Ara

Zeynep Gazâlî ve Tefsiri

Zeynep Gazâlî ve Tefsiri

Müslüman Kardeşler teşkîlâtına mensup olmasından dolayı 