Dünyânın ‘Beyaz Altın’ı: Tuz

Dünyânın ‘Beyaz Altın’ı: Tuz

Ferda Ümit Gedik

Tuz hayâtımız için su kadar önemlidir. Ne susuz ne de tuzsuz var olabiliriz.

Formun Altı

Tuzun Özellikleri

Suyun aksine tuz kübik bir yapıya sâhiptir. Sole diye adlandırılan ürün ne tuzdur ne de su, tamâmen yeni bir şeydir. Sole buharlaştırıldığında ise tuzu tekrar elde ederiz. Kan’ımız da bir % 1’lik tuz çözeltisi yâni soledir.

Tuzun bu değişme/dönüşme kâbiliyeti sebebiyledir ki tuz vücutta karbonhidrat, protein ve yağlar gibi metabolize olmak zorunda değildir. Tuz bir molekül formunda değil her zaman iyonize formunda bulunur.

Tuzun Görevleri

Husûsiyetleri dolayısıyla tuz vücûdumuzda hayâtî fonksiyonlar üstlenir. Hücre metabolizmasının temeli olan osmoz, hücrelerdeki tuz konsantrasyonu vâsıtasıyla gerçekleştirilir. Vücûdumuzdaki en küçük bir aktivite bile sâdece tuz mevcûdiyeti ile mümkündür.

Her düşünce, her hareket, bütün yapıp ettiklerimiz beynimiz ve merkezî sinir sistemimiz tarafından kontrol edilir. Sinir tellerimiz impulsları ancak, tuzun ihtivâ ettiği potasyum ve sodyum gibi elementler ortamda var olduğunda iletebilir.

Sofra Tuzu Doğal Tuzla Karşılaştırılamaz

Doğal tuzun içinde sodyum klorürün yanısıra başka mineral maddeler ve eser elementler de bulunur.

Mutfakta normalde kullanıyor olduğumuz tuz aslında tuz değildir, yalnız iki elementten, sodyum ve klorürden oluşan kimyâsal bir üründür. Endüstriyel olarak işlenmiş, ağartılmış, yüksek sıcaklıklarda kaynatılmış ve rafine edilmiş ve nihâyetinde sodyum klorür’e (NaCl) indirgenmiş hâldedir.

Sofra Tuzu: Mineraller Yerine Kimyâsallar

Doğal tuzda mevcut bulunan mineral maddeler (potasyum, magnezyum vb.) ve eser elementler (selenyum, silisyum, çinko vb.) yerine, endüstriyel tuzda çeşitli kimyâsal maddeler vardır.  Bunlar arasında topaklanmayı önleyici maddeler (aluminyum (hidr)oksit, potasyum heksasiyonidoferrat(II)); ayrıca tiroid hastalıkları ve diş çürüklerine karşı proflaksi olduğu varsayılan iyot ve flor bileşikleri bulunur. Salam-sosis gibi ürünlerde kullanılan sofra tuzu sodyum nitrit de içerebilir.

Vücûdumuzda bulunuyor olan ve yine her gün besinlerle almamız gereken tuzun, bir rafine kimyâsal karışım olan sofra tuzuyla bir ilgisi yoktur.

Niçin NaCl?

Fakat gıdâ endüstrisinde neden doğal tuz değil de işlenmişi kullanılıyor? Zahmetli birçok işlemi bırakıp deniz veya kayatuzunu kullanmak daha kolay olacaktır. Gıdâ endüstrisinin konuya bakış açısı ise tamâmen farklı.

Çünkü Sofra Tuzu Gıdâ Endüstrisine Yardımcı Oluyor

Doğal tuzda bulunan mineraller ve eser elementler tuza olumsuz özellikler verebilir. Meselâ magnezyum ve potasyum tuza yoğun ve hafif acı bir tad verir. Magnezyum suyu çeker ve doğal tuz bir araya toplanır. Bu sebeple magnezyumun uzaklaştırılması gerekir. Çünkü topaklı bir tuz iyi depolanamaz ve satılamaz. Ve meselâ hazır yemeklerin üretiminde doğru ölçüde kullanılamaz.

Minerallerle “Kirlenmiş” Sofra Tuzu

Doğal tuzlar, tuz üretimi esnâsında uzaklaştırılan killi toprağın kalıntılarını da içerebilir. Bununla birlikte killi toprak ne zararlı ne de tehlikelidir. Aksine, zehir giderici ve emici özellikleri dolayısıyla sofra tuzunun organizma üzerindeki agresif etkilerini hafifletebilirler. Doğal tuzun bütün bu müsbet bileşenleri, tuz endüstrisi tarafından kirlilik olarak tanımlanır.

Sanâyi İçin Tuz Üretimi

Gıdâ sanâyii, tuz talebi olan bütün endüstriler içinde gerçekten küçük bir paya sâhiptir. Dünyâ çapında üretilen sofra tuzunun yaklaşık %93’ü endüstriyel amaçlarla kullanılır. Bilhassa kimyâ endüstrisinde, çok sayıda ürün sâdece sofra tuzu yardımıyla üretilebilir. (Çamaşır deterjanı, vernik, plastik, PVC vd.) Kimyâsal işlemler en saf hammaddelere ve dolayısıyla en saf sodyum klorüre ihtiyaç duyar.

Bütünsel Perspektiften Sofra Tuzu

Doğada hiçbir madde veya bileşik tamâmen yalnız olarak bulunmaz. Sofra tuzu bu kadar sâdeleştirilmiş hâliyle insan vücûdunun iç uyumuna zarar verir. Vücûdumuzun beklentisi dengeli, doğal ve sağlıklı bir beslenmedir; ‘izole şeker, izole un, kabuksuz pirinç, saf C vitamini tozu ve izole sodyum klorür’ değildir. Tüketilen gıdâlarla vücûda sofra tuzu girmiş olduğunda ise vücut artık kendini korumak üzere tedbirler almalıdır.

Bu amaçla, sodyum klorür su yardımıyla iyonize bir hâle getirilir. Çoğu insan hem çok tuz tüketir hem de çok az saf su içer. Bu durumda fazla tuzu vücuttan atabilmek için kullanılacak olan su, vücut hücrelerinin içinden çekilir. Kıymetli yapılandırılmış hücre içi suyu böylece -sanki daha önemli işi yokmuş gibi- ucuz sofra tuzunu zararsız hâle getirmek üzere kurbân edilir. Suyu çekilen hücreler ölür ve tüm organlarımızın, cildimizin ve kanımızın yaşlanma süreci hızlanır.

Sofra Tuzu Yüzünden Kanser?

Sofra tuzunda çeşitli kimyâsal maddeler bulunur. Salam-sosis gibi et ürünlerinin üretiminde kullanılan tuz yaklaşık % 0,5 oranında sodyum nitrit ihtivâ eder. Bu tuz dekapaj tuzu olarak adlandırılır ve madencilikte kullanılmaktadır.

Salam-sosis gibi işlenmiş et ürünleri îmâl edilirken et ısıtılır ve rengi gri-kahverengiye döner. Bu renkteki bir ürünü kimse yemek istemeyeceği için bu et dekapaj tuzuyla muâmele görür ve hoş kırmızı bir renk alır. Ürünün raf ömrü de uzamıştır. Ne yazık ki nitritlerden -bilhassa proteinlerle etkileşime girdiklerinde- nitrozamin meydana gelir. Nitrozaminler günümüzün en saldırgan kanserojenleri arasındadır.

Sofra Tuzu Dolayısıyla Alzheimer?

Tuzluğun içinde bütünleşmiş olan ve ekilemeyen tuzlara çâre olarak, eskiden tuzluğun içine birkaç pirinç tânesi atardık ve daha az sorun yaşardık. Bugün tüketici her zaman hattâ yıllar boyunca rahat ekilebilir tuz istiyor ve istediğini de alıyor.

Fakat mükemmel ekilebilirliğin bir bedeli var: Sofra tuzu artık bir aluminyum bileşiği içeriyor. Aluminyum metalinin Alzheimer hastalarının beyin dokularında yüksek miktarlarda bulunduğu söylenmektedir.

Sofra Tuzu Sebebiyle Hasta Tiroid Bezi?

Bugün iyotsuz üretilen sofra tuzu yok gibidir. İnsanlar bundan memnun çünkü iyot eksikliğimizi karşılamazsak tiroid bezi hastalıkları ortaya çıkabilir ve kullandığımız sofra tuzu, ihtiyâcımıza cevap veriyor. Fakat iyot bir eser elementtir ve doz aşımına düşmek çok kolaydır.

Tiroid bezi sentetik iyotla yaşanacak doz aşımına karşı son derece hassastır. Tiroid bezinin hafif hiperfonksiyonu, gıdâlardan alınan iyot sebebiyle hızla ciddî bir seyre dönüşüp ânîden ilaç tedâvisi gerektirebilir. Kronik iltihaplı bir tiroid hastalığı olup Avrupa’da en sık görülen otoimmün hastalık olan Hashimoto Tiroiditi iyot alımıyla hızlanır. Hashimoto, tiroid bezinin kendi kendine çözülmesidir ve nüfûsun %2’sinde görülür. Hastalık genellikle tiroid bezi çoktan büyük ölçüde tahrip olmuş olduğunda fark edilir.

Tuz İyotlama

Bildiğiniz bir tiroid hastalığınız varsa yapay iyottan kaçınmalısınız. Fakat hastalığınız olduğu halde buna dâir bir bilginiz yoksa iyotlu tuzlardan kaçınmanız gerektiğini de bilemezsiniz. Böylece, şimdi normal bir şekilde alışveriş yapar ve yemek yerseniz, -iyotlu tuzun her yerde bulunmasından dolayı- tiroid beziniz artık onun fazlasıyla başa çıkamayacak ve siz onu zorla iyotlamanın netîcesi olarak hastalanacaksınız.

Florlu Tuz

Florürler de sofra tuzuna katılan maddelerdendir, dişleri çürüklerden korumaları gerekir. Fakat aşırı flor kullanımının belli bâzı kemik kanserlerine sebep olduğu bilinmektedir.

Sağlıklı Tuz

Geleneksel sofra tuzları için iştahlarını kaybedenler, işlenmemiş ve katkısız doğal tuzlar pazarında deniz tuzu, kayatuzu ve kristal tuzlar gibi çok çeşitli tuzlar bulacaklardır. Bunlar vesîlesiyle gıdâlarınızı kıymetlendirmek ve çok çeşitli şifâlı kullanımlardan faydalanmak için, tuzu satın alırken kalitesine dikkat edin. Çünkü her deniz tuzu yüksek kıymetli, zararlı maddeler ihtivâ etmeyen ve işlenmemiş saf deniz tuzu değildir. Her kayatuzu da radyasyondan ve ağır metallerden tamâmen temiz olmayabilir. Ve bâzı kristal tuzlar sole içinde yıkanıp güneş altında kurutulmuş olabilir.

Kaynaklar:

https://www.zentrum-der-gesundheit.de/salz-gold-der-erde-ia.html

https://www.zentrum-der-gesundheit.de/salz.html /Carina Rehberg

Ağustos 2020, sayfa no: 62-63-64

Ayrıca kontrol et

İstikâmet

Her huy istikamete muhtaçtır. İstikamet ise hiç bir şeye muhtaç değildir. Cömertlikte aşırıya kaçmak israftır. …