Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?
Şubat 2020, sayfa no: 59

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?
Şubat 2020, sayfa no: 59
1980’li yılların başlarıydı. Okumayı öğrenmiştim ve elime ne geçerse okumaya çalışıyordum. Babam fabrikanın kütüphanesinden kitaplar getirmeye başladı. Hekimoğlu İsmail, Raif Cilas...
Bir ağacın gövdesine bakan göz, çoğu zaman toprağın altında olup biteni unutur. Dal budak salan, yaprak veren, meyveye duran her gövde, aslında görünmeyen bir hesaplaşmanın üstünde...
Ahmet Haşim’in Müslüman Saati isimli bir yazısı var. O yazıda, eski saatlerin nasıl bir hayat üslûbuna bağlı olduğunu, fecrin ve akşamın nasıl birer ibâdet ânına dönüştüğünü anlatı...