini kara yüzlü eder. Âhirettekiler de şunlardır: 1- Allah Teâlâ’nın gazabına sebep olur. 2- Ağır hesaplaşmaya gerekçe olur. 3- Cehenneme girmeye yol açar.’ 15 ‘Zinâ’ edenin vücudu kıyamet gününde alevlenir yanar.’16 ‘Cibril ve Mikâil beni Mukaddes Arz'a yükselttiler ve bana ‘yürü' dediler. Yürüdük. Ateş fırınları gibi ağzı dar, fakat altı geniş bir ağıza geldik. İçinde çırılçıplak kadınlar ve erkekler vardı. Dipten ateşlenen bu fırında, alevler alttan gelerek (içindekileri) yaklaşıp sardıkça onlar dışarıya fırlayacak gibi yükseliyorlar, lavlar çekildikçe dibe yuvarlanıyorlardı. Sordum: Bu nedir? Şu açıklamayı yaptılar: Bunlar zinâ’ yapan kadınlar ve erkeklerdir. Cibril ve Mikâil tarafından (Mukaddes Arz'da) bir süre daha yürütüldüm. Baktım ki göğüslerinden asılmış kadınlar. Onları feryat ederken işittim. Cibril'e sordum: Bunlar kimlerdir? Şu cevabı verdi: Bunlar zinâ’ yapan kadınlardır.’17

Sonuç olarak zinâ’, insanın hayvanî duygulara esaretinin tezahürü olarak ortaya çıkan, Allah ve Resûlü’nün hoşlanmadığı bir fiildir. Şehevî arzuların tatmini, bedensel bir ihtiyaç olduğu muhakkaktır. Ancak meşru yolla yani geçerli bir nikâh neticesinde oluşturulan birlikteliklerle bu ihtiyaç giderilmelidir. Kişi zinâ’dan korunmak için zinâ’ya sevk edecek her türlü vasıtadan kendini muhâfaza etmelidir. İnsanı hem dünyâda hem de âhirette zelil eden bu çirkin fiilin yaygınlaşmasının kıyamet alâmeti olarak zikredilmesi, Müslümanın zinâ’ karşısında ne kadar tedbirli olması gerektiğine bir işarettir. Birçok medeniyetin çökmesinde zinâ’nın önemli bir rolü olduğunu bilmek gerekir. Zinâ’, tüm ilâhî dinlerde ortak yasak olmasıyla, tarihten bu güne insanoğlunun en büyük imtihanlarından olmuştur. Ne mutlu imtihanda başarılı olabilenlere.

DİPNOTLAR:

[1] Altınyayla İlçe Vaizi.kocabasidris@hotmail.com

2 Kasas 28/88.

3 Tekvir 81/1-6.

4 Buhari, Tecrid: 1/16.

5 İsra 17/32.

6 En’am 6/151.

7 Nur 24/30,31.

8 Buhârî, İsti'zân 12, Kader 9; Müslim, Kader 20-21; Ebû Dâvûd, Nikâh 43.

9 Şer’i ceza

10 Korunması gereken beş esas (Din, akıl, nesil, can, mal).

11 Nur, 24/2

12 Hâkim.

13 Aclûnî, Keşfü’l Hafâ, I, hadis no: 1427,1432.

14 Beyhâkî.

15 Kurtûbî 12/167.

16 Haysemî, Mecmeu’z Zevâid, VI, 255.

17 İbnül-Kayyum El-Cevzi, Er-Rûh El-Meseletus-Sâdise.

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

test
Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak