Anasayfa / Kategoriler / Genç Ortam / GENÇLİĞİN MECLİSİ Haber: Ömer Şen

GENÇLİĞİN MECLİSİ Haber: Ömer Şen


GENÇLİĞİN MECLİSİ

Kayseri Genç Ortam Derneği tarafından “Gençliğin Türkiye Büyük Millet Meclisi”nin birinci dönem birinci yasama yılının açılışı gerçekleştirildi.

Meclis Başkanı oturumu açtıktan sonra, Cumhurbaşkanı açılış ve selâmlama konuşması yaptı. ‘Medîne Emîri’ sıfatıyla katılan Ali Ramazan Dinç Efendi konuşmalarını yaptılar.

Daha sonra bakanlarımız sırasıyla kürsüde konuşmalarını yapmak için üçer dakîka söz sâhibi oldular. Zaman zaman harâretli tartışmaların da yaşandığı meclis duâ ve temennîlerle son buldu. Haber: Ömer Şen

Cumhurbaşkanı Ömer Faruk Arslantürk

Çok kıymetli Medîne Emîri, devlet başkanları, sayın başkan, değerli milletvekilleri ve sevgili genç kardeşlerim!

Türkiye büyük Millet Meclisi’nin 1. dönem 1. yasama yılının açılışında sizleri kalbî duygularımla selâmlıyorum.

Ülkemiz, milletimiz, devletimizin bekası ve dîn-i âliyyemizin yeryüzündeki hâkimiyeti için gözlerini kırpmadan canlarını seve seve fedâ eden aziz şehitlerimize Cenâb-ı Mevlâmız’dan rahmet diliyorum.

Hâtem-ül Enbiyâ olan sevgili Efendimiz (as)’ın ehline, ashâbına, peygamberân-ı izam efendilerimizin, silsile-i âliyyemizde isimleri ayrı ayrı zikredilen sâdât-ı kiram efendilerimizin ve bütün ehli îmânın ervâhına, Âlemlerin Rabbi olan Allâhımız’dan rahmet ve mağfiret talep ediyorum. Rûh-u Âliyyeleri için el-fâtiha…

Değerli Arkadaşlar!

Ülkemiz adına kritik ve zorlu dönemlerden geçtik. Bu kritik dönemlerde ülkemizi raydan çıkarmak, kaosa sürüklemek, içeride ve dışarıda başarısızlığa uğratmak isteyenlere, hamdolsun, fırsat vermedik. Buna örnek olarak 15 Temmuz hâin FETÖ darbe girişimini gösterebiliriz. Geçmişten beri sıkça kurulan ve her seferinde Türkiye’nin tökezlemesine sebep olan tuzaklar, bu defa işe yaramadı. Milletimizin birlik ve berâberliğine sâhip çıkmasıyla, devletimizin tüm erklerinin sergilediği dayanışmayla, tüm engelleri aşarak bugünlere geldik.

Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için yapılan her hamle, ülke olarak yaptığımız daha büyük atılımlarla karşılık buldu. Her hal ve şart altında çâreyi milletimizde, demokraside, millî iradenin üstünlüğünde aradık. Ülkemizi vesâyet bataklığına itmek istediler, çözümü milletimize gitmekte bulduk. Uluslararası alanda ülkemizi kuşatmaya çalıştılar, gücümüzü milletimizden alarak yolumuza devâm ettik.

Sayın Meclis!

Şunu iyi biliyoruz ki, gençlerimizin hızına ayak uyduramazsak geride kalmaya mahkûm oluruz. Gençlerin yönelimlerini doğru okuyamazsak sağlıklı politikalar geliştiremeyiz. Gençlerimizin kaygı, talep ve umutlarını tespit edemezsek onlara yol gösterici görevimizi yerine getiremeyiz. Değişimi, gençlerimizin beklentilerini önceden görerek, zamânın rûhunu iyi okuyarak projelerimizi, politikalarımızı belirlemeliyiz. Gençlerin gerisinde kalan değil onların önünü açan, onlara rota çizen bir anlayışla çalışmalarımızı yürütmeliyiz. Hepimizin ortak sorumluluğu; gençlerimizin terör, şiddet, uyuşturucu ve nihilizm bataklığına düşmeyecekleri bir zemîni birlikte hazırlamaktır.

Kur’ân ve Sünnet ışığında faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere kuruluşunu gerçekleştirmiş olduğumuz DİDAR Medreselerimiz ve GENÇ ORTAM gençlik çalışmaları ile gençlere sunacağımız sağlam bir İslâm bilgisiyle:

  • Bu bilgiyi güzel ahlâk ile kemâle erdiren,
  • Kötü arkadaş ve hayırsız eserlerden uzak duran,
  • Mevcut bilim dallarıyla (Fizik, Coğrafya, Matematik vs) Allâh’ımızın vahdâniyetini en iyi şekilde anlatabilen,
  • Zararlı ve faydasız ideolojilerle mücâdele eden, -Şunu unutmayalım ki hiçbir ideoloji İslâm’ın önüne geçemez-
  • Kardeşlerinin ve Ümmet-i Muhammed’in sıkıntılarıyla meşgûl olup, sıkıntıları çözüme kavuşturan,
  • Kendisine ve çevresine okuma alışkanlığı kazandıran,
  • Teknolojik gelişmeleri yakından tâkîb edip bu alanlarda kendini yetiştiren, -Merhum Necmettin Erbakan hocamızın dediği gibi: “Teknoloji Müslümanlar için bir rahmettir.”-
  • Gençliği bozan günümüzün en büyük hastalığı ‘bâtıla özenti’ ile mücâdele eden,
  • Siyâsî, İktisâdî ve Teknolojik gelişmeleri yakından tâkîb edip bu alanlarda kendini yetiştiren,
  • Hızla değişen Dünyâda pratik çözümler üretebilen,
  • Îtikad, ibâdet, ahlâk ve muâmelat konuları üzerinde çalışmalar yapan,
  • Eğitimin ilk dönemlerinden îtibâren meslekî branşlaşmaya önem verip, yüksek lisans ve asistanlık gibi akademik kadrolarda ben de varım diyerek aktif bir şekilde görev almaya çalışan,
  • Zamânın oryantalist akımlarını (Vahhâbî, Selefî, Şia v.s) araştırıp bu konularda toplumu bilinçlendirip uyandıran,
  • Bonzai, sigara, içki v.s bağımlılık yapacak zararlı maddeleri kullanan kişileri tespit edip, gerekli tedâvileri yaptırmak sûretiyle birebir ilgilenen gençleri yetiştirmeye devâm edeceğiz.

Gençlerimizi formatlamanın, onları belli kalıplara mahkûm etmenin değil, onların ideallerinin önündeki engelleri kaldırmanın çabası içinde olacağız. Mesûliyetimizin, gençlerimizin şiddete bulaşmadan her türlü düşünceyi tartışabilecekleri, her türlü fikri savunabilecekleri bir ortamı ülkemiz genelinde tesis etmek olduğuna inanıyoruz. Toplam nüfûsunun 4’te 1’inden fazlası 15-30 yaş arası gençlerden oluşan Türkiye bu bakımdan dünyânın en şanslı ülkelerinden biridir, bu bizim en büyük zenginliğimiz.

Sayın Vekiller!

Şunu unutmayalım ki gençlik olmadan geleceğin inşâsı mümkün değildir.

Bizler de geçmişin sağlam mânevî temellerine bağlı genç nesiller yetiştirmek adına mücâdelemize dur durak bilmeden devâm edeceğiz inşâallah.

Bir kez daha 1’inci Dönem 1’inci Yasama Yılının hayırlara vesîle olmasını diliyor, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Ticâret Bakanı Ali Özsoy

Kıymetli Medîne Emîri, Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, Sayın Başkan ve Değerli Milletvekilleri

Konuşmama başlamadan evvel sizleri en kalbî duygularımla selâmlıyorum.

Kıymetli dâvâ arkadaşlarım, bu kutlu göreve başladığımızda dış ticâret açığı 77 milyar 62 milyon dolar idi. Allâh’ın izni ile yaptığımız çalışmalar netîcesinde tarım üretimini ve ihrâcâtını arttırarak, teknolojik alanda ithâlâtını en çok yaptığımız bilgisayar, cep telofonu ve binek araç gruplarında tam mâmül ve yarı mâmül (yedek parça) üretimini başlatarak ithâlâtı azalttık.

Geleceğimizin teminâtı olan genç girişimcilerimizin hayâl gücünü geliştirmek, ufuk çizgilerini büyütmek adına her şehirde kurduğumuz “Ticâret ile Büyüyorum” adlı okul sonrası ücretsiz eğitim kurumlarında, her biri alanında uzman çalışma arkadaşlarımızla birlikte, Dünyâ üzerinde en çok ihtiyaç duyulan teknolojik ürünlerin her çeşidinden kurumlarımızda bulundurarak, ticâret yapmak isteyen genç girişimcilerimizin aklındaki ‘hangi ürünün ticâretini yapabilirim’ sorusuna ve üretim odaklı düşünen genç girişimcilerimizin aklındaki “ne üretebilirim” sorusuna cevap aradık.

Bu çalışmaların meyvesi olarak, dış ticâret açığımızı 77 milyar 62 milyon dolardan 21 milyar 13 milyon dolara indirdik. ELHAMDULİLLAH

Çıktığımız bu yolda ülkemizin kalkınmasını istemeyen iç ve dış odaklar gidişâtımıza sekte vurmak istediler.

Bizler de bu yolda dâvâya teslîmiyet, dâvâ arkadaşlarına muhabbet, dâvâ önderlerine râbıta düstûrumuzla ALLÂH’IN izniyle her engeli aştık ve yolumuza devâm ediyoruz.

Çalışmalarımıza devâm ederken karşılaştığımız başlıca sorunlar şunlardır:

  • Genç girişimciler yetiştirme ihtiyâcı
  • Ticârî usûlsüzlükler
  • Nakliye sorunları

Bu sorunları aşmak adına her kademede bulunan bakanlıklarımıza ve alt kuruşlarına ihtiyâcımız vardır.

Gençler;

Büyümeyi, sürekli gelişmeyi ve kalıcı olmayı hedefleyen, ahlâkî değerlerden ödün vermeyen, ulusal ve uluslararası gelişmeleri tâkîb eden, teknolojiyi kullanan, birliğe ve ortak çalışmaya açık birer birey olmanız dileğiyle diyorum ve konuşmama Âlemlere Rahmet Olarak Gönderilen Hz. Muhammed (sav)’in bir hadîsiyle son veriyorum…

“Ticâreti yapın, çünkü rızkın onda dokuzu oradadır.”

Maliye Bakanı Yahya Bilgin

Bilindiği gibi ülkemizde son dönem küresel dış güçlerin ve yerli taşeronların etkisiyle bir ekonomik darbe girişimi yapıldı. 15 Temmuz benzeri bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldık ve bunu başarılı bir şekilde atlatmaya muvaffak olduk.

Ülkemizin kıymetli ekonomistleri ile bir araya gelerek kısa, orta ve uzun vâdeli ekonomi planları oluşturduk. Oluşturduğumuz hedeflerde temelde iki konuyu ele aldık: İsraf ve fâiz.

Yaptığımız çalışmalar sonucunda mikro ve makro ekonomilerde ciddî düzelmeler ve bütçemizde gözle görülür oranda iyileşmeler meydana geldi.

Gereksiz kamu harcamalarının, kamu kurumlarında kaynakların kötüye kullanılmasının önüne geçerek, halkımıza israf hakkında bilgilendirmeler yapıp tasarrufun önemine dikkat çekerek, evlerde ve işyerlerinde isrâfın önüne geçerek, *iktisat eden fakirlik görmez* düstûrunca küresel ligde dünyânın en sağlam ve güçlü ekonomileri arasında yer alacağız.

