Anasayfa / Editör'ün Seçtikleri / Allah Düşmanlarının Sonu

Allah Düşmanlarının Sonu

Allah Düşmanlarının Sonu
Kalemdar (ks)

Almış emraz bütün dışı, içimi
Allâh’ım el-aman, affet suçumu
Âhirete îmanla gönder göçümü
Îmân korkusundan duramaz oldum

Kıymetli kardeşlerim!

Bu sohbetimizde İslâm’ın en azılı düşmanı, ümmet-i Muhammed’in firavunu olan Ebû Cehil’in Bedir Gazve’sinde öldürülüşünden bahsedeceğiz. İbret alalım. Allâh’a ve Peygamberi’ne düşmanlık edenlerin sonları hayırlı olmaz. Allah (cc) bizleri hüsn-i hâtime ile huzûruna alsın.

Bedir’de Ebû Cehil’in ölümü üç mübârek sahâbenin elinden olmuştur. Ensâr’dan Afrâ hâtunun oğulları Muâz ve Muavviz kardeşler tarafından yaralanan Ebû Cehîl’in kellesi Abdullah İbn Mes’ûd tarafından kesilmiştir.

Hz. Peygamber (sav) Ebû Cehil’in âkıbetinin ne olduğunu öğrenmek istemiş, bunun üzerine İbn Mes’ûd (ra) savaş meydanında Ebû Cehil’i aramaya koyulmuştur.

İbn Mes’ûd (ra) boyu küçük, bacakları ince, zayıf bir sahâbe -Allah şefâatlerine nâil etsin-. Cüssesi küçük ama îmânı kocaman. Kur’ân-ı Kerîm’i Hz. Peygamber’den sonra Mekke müşriklerine karşı cehren okuyan ilk sahâbedir İbn Mes’ûd (ra). Hz. Peygamber (sav) ashâbı toplamış ve onlara şöyle demiş: ‘Kureyş hâlâ Allâh’ın Kelâmı’nı birinin alenen okuduğunu işitmedi. İçinizden hangi babayiğit onu okuyacak?’

O kadar sahâbe-i kirâm içinde İbn Mes’ûd (ra) hemen ayağa kalkar.‘Sen otur İbn Mes’ûd!’ Yeniden sorar Peygamber Efendimiz (sav), yine İbn Mes’ûd (ra) kalkar. Üçüncüde Peygamberimiz izin verir. İbn Mes’ûd (ra) küçücük boyuyla yüksekçe bir yere çıkar, Rahmân sûresi’ni okumaya başlar.

Ebû Cehil bakmış ki, her kim işitse dayanamayıp îmân edeceği hoş bir kelâm okunuyor. İbn Mes’ûd Hazretleri öyle güzel ve tesirli okuyor. Cennette, mahşer yerinde Muhammed Mustafa (sav) okuyacak Rahmân sûresini. Buna binâen cennet, yerinde duramayıp semâ edecek.

İşte o Rahmân sûresini küçücük, zayıf bir sahâbe, bir taşın üstüne çıkmış okuyor. Bunun üzerine Ebû Cehil insanlar îmân edecek diye telaşlandı, geldi İbn Mes’ûd’un kulağına bir tokat attı. İbn Mes’ûd’un kulağı kanadı, yere düştü. Ağlayarak Peygamberimiz’e geldi. Peygamberimiz de onu o hâlde görünce ağladı. O sırada Cebrâîl (as) gülerek geldi. ‘Yâ Cibrîl, şimdi gülme zamânı mı? İbn Mes’ûd ağlıyor, ben ağlıyorum. Kulağı yırtılmış, kanlar akıyor kulağından. Niye gülüyorsun?’ dedi. ‘Bedir’deki manzarayı seyrediyorum da ona gülüyorum’ cevâbını verdi Cebrâil. İşte Bedir Harbi’nde İbn Mes’ûd (ra), Ebû Cehil’in yanına vardı, baktı ki can çekiştirip duruyor. ‘Ey Allâh’ın düşmanı! Ey Ebû Cehil, nihâyet Allah seni böyle rezil-rüsvay etti.’ İbn Mes’ûd, onun döşüne çıkmak istedi, o sırada Ebû Cehil uyanmış bakmış:

– Ne âlî yere çıkmışsın ey İbn Mes’ûd!
– Esas âlî olan, dînimiz İslâm’dır ki senin gibilerin döşüne benim gibi küçücük İbn Mes’ûd’u oturtturuyor.
– Dînini bırak, galebe hangi tarafta, kim kazanıyor?
– Sizinkiler arkalarını döndü, bizimkiler istediği gibi vurup kırıp gidiyorlar. Şehâdet getir de son nefesinde îmanlı git.
– Ne şehâdeti, elimden gelse Muhammed’i dişlerimle çiğnerim.

İbn Mes’ûd (ra) bunun üzerine iyice kızıyor. Kılıcını kınından çıkarıyor. Fakat kılıcı keskin değil. O yüzden bir işe yaramıyor. Ebû Cehil’in kılıcını alıyor, kellesini onunla vuruyor. Can çekişe çekişe geberiyor. Kafası o kadar büyükçe imiş ki kulağından zorla tutarak, Ebû Cehil’in kellesini taşıyor. Cebrâîl (as) yine gülerek geliyor ve şöyle diyor: ‘Allah Teâlâ Hazretleri İbn Mes’ûd’a selâm ediyor; kulağına kısas olarak Ebû Cehil’in kulağını deldirdim.’

Peygamberimiz müşrik cesetlerinin başlarına geçip şöyle dedi: ‘Hakîkat-i hâle vâkıf oldunuz mu? Söylediklerim doğru muymuş? Kur’ân-ı Kerîm Hakk kelâmı mıymış?’ Sahâbeler ‘Resûlallah! Onlar seni duyuyorlar mı?’ diye sordular. “Hem de sizden daha iyi duyuyorlar ve ‘bilememişiz’ diye hüngür hüngür ağlaşıyorlar” dedi Efendiler Efendisi.

Kardeşlerim, Allah bizi Peygamberimiz’den ve kâmil îmândan ayırmasın. Kâfirler elinde oyuncak etmesin. Hakîkati bilen mü’minlerden eylesin inşâallah. (Âmîn)

Hamd olsun âlemlerin Rabb’i olan Allâh’a!

Nisan 2019, sayfa no: 40-41

Ayrıca kontrol et

Vakıf İnsan

Vakıf İnsan Alemdar İnsan Allah Teâlâ’ya adanmıştır. “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve …