İslam Kardeşliği

İhvan: “kardeşler, dostlar, yoldaşlar, bir tarikata bağlı olanlar ihvan ve aşina.”1 anlamlarına gelmektedir. “Bütün Müslümanlar Hucurat Suresi’nin onuncu ayeti gereğince kardeş olduğu halde, bazı tarikat erbabının kendi aralarında mensuplarına “ihvan” adını vermeleri şer’an doğru mudur?” denirse, el-cevap,  “Doğrudur şer’i şerife uygundur.” Hadisi şeriflerde Peygamberimiz (s.a.v) “Allah yolunda birbirlerinizle kardeş olunuz”, “Kardeşleri çoğaltınız. Sizin Rabbiniz Hayy’dir ve Kerim’dir. Kıyamet günü kardeşleri ve dostları arasında bir kulunu azab etmekten haya eder.” Buyururlar. Selman, Farisi ile Ebu’d-Derda Hazretleri’ni Peygamberimiz(s.a.v) birbirleriyle kardeş yapmıştır Bu tür kardeşlik umumi değil, özel bir kardeşliktir.2

Müslüman için yalnız kalmak doğru değildir. Sosyal bir varlık olarak insanın Salihlerden dostlar edinmesi şeytanın hilesini def etmesine vesile olur. “Şeytan bir veya iki mü’mine tasallut eder. Lakin üç kişi olunca me’yus olur (üzülür).” Namazda, zikirde ve yolculuk esnasında hayırlı kimselerden refikler edinmelidir.3

Bütün insanlarda Müslim ve gayr-i müslim olsun ortak yönlerimiz vardır.

1- Tüm insanlarla, toprak, hayat, insan vs aynı arzda yaşama özellikleriyle bir ve beraberiz:

a- Topraktan yaratılmamız hasebiyle toprakta birleşiyoruz. Hamurumuz, çamurumuz toprakta. Hadis-i Şerif’te, “Hepiniz Hz. Adem’in çocuklarısınız. Hz. Adem ise topraktan yaratılmıştır.”, Kur’an-ı Kerim’de “Sizi topraktan yarattık. Yine oraya döndürecek ve sizi bir kez daha ondan çıkaracağız.”4 buyrulmaktadır.

b- Hepimiz bütün insanlarla hayat sahibi ve canlı olma özelliğinde birleşiyoruz. Doğuyor, büyüyor, içiyor sonra ölüyoruz. “Her canlı ölümü tadacaktır.” Buyurur ,Mevlamız (c.c).

c- Anamız babamız insandır. İnsan oluşumuzla da aynıyız. Cenabı Hakk, “Ey İnsanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık.”5 Ayet-i kerimesiyle bu gerçeği bildirmiştir.

Ebu’l Hasan Harakani (k.s) (D. 963. V.1033) “Her kim bu dergaha gelirse ekmeğini veriniz. Zira Allah (c.c) katında ruh taşıyan herkes, Ebu Hasan’ın sofrasında ekmeğe layıktır.” ,

“”Keşke bütün yaratılmışların yerine ben ölseydim de onlar ölümü tatmasaydı. Keşke bütün yaratılmışların cezasını bana çektirseydiler de onlar cehenneme gitmeseydiler. Türkistan’dan Şam’a kadar bir insanın parmağına diken batarsa , onun zararı benim zararımdır. Türkistan’dan Şam’a kadar birinin ayağı taşa çarparsa, onun acısı benim acımdır ve eğer bir gönülde bir sıkıntı olursa o sıkıntılar benim sıkıntımdır.”6 der. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “Ne olursan ol gel.” sözü insanlara kötülük yapıp da sonra zahidlik; ihvanlık yapanlara da Yunus “Bir kez gönül yıktın ise; bu kıldığın namaz değil \ Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz.” derken, Allah için sevgi, Allah için buğz ölçülerini koruyarak Hakk’tan ötürü halkı sevmişlerdir.

