Hicret Devlet Olarak Geri Dönüştür

Medine’ye İslam devletinin temellerini atmak için geldiklerinde, mescidde toplanan Ashab-ı Güzin’e, Peygamber Efendimizin (sav) telkin buyurdukları tevhid, gönülleri arıtıyordu. İkini defa tevhidin okunulmasının sebebini soranlara Efendimiz (sav), “Mekke’de açık küfürden imana geldiniz. Şimdi ise kalbinizdeki kin, kibir, hasetlik, şehvet ve tüm nefsani kirlerden korunmak için tevhid okudunuz.” buyurdular.

Hicret, bir mekandan farklı bir mekana göç etmenin çok ötesinde anlamlar taşımaktadır. Tam manasıyla tefekkür ettiğimizde hicrette Hz. Peygamber (sav)’in iki büyük hususa önem verdiğini görürüz. Bunlar ilki fikir aleminde, ikincisi ise gönül deryasında olmak üzere hicretin gerçekleştirilmiş olmasıdır.

“La İlahe İllâllah” diyen Ashab-ı Kiram cahiliyye sistemlerinin tüm safsatalarını tamamıyla reddediyor, çile ve zulümle yoğrulmuş tağuti düzenden, özgürlük ve saadetin ışıklarının yanmaya başladığı ilahi düzene geçildiğinin müjdesini veriyordu.

Zengini daha zengin, fakiri daha fakir hale getiren, ahlaksızlığın en büyük pirim kabul edildiği ortam ortadan kalkıyor, haksız yere kimseye zulmedilmeyen adil bir nizam kuruluyordu. Köleler efendisiyle aynı hakka sahip oluyordu. Koskoca devlet reisi, kölesiyle ortaklaşa deveye binebiliyordu. Hasır parçasından farkı olmayan dul kadın, minberde halifeye karşı hakkı söylemekten çekinmiyor, şekil, kavim, mevki farkı gözetilmeden adalet yerine getiriliyordu. Kâbe’yi tavaf ederken elbisesine basan köleye tokat vuran kabile reisi halifenin huzurunda kısas yapılarak zulmünün cezasını vahy düzeninde çekiyordu. Mazlumların omuzlarında yükselen böyle bir tevhidi hayata zulüm, işkence ve halkın sömürüsüne dayalı düzenlerinden endişe eden müşrikler, baskılarının şiddetini iyiden iyiye artırıyorlardı. Ama onlar imanı bütün hücrelerinde hissettikleri için küfre pirim vermiyorlardı.

Onların gönüllerinin en derininden gelerek okudukları tevhid, kafalarındaki bütün yabancı ideolojileri temizleyerek sulha eriyordu.

Medine’ye İslam devletinin temellerini atmak için geldiklerinde, mescidde toplanan Ashab-ı Güzine, Peygamber Efendimizin (sav) telkin buyurdukları tevhid gönülleri arıtıyordu. İkini defa tevhidin okunulmasının sebebini soranlara Efendimiz (sav), “Mekke’de açık küfürden imana geldiniz. Şimdi ise kalbinizdeki kin, kibir, hasetlik, şehvet ve tüm nefsani kirlerden korunmak için tevhid okudunuz.” buyurdular.

Ey Mü’minler! kafamızı ve gönlümüzü Rasul-i Ekrem Efendimiz (sav)’in Ashab-ı Güzin’e telkin ettiği (öğrettiği) tevhide uyarlamak suretiyle tekrar iman edelim.

Alemdar-Ali Ramazan Dinç Efendi (ks)

Ayrıca kontrol et

İhtiras mı İhtiyaç mı? / Alemdar

İhtiras, sözlükte: “Bir şeyi şiddetle arzu etme, ona aşırı derecede tutkun olma, şiddetli ve sonu …