Önüne geçeceğimiz diğer bir konu ise Allâh’ın ve Rasûlü’nün savaş açmış olduğu fâiz olacaktır. Enflasyona yol açan en önemli sebep olan fâize dur deyip kazançlarımızın fâiz lobisine gitmesinin önüne geçeceğiz.

Enerji Bakanı Bilal Ceran

KIYMETLİ MEDÎNE EMÎRİ

SAYIN CUMHURBAŞKANIM VE MECLİS BAŞKANIM

DEĞERLİ MİSÂFİRLER VE VEKİLLER

Enerjide millîlik, yerlilik ve bağımsızlık sloganıyla başlattığımız projeler içerisinde Konya’ya dünyânın en büyük güneş enerjisi santralini kuruyoruz.

Dünyânın en büyük deniz üstü rüzgâr santrali ihâlesini yapmış bulunmaktayız. Yüksek teknolojili bor işleme tesisini kuruyoruz. Fatih petrol arama-tarama gemimiz ile Güney Akdeniz’de sondaj çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Akkuyu nükleer enerji güç santralinde 2019’da ilk enerji üretimini gerçekleştireceğiz.

Farklı enerji kaynaklarının dönüşümü netîcesinde -Nûr sûresinin 35 âyetinde geçen- elektrik enerjisi elde edebiliyoruz.

Dikkatinizi çekmek istediğim diğer bir konu ise Enerji alanında çalışma yapan ilk müslüman bilim adamları.

Cabir bin Hayyan, Davud-i Kayseri, El-Cezeri gibi müslüman bilim adamları dönemlerinde enerjiden bahsetmişlerdir.

Cabir bin Hayyan atom enerjisi keşfini ortaya atmış, ondan yaklaşık bin yıl sonra Albert Einstein atom bombasını bulmuştur. Hayyan aynen şu ifâdelere yer vermektedir:

“Maddenin en küçük parçası olan atomda yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir güç meydana gelir ki, Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu Allâh’ın kudret nişânıdır.”

Enerji bakanlığımızın uluslararası politikaları çerçevesinde, yüzer elektrik üretim gemimiz Asya ve Afrika’daki ülkelere elektrik enerjisi temin etmektedir.

Ülkemiz enerji kaynaklarını kontrol altına aldığı gibi, özellikle genç kardeşlerimizin kendi enerji kaynaklarını kontrol atında tutması gerekiyor. Nefis ve şeytâna fırsat vermeyerek Kur’ân ve sünnet ölçüsünde bunu sağlayabilir, İslâm âlimlerinin yaptığı çalışmaları rehber edinerek güçlü bir enerjiye sâhip olurlar.

Dolar kurunun yükselmesine bağlı olarak elektrik ve doğalgaza zam gelmektedir. Ülkelerin ticâreti kendi ortak para birimleriyle yapmasının ve altın’a dayalı sistemin gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Gıdâ Tarım ve Hayvancılık Bakanı M. Emin Taş

Kıymetli MEDÎNE EMÎRİ, ülke temsilcileri, değerli Cumhurbaşkanım, Meclis Başkanım ve vekillerim

Gıdâ Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız teşkîlat bakımından çok sağlam olarak profesyonel kişiler başkanlığında çiftçiye ve halka hizmet etmektedir. Bakanlığımızın görevleri şu şekildedir:

  • Güvenilir gıdâ ve yem arzını sağlamak, bu amaçla politikalar oluşturmak, helâl ise sertifika vermektir.
  • Bitkisel üretim, su ürünleri araştırma, tarımsal araştırmalar ve politikalar, çölleşme ve erozyonla mücâdele, doğa koruma ve millî parklar tarıma hizmet etmektedir.
  • Hayvancılığı geliştirmek, teşvîk etmek ve teşvik esaslarını belirlemek, hayvancılıkla ilgili sistem oluşturmak ve hayvansal ürünlerin pazarlanması ile ilgili çalışmalar yapmaya devâm ediyoruz.

Ekibimizle ayağı topraktan kesilmiş gençleri toprak ile buluşturmak için çalışıyoruz.