 

Din kardeşliği

Mü’minler ancak kardeştirler. Öyle ise iki kardeşinizin arasını düzeltin. Ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.”7 Bu kardeşliğin gereği İslam cemaati arasında yardımlaşma, birlik, sevgi ve sulhun temel esas olması icab eder. Hadis-i Şerif’lerde, “Sizden biriniz kendi için sevdiğini, mü’min kardeşi için de sevmedikçe hakkıyla iman etmiş olamaz.”8, ” Her şeyin bir anahtarı vardır, cennetin anahtarı da fakirleri, yoksulları sevmektir.”9 , “Mü’min mü’min için duvar gibidir. Birbirinden kuvvet alır.”10 , “İmandan sonra en üstün amel; insanları sevmektir.”11, “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.”12 , “Aranızda münasebeti kesmeyiniz, birbirinize buğz etmeyiniz, birbirinizi kıskanmayınız… Ey Allah’ın kulları! Kardeş olunuz! Bir Müslüman için üç günden fazla kardeşine küsmesi helal olmaz.”13 buyrulmaktadır

Din kardeşliği parayla, pulla elde edilmez, bu mevhibe-i ilahi (Allah’ın lutfu)’dir. “Yeryüzünde olan her şeyi toptan harcamış olsan yine onların gönüllerini böyle birleştiremezdin. Fakat Allah onları bulup kaynaştırdı.”14, “Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte o nimeti sayesinde kardeş olmuştunuz.”15 Ayet-i kerimeleri bu gerçeği ifade etmektedir.

 

Hususi kardeşlik:

“Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerinden önce tutarlar.”16 Ayeti celilesine göre kardeşini kendine tercih etme, “isar” ahlakını elde etmek hususi kardeşliktir. Peygamber (s.a.v)’in iki misvaktan eğrisini kendisine, doğrusunu sahabeden birine vermesinin sebebi sorulduğunda, “Bir kimse ile bir müddet arkadaşlık edene muhakkak arkadaşının hakkını gözetip gözetmediği sorulur.” Birbiri ile arkadaşlık eden iki kişinin, Allah indinde en sevgilisi diğerini kendinden çok sevendir.” buyurmuştur.

 

Kardeşlikteki Hak ve Hukuk:

1-Mal hususunda: Müslüman, arkadaşının hakkını kendi hakkına tercih eder. İbrahim b. Şeyban (k.s), “Biz, ayakkabım, ekmeğim, param diyenlerle arkadaşlık etmezdik. Çünkü sufinin her şeyi müşterektir.” der. Hakk’ın dostları sevgide, yardımda samimi olmaya davet ederler. “Din kardeşinin ihtiyacını gidermek,derdine ortak olmak, hayır duada bulunmak gibi maksatlar dışında, nasılsınız? diye sormak münafıklık olur.” der Aliyyüz Havvas (k.s) . Abdullah b. Mesud (r.a)’a, “Akıllı kimdir?” diye sormuşlar, O da: “Malını güve düşmeyecek, hırsız almayacak yerde saklayandır, yani Allah yolunda harcayandır.” buyurmuşlardır. Kimlerle arkadaş olayım diyen kimseye, Zünnün (k.s), “Hastalandığın zaman ziyaret eden, günah işlediğinde senin için tevbe eden kimselerle arkadaş ol.” Demiştir. Musa(a.s), “Ya Rab! Kulların arasında en sevgili olanı bana haber ver.” deyince, Allah Teala,”Kullarım arasında bana en sevgili olan mü’min kardeşinin ayağına diken battığını işittiğine o diken kendine batmış gibi acı duyan kimsedir.” buyurdu.  Ebu Süfyan es-Sevri (k.s)’ ye “Allah yolunda kardeşlik nedir?” dediklerinde, “Bu bir yoldur ki dikenler bitmiş de artık kimse onda yürümüyor.” cevabını vermiştir. Manevi kardeşin, kardeş malı üzerindeki hukukunu , Süleyman-ı Darani (k.s), “Arkadaşımdan birine yedirdiğim lokmanın lezzetini boğazımda hissediyorum.” diyerek ifade eder. Ashab-ı kiram’dan bu hususta örnekler bitmez. Sadece şu misali arz edelim kafi: Sahabeden biri diğer sahabeye bir koyun başı hediye eder. Başı olan diğer birine hediye eder. Baş böylece yedi kimseyi hediye olarak dolaştıktan sonra ilk verenin eline gelir.

