Allah (cc) İçin Sevgi

Allah (cc) İçin Sevgi

Kıymetli kardeşlerim!

Yüce Mevlâ’mız: ‘Allah’tan korkun ki rahmete şâyân olasınız.’1 buyuruyor. Ebedî hayâtı tahakkuk ettiren îmandır. Îmanda kemâle ermenin yolu, birbirini sevmekten geçer. Mü’minlerin haklarını korumak, menfaatlerini gözetmekteki din kardeşliğimizi Allah’tan korkarak yapalım. Kardeşlik, dostluk olan yerde şefkat ve merhamet vardır.

Yeryüzüne sevgi, Rahmân olan Allah’tan (cc) gelir. ‘Cenâb-ı Hakk bir kulunu severse Cebrâil’e emreder: ‘Ben falan kulumu seviyorum, ondan râzıyım, sen de sev.’ Cebrâil: ‘Sevdim yâ Rabbi’ der; sonra tüm meleklere ve yeryüzündeki Allâh’ın has kullarına nidâ eder, onların da sevmelerini temin edermiş.’2

Sevilemiyorsak dikkat edelim, sevilmeye çalışalım. Çünkü ‘Sevmeyende ve sevilmeyende hayır yoktur.’3 buyuruyor sevgili Peygamberimiz (sav). 

Seherlerde boyun bükelim. Gözlerimizden yaşlar dökelim de içimiz günahlardan temizlensin. Allâh’a (cc) sevgili kullar olalım inşâallah. 

Hz. Ali (ra) Efendimiz, bir gün Kûfe’de ağlayarak şöyle diyordu: ‘Ben öyle arkadaşlar kaybettim ki; onlar geceleyin kalkarlar, rüzgârda sallanan hurma dalları gibi hafif hafif sallanarak Allâh’ı tesbîh ederlerdi. Sonra da sabah namazına gelirlerdi. Gözlerinden devamlı yaş dökülürdü. Kalpleri yufkaydı onların. Vallâhi ben şimdi kendimi ehl-i gaflet içinde görüyorum.’

Hz. Ali (ra) Efendimiz, Peygamberimizden (sav) otuz sene sonra böyle söylerse, bizim hâlimizi düşünün kardeşlerim. Allah bizi gâfillerden etmesin.

Kardeşliğin âdâbından biri de seher vaktinde; Cuma, bayram, Kadir, Miraç gibi gecelerde kardeşini îkâz etmektir.

Dostluğun üç alâmeti vardır: 

  1. Dostunu gıyâbında, kendisinin olmadığı yerde müdâfaa etmek ve onun aleyhinde konuşturmamak.
  2. Vefâtından sonra unutmamak.
  3. Başına bir sıkıntı gelince yardımına koşmak.

Nasıl olur bu? Kur’ân-ı Kerîm okuyarak rûhuna mânevî hediyeler gönderirsiniz. Çoluğunu çocuğunu ziyâret eder, ihtiyaçlarına yardımcı olursunuz. Yetimlerin başlarını okşar, iyi yetişmeleri için gayret edersiniz. Dostluk böyle zamanda belli olur.

Diğer bir hadîs-i şerîfte şöyle buyuruluyor: ‘Kendisinde şu üç haslet bulunan kimse îmânın lezzetini bulmuştur:’4

  1. Allah Teâlâ ve Rasûl-i Ekrem (sav) Efendimiz ona, dünyâda her şeyden daha değerlidir. O her şeyden çok Allah ve Rasûlünü sever.
  2. Sevdiği kimseyi, yalnız Allah için sever. Menfaati yok, çıkarı yok, sırf Mevlâ rızâsı için. 
  3. Îman nasîb olduktan sonra küfre dönmek, onun için ateşe atılmak gibi gelir. Ateşten korktuğu gibi küfre düşmekten kor­kar.

İşte bu vasıflara sâhip olan mü’min îmânın tadını almıştır. “El-hubbu fîllâh farîza; el-buğzu fîllâh farîza.” Allah için, Allâh’ın sevdiği kullara muhabbet etmek; Allah için, Allâh’ın sevmediği kullara buğzetmek farzdır.’

Hz. Ömer (ra) şöyle buyuruyor: Gece sabahlara kadar namaz kılsanız, gündüz akşama kadar oruç tutsanız, malınızı mülkünüzü ihtiyaç sâhiplerine dağıtsanız, harplerde kahramanca çarpışsanız, eğer sevdiğinizi Allah için sevmiyor, buğzettiğinize Allah için buğzetmiyorsanız, yaptıkları­nızdan hiçbir fayda göremezsiniz.

Rabbimiz bizi, sevgisi ve buğzu Allah (cc) için olan sâlih kulların­dan eylesin!

Hamdolsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a (cc)!

Dipnotlar:

1 Hucurât, 49/10. 

2 Buhârî, Edep 41. 

3 Suyûtî, Câmi'us Sağîr, s. 548. (Hadis No: 9146)

4 Buhârî, Îman 9. 

Mayıs 2021, sayfa no: 36-37

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın.

Bülten Aboneliği