Gençlik ve Spor Bakanı Mustafa Çetin

Geleceğin Türkiyesi olan yeni neslin şuurlu ve eğitimli bir gençlik olabilmesi için bakanlığımız var gücüyle çalışmaktadır. ‘Mâneviyatsız genç, içi su dolu delik bir kaba benzer’ diyerek tüm gençlerimizle, günümüzdeki önder şahsiyetlere ziyâretler düzenliyoruz.

Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutabilmek için Gençlik merkezlerinde her alanda ücretsiz kurslar açıyoruz. Donanımlı Gençlik olmadan Biz olmayız.

Millî Eğitim Bakanı Ali Ramazan Esen

Bizim asıl sorunumuz ilim, irfan ve hakîkat yolunda bir gençlik yetiştiremeyişimizdir. Gençlerimiz yaşadığı dünyâdan bîhaber, nefsânî arzular peşinde sefil bir hayat sürmektedir. Bu sorunu nasıl çözeceğiz?

Hepimiz işin ucundan tutacağız, velîlerimiz evlatlarımıza edep erkân öğretecek. Yûnus Emre’nin dediği gibi: “Girdim ilim dergâhına eyledim ilmi talep, dediler ilim geride illâ edep illâ edep”.

Öğretmenlerimiz ise öğrencileriyle bire bir ilgilenecek, onlarla dost olacak, severek ve sevdirerek öğretecek.İyi öğretmenin olduğu yerde kötü öğrenci yoktur düstûrunu kendine şiâr edinecek. Öğrencinin, yeteneği üzerinde çalışmasını isteyecek. Bizlerse öğrencilerimize ve öğretmenlerimize gereken her türlü imkânı sağlayacağız.

Öğrenci kardeşlerimiz de “en fazîletli ibâdet ilim tahsîl etmektir” buyruğunu kendine rehber edinecek ve Ashâb-ı Suffe’nin yolundan gidecek.

İçişleri Bakanı Hasan Sami Ötegen

Geleceğimizi emânet edeceğimiz ilim, irfan, hakîkat yolculuğundaki gençliğimiz için devlet olarak görevimiz; onları zehirleyecek, âileleri huzursuz edecek kimselerin ensesinde olmaktır.

Burada âilelerimize düşen görev ve sorumluluk; çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiğine, kimlerle vakit geçirdiğine dikkat etmektir.

Sağlık Bakanı Ömer Kılıç

Kıymetli Medîne Emîri, Sayın Cumhurbaşkanı, Saygıdeğer Meclis Başkanım, Sevgili Milletvekilleri  ve değerli yol arkadaşlarım!

Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi/Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Atamız Kânûnî’nin bizlere verdiği düstûr üzere sağlıkta reform paketimizi hayâta geçirdik. Hekimlerimiz memleketin en ücrâ köşesinde bile şifâya vesîle olmaktadır, Elhamdülillah. Lâkin hiçbir zaman bulunduğumuz konumu yeterli görmek yanılgısına düşmeyeceğiz.

En göze çarpan eksiğimiz ilaç ve tıbbî cihaz sektörlerimizin dışa bağımlılığıdır. Bu hususta millîleşme hareketinin öncüsü ASELSAN tıbbî görüntüleme cihazı projelerinde çok önemli mesâfe kat etmiştir.

Gençlerimize de millîleşme şuuruyla, ilim yuvası üniversitelerimizde gece gündüz çalışmak düşüyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Furkan Köse

Sayın Medîne Emîri, Sayın Cumhurbaşkanım, Kıymetli Misâfirler,

Sizleri saygıyla, muhabbetle selâmlıyorum. 

Târih boyunca çok farklı kültürlerle iletişim kurarak zenginleşen büyük bir medeniyetin mîrasçısı olan milletimizin, bu olağanüstü kültürel birikimini doğru ve etkin bir biçimde kullanmak husûsunda yeni bir ruh ve vizyonla harekete geçmesi gerekiyor.

Ülkemizi ve milletimizi zarara uğratmak yok etmek isteyenlerin oynadıkları oyunlar, kültür ve sanat alanında da artarak devâm etmektedir. Bu kirli oyunlarla bizi özellikle mânevî değerlerimizden, kültürümüzden ve özümüzden uzaklaştırmak istiyorlar.

Bayrak Şâirimiz Arif Nihat Asya ne güzel söylemiş:

Bize bir nazar oldu

Cumâmız pazar oldu

Bize ne olduysa

Hep azar azar oldu

Bu duygu ve düşüncelerle Kültür ve sanatımız olabildiğince geniş bir yelpazede temsil edilebilsin düşüncesiyle:

Kültür Politikaları, Kültür Diplomasisi, Kültür Ekonomisi, Kültür Varlıkları, Müzeler ve Arkeoloji, Sahne Sanatları, Sinema, Radyo ve Televizyon, Müzik, Görsel Sanatlar, Dil ve Edebiyat, Yayıncılık ve Kütüphanecilik, Medya ve Kültür, Çocuk ve Kültür, Mîmârî ve Kültür, Şehir ve Kültür, Yerel Yönetimler ve Kültür, Yurtdışı Türkler ve Kültür, Âile ve Kültür 

alanları olmak üzere 17 alanda çalışmalar yürüteceğiz inşâallah.

Âile Bakanı Ahmet Emre Yorulmaz

Çok kıymetli Medîne Emîri, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Meclis Başkanı, yabancı ülkelerin değerli temsilcileri, sayın Bakanlar ve Milletvekilleri

Âile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, göreve geldiğimiz günden beri “âile güçlüyse ülke güçlü, âile zayıfsa ülke zayıftır” düşüncesiyle çalışmaktayız.

Maalesef günümüzde boşanmaların ve evlilik dışı ilişkilerin artması âile yapısını bozmaktadır. Yavrularımız sevgi ve merhametten uzak bir şekilde yetişmekte, sigara, alkol, uyuşturucu gibi birçok zararlı alışkanlığa yönelmektedir.

Biz, bu üzücü tabloyu değiştirme azmindeyiz. Bu düsturla; âile kurumunu Yüce Dînimizin tavsiye ettiği şekilde ayağa kaldırmak istiyoruz.

Âile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, gençler arasında evliliği özendirici ve kolaylaştırıcı politikalar geliştirmekteyiz.

Söz gelimi:

-Evlenmek isteyen ve maddî durumu olmayan gençlerimize beyaz eşya yardımı,

-Evlenecek çiftlere, alanında uzman ilâhiyatçı, doktor ve psikologlar tarafından evlilik öncesi kursların ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi,

gibi projelerimizi inşâallah 2023 yılına kadar hayâta geçirmiş olacağız.

Bâtıl cephesi CİHAT ALTIPARMAK

Bizler Efendimiz as’ın hayâtında hadis yazımını yasakladığını biliyoruz. Kur’ân-ı Kerim’de defalarca “Akletmeyecek misiniz?” diye akıla atıf yapılmaktadır. Yâni hepimiz aklımızla Kur’ân’ı anlayabileceğimizi görüyoruz.

Hak cephesi MÜCAHİT GÖKTAŞ

Şimdi belli zümreler “bize Kur’ân yeter” diyorlar. ALLÂHımız Kur’ân’da ‘Muhammedim size neyi yasaklıyorsa ondan kaçının, neyi emrediyorsa onu da alın.’ buyuruyor; sâdece Kur’ân yetseydi Allâhımız niye böyle buyursun?

Ebul Mevâhib Hazretleri, Peygamberimiz hakkında:

“Muhammedun beşerun lâ kelbeşer Bel hüve kel yâkûti beynel hacer”

 “Bizim peygamberimiz (sav) evet beşerdir ama o taşlar arasında yâkut gibidir” buyuruyor.

Ve bu olaydan sonra oradakiler o gece rüyâsında Peygamberimiz’i görüyor ve Peygamber Efendimiz’in (sav), ‘Ebul Mevâhib Bizi ne güzel vasfetti değil mi?’ buyurduğu anlatılıyor.