 

2- Dil Hususunda Mü’min Kardeşinin Hakkı:

a) Allah’ın emir ve nehiylerine karşı bulunmadıkça kendisinin hoşuna gitmeyecek sözler söylememek.

b) Onunla alay etmemek, sözünü yalanlamamak, ona küfretmemek.

c) Lakap takmamak, sırrını ortaya atmamak, aile ve dostlarını kötülememek, kusurlarını örtmek. Manevi kardeşine ve bütün insanlığın salâhına duâ etmek. Ebûd-derdâ (r.a) “Secdede yetmiş dostumun isimlerini hatırlar, hepsine teker teker dua ederim.” buyurur.

3- Kalbde Kardeşlik:

Daima af ve vefakarlık, gönülden dostunu çıkarmamaktadır. “Sizden faziletli ve varlıklı olan zatlar yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere verdikleri sadakalarda eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”17  buyrulur Kur’an-ı Kerim’de.

“Hata etti diye mü’min kardeşimiz bağışlanmazsa, şeytana teslim edilmiş olur. O da onda İslami hiçbir değer koymamak için bütün gücüyle çaba sarf eder.”18

Dostlukta Aranan Şartlar:

1- Akıllı olmalıdır, ahmaktan dost olmaz. Onun dostluğu fayda yerine zarar getirir.

2- Güzel huylu olmalıdır, kötü huylular vefâsız olur. Gazabını  ve şehvetini yenemeyen kötü huyludur, hayır gelmez. Öyle kimselerle dost ol ki, hizmet ettiğinde seni korusun, konuştuğunda tatlı söylesin, senden iyilik gördüğünde takdir etsin. Hata ve kusur görürse setretsin (örtsün).

3- Salihlerden olmalıdır. Fasıklarla dost olmamalıdır. “Bizi anmaktan kalbini gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye itaat etme!” buyurur Mevlâ’mız.19

4- Kanaat ehli olmalı.

5- Doğru olmalı. Uzağı yakın, yakını uzak gösteren yalancıyla dost olma.20

Câferi Sâdık (k.s) şu beş kişiyle arkadaşlık etmeyin buyurur:

1- Yalancı; ona karşı daima temkinli ol.

2- Ahmak; iyilik yapayım derken kötülük eder.

3- Bahîl (cimri); en lazım olduğu anda menfaati uğruna çeker gider.

4- Korkak; seni bir pula satar, ihtiyacın anında kaçar.

5-  Fâsık; menfaati uğruna seni bir lokmaya değişir

 

“Zübdet’ül-Hakayık” adlı eserde anlatıldığı üzere, “Bir gün Fahr-i Âlem (s.a.v) Efendimiz, Ebû Zerr-i Gıfârî (r.a)’ye buyurdular ki, “Ya Ebâ Zerr! Allah güzeldir, güzeli sever. Benim niçin gamlandığımı, ne düşündüğümü ve neye müştak olduğumu biliyor musun, Yâ Ebâ Zerr?” Oradakiler “Bilmiyoruz Yâ Rasulallah!” deyince, Peygamberimiz (s.a.v) bir “Allah!” dedi: “İştiyakım (arzum) benden sonra ihvanıma kavuşmak içindir.” buyurdu ve evsâfını onların uzun uzun ifade buyurdular.21 “ Dost ve ahbabıma acaba ne zaman kavuşacağım?” buyurunca Efendimiz (s.a.v), Ashab-ı Kiram sordu, “Ya Rasullalah, anamız, babamız sana feda olsun, biz dostların değil miyiz?” Rasulullah (s.a.v) “Sizler ashabımsınız, onlar ise ahbabım (ihvanım, yârânım)’dır. Beni görmeden bana inananlardır. Ben onları pek çok özlüyorum”22 buyurdukları mü‘minler, Taif seferinde yaralanıp, hakaret gören, neslinden bir mü’min gelir düşüncesiyle kafirin bile kahrını istemeyen iki cihan güneşi Fahr-i Âlem (s.a.v)’in ahlakıyla ahlaklanıp, kafirin hidayetine mü’minin salâhına vesile olan rahmet unsuru bahtiyar zümredir. “Şefaatim ümmetimin büyük günah işleyenlerinedir.” buyuran Peygamber (s.a.v)’in edebiyle edeblenen İmam Şarani (k.s) gibi, “Bizim asıl şefaatimiz dostlarımızdan ziyade düşmanlarımıza olacak.” diyebilmek olgunluğu elde etmektir ihvanlık (kardeşlik). İman kokan herkes bizim dostumuzdur. Meşreb farklılıkları iyi düşünülecek olursa, vahdetin, kuvvetin teminine vesiledir. Cenab-ı Hakk hepsini de madde ve mana olarak farklı yaratmıştır. Parmak uçlarındaki çizgiler birbirine benzemediği gibi ahlak ve huylar da birbirinden farklıdır. Peygamber (s.a.v), “İnsanlar madenler gibidir.” Buyurdular. Yeter ki fikirler ve düşünceleri bir olsun.

Adalet sıfatının tecellisi olarak ayrı kabiliyetlerde yaratılan insanların kendi sahalarında hizmet vermeleri ayrılığa değil birliğe işarettir. Kuracağımız binayı sadece taş, demir ve çimentodan örmüyor hep bunların birleşimiyle kuruyoruz. Mizâcen farklı guruplar İslamın alt yapısını oluştururlar. Ey ihvanlar, cemaatlere bu gözle bakıp âtıl (tembel) olmayalım. Yine bir büyüğümüzün ifadeleriyle, yedi renkli daireli bir levhayı süratle çevirirseniz tek renk görünür. Güneş yedi renklidir, ama çalıştığı için tek renk görünür. Durunca yedi renk görünür. Müslümanlar durgun olursa ayrı renklerde görünürler. Çalışırlarsa tek renk görünür ki, ona “Allah’ın boyası”23 denir.

“Mü’minler  birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefaat etmekte tek vücud gibidir. O vücudun bir organı rahatsız olursa, diğer organlarında acı çekip uykusuz kalır.”24 Kıyamet gününde Cenâb-ı Hakk, “Celalim hakkı için birbirlerini sevenler nerede? Bugün onları gölgemden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı şu anda gölgemde gölgelendireceğim.”25 , “Celalim hakkı için birbirlerini sevenlerin, peygamber ve şehitlerin dahi gıpta edecekleri nur minberleri olacaktır.”26 “Amellerin en üstünü, Allah için sevmek, Allah için nefret etmektir.”27 “Ruhlar techiz edilmiş askerlerdir. Ezelde tanışanlar birbirlerini severler. Birbirlerinden kaçanlar bir türlü uyum sağlıyamazlar.”28, “Oruç namaz ve zekatın derecesinden daha üstün olan bir şeyi size bildireyim mi? Evet dediler “iki dargın kişinin arasını bulmaktır.”29 vb bütün bu ayeti kerimelerde ve hadis-i şeriflerde kardeşliğin anlamı ifade edilmektedir.

Muaz (r.a)’dan rivayetle Peygamberimiz (s.a.v) “Şeytan inanın kurdudur; tıpkı koyunun kurdu olduğu gibi. Sürüden ayrılan ve bir kenara çekilen kurdu kapar. Sakın guruplara bölünmeyin. Topluluktan ve tüm halktan ve mescidlerden ayrılmayın.”30 buyurmaktadır.

Sami Ramazanoğlu (k.s)’nun bahçesinde bulunan iki horoz dövüşür. Damatları, “Efendim horozlardan birini keselim de bu kavga bitsin.” der. Peder-i Alimiz (k.s), “Horozun biri hadis-i şerifte evsafı bildirilen bir hayvan, diğeri ise bir kardeşimden  hediye baktıkça dostumu hatırlıyorum. Siz horozları birbirinden ayırın yanlarına da beşer tavuk bırakın, böylece iş sulha kavuşsun.” buyurur. Birçok meşgaleler arasında bu tavsiye unutulur. Sami Ramazanoğlu (k.s) bir defasında hanelerine damatlarından önce gelirler. “Ömer horozlar döğüşüyor diyordun. Bak şimdi birbirlerinin kanatları arasına girmiş nasılda güzel anlaşıyorlar.” deyince, damatları, “Efendimiz hava çok soğuk, bakın tipi var onun için birbirlerine sığınmışlar.” der. Üstaz-ı âlimiz (k.s) “Şirkin, zulmün kasırgası esip dururken neden aynı inanca sahip insanlar birbirlerini şefkat, merhamet kanatlarına sığınıp anlaşmıyorlar.” buyurur. Ebu Musa (r.a)’nın rivayetlerine göre Peygamber (s.a.v), “Mü’minler birbirlerine karşı parçaları birbirine sımsıkı tutan duvar gibidir.”31 buyurmuşlardır.

“…iyilik ve takva hususunda yardımlaşın, günah ve düşmanlık hususunda yardımlaşmayın.”32 , “Mü’min erkekler mü’min kadınlar birbirlerinin velileridir. (Dostları ve yardımcılarıdır.) Onlara iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoru kılar, zekatı verir, Allah ve Rasulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Çünkü Allah azizdir, hüküm ve hikmet sahibidir.”33, “Kişi Müslüman kardeşine hürmet ettiği zaman sanki Allah’a saygı göstermiş gibi olur.”34 vb birçok ayet-i kerime ve hadisi şeriflerde, İslam’ın kardeşlik esasına verdiği değer çok güzel bir şekilde ifade edilmektedir. Kardeşçe Allah’a kul olup, bütün insanlığı feraha erdirecek ahlakı elde etmek niyazıyla hatm-i kelem eylerim.

Alemdar-Ali Ramazan Dinç Efendi (ks)

Dipnotlar:

1- Avârifü’l Maarif, Sühreverdî (V. 632-1234)
2- Tasavvuf ve Tarikatlerle İlgili Verilen Fetvalar, Ömer Ziyâuddin Dağıstânî
3- Câmiussağir
4- Taha / 55
5- Hucurat /13
6- Nûru’l-Ulûm: Ebu’l Hasan Harakânî (k.s) (D. 963 V. 1033)
7- Hucurat / 10
8- Buhârî: İman
9- Câmi’us-Sağir
10- Buhârî, Edeb
11- Câmi’us-Sağir
12- El Müslim, El Fezâil
13- Buhârî, Edeb
14- Enfâl / 63
15- Âl-i İmrân, 103
16- Haşr / 9
17- Nur / 22
18- İmam-ı Gazâli, Kimya, Kardeşlik Bölümü, İmam-ı Şarâni, Tenbihül Muğterrin, Mânevî Kardeşlik, Salih Özcan-Hilâl Yayınları
19- Kehf / 28
20- Erzurumlu İbrahim Hakkı (ks), Marifetname
21- Ashab-ı Kiram, Mahmud Sami Ramazanoğlu (ks)
22- Kuşeyrî, Süleyman Uludağ, Dergah Yayınları
23- Bakara / 138
24- Buhârî, Müslim
25- Mâlik ve Müslim
26- Tirmizî
27- Ebû Dâvûd
28- Buhârî
29- Ebû Dâvûd, Tirmizî
30- Ahmed ve Taberânî, Muc’emu’l-Kebir
31- Buhârî, Salat, 88, Edeb, 36, Müslim, Birr, 65
32- Mâide / 2
33- Tevbe / 71
34- Bezzâr, Leyyin bir senedle

Ayrıca kontrol et

Deniz / Alemdar

Cenâb-ı Hakk, ilim ve kudretinin sınırsız oluşunu, deniz misâliyle haber verir: “Ey Peygamber! Yaratanın sonsuz …