Anasayfa / Kategoriler / Aile İklimi / Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Veda Haccı’nda Hz. Ebû Bekir

Ashâbım!..
Kimin yanında bir emanet varsa, sahibine versin! Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır. Ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız! Allâh’ın emriyle fâizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten kalma bu çirken âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib’in oğlu amcam Abbas’ın fâizidir.

Ashâbım!..
Câhiliyet devrindeki güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan dâvâsı Abdülmuttalib’in torunu amucazadem Rebia’nın kan dâvâsıdır.

İnsanlar!
Bu gün şeytan şu topraklarda yeniden te’sir ve hâkimiyetini kurmak gücünü ebedî sûrette kaybetmiştir. Fakat siz, bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnûn edecektir. Dininizi korumak için bunlardan sakınınız.

İnsanlar!
Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları tanrı emaneti olarak aldınız. Onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız onların âile yuvasını sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer râzı olmadığınız her hangi bir kimseyi, âile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini te’min etmenizdir.

Müminler!
Size bir emanet bırakıyorum ki, ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allâh’ın Kitabı Kur’ân’dır.

Müminler!
Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman müslümanın kardeşidir. Din kardeşinize ait olan her hangi bir hakka tecavüz başkasına helâl değildir. Meğer ki, gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun.

Ashâbım!..
Kendinize de zulmetmeyiniz! Kendinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İnsanlar!
Cenâb-ı Hak her hak sahibine hakkını Kur’ân’da buyurmuştur. Vârise vasiyyet etmeğe lüzûm yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allâh’ın gazabına, meleklerin la’netine ve bütün müslümanların nefretine uğrasın. Cenâb-ı Hak bu gibi insanların ne tövbelerini ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.

İnsanlar!
Rabbiniz birdir. Babanız birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’na en çok saygı göstereninizdir. Arab’ın arab olmayana –Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İnsanlar!
Yarın beni sizden soracaklar. Ne diyeceksiniz? Yüz bin kadar ashâb cevaben:
Allâh’ın elçiliğini îfâ ettin, vazifeni yerine getirdin. Bize vasiyette ve öğütte bulundun, diye şehadet ederiz!

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem- mübârek şehadet parmağını göğe kaldırarak, sonra da cemaat üzerine indirerek şöyle buyurdu:
Şâhid ol Yarâb!…
Şâhid ol Yarâb!…
Şâhid ol Yarâb!…

Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Ayrıca kontrol et

Editör’den

“İslâm’ın hâkimiyeti, nefis terbiyesinden geçer.” Alemdar Saygıdeğer Okurlarımız, İslâm, insanlık için vazgeçilmez değerler olan inanç, …