Şimdi ALLÂHımız Kur’ân’da “zekât verin” buyuruyor. Peki 30 sığırda 1 tane, 2 yaşında erkek ya da dişi sığır verileceğini yazıyor mu? Yazmıyor, haydi akledin de bulun.

Medîne Emîri Ali Ramazan Dinç Efendi

Konuşmacılarımızın hepsinin istikbal vaad ettiği, Allâh’ın izniyle istikâmet üzere yürüdüğü zaman, hepimiz Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesine, evliyâullâhın izine dikkat ettiğimiz sürece inanıyorum ki, Allâh’ımız yeryüzü iktidârını sâlihlere veriyor. Bizler İslâm’ın sancağını dikmek için bu programı yapıyoruz.

Reis-i Cumhurumuz’un konuşurken Allâh’ımıza hamdi, habîbine salâtu selâmı ve sâdât-ı kirâmın himmetini beklemesi bizim emel ve gâyemizdir.

Başta 2 tane ordu vardır, biri zâhirde biri bâtındadır, asıl hizmeti veren bâtındaki ordulardır.

Bunu Fatih Sultan Muhammed Han Hazretleri:

Câhidu fillah olubdur niyyetüm

Enbiyâ vü evliyâya istinâdum var benüm.

“Onların himmetine rahmetine şefkatine dayanmaktayım” demektedir.

İlk devletimizin kurucusu Osman Gâzi’den başlayın hepsinin bir dayanağı var. Başta Rabbimiz’e, Habîb-i Kibriyâ ve bir Evliyâullâh’a dayanırlar.

Abdulhamid Hazretleri büyük bir dehâ, kendisinin dayandığı iki tarîk vardır. Şâzelî ve medenî tariklarına dayanmıştır, böyle bir güç olmasa muvaffak olması mümkün değil.

“Emânet, ehlinin dışına verildiği zaman kıyâmeti bekle.” buyuruyor Peygamber Efendimiz (as). Efendimiz (sav) Kâbe’nin anahtarını bile, işin ehlidir diye Mekke’nin fethinde bir müşriğe vermiştir.

Es’ad-ı Erbilî Hazretleri (ks) Sâmî Ramazanoğlu Hazretlerine (ks) icâzet verirken “Allâhu Teâlâ emânetleri ehline vermeyi emreder” âyetini okur.

Herkeste olması beklenen ortak özellikler Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde belirtilmiştir:

  1. Sadâkat (inandığı dâvâda, İslâm’da doğru olmak)
  2. Hayra meyil (afv ve cömertlik)
  3. Gönül zenginliği, ibâdet ve tâatle arınma
  4. Mükevvenatla birlik, baktığı her zerreye ibretle nazar
  5. Hedefi gözetme, din Allah Teâlâ’nın oluncaya kadar mücâdele
  6. Yaratılış amacını bilme
  7. Hatâsını bilip Azamet-i Kibriyâ’yı, Rabbimizin yüceliğini tanıma
  8. Allâhu Teâlâ’ya tâzim, mahlûkâta şefkat
  9. Vazîfesini bilme, sıhhat ve zamânın değerini bilme
  10. Değeri takvâda arama
  11. Neşe kaynağı olma
  12. Sorumluluk bilinci, huzûr-u ilâhîde mahzun olacak işlere tevessül etmeme
  13. Üretken olmak, problemlere çözüm getirmek
  14. İlimde irfanda her an gelişme ve geliştirme
  15. Hatâsından ders çıkarma, kimseye bahane bulmama
  16. İşlerinde dürüstlük
  17. Sevdikçe sevginin artacağını bilerek sevgi ve buğuzu Allâhu Teâlâ için yapmak.

Yenidünya Dergisi Ocak 2019, Sayfa No: 22-23-24-25-26

Ayrıca kontrol et

Doğa-Fıtrat Dengesi

Doğa-Fıtrat Dengesi Alemdar “O´nun katında her şey bir ölçüye göredir.” (Ra’d, 8.)  “Gerçekten Biz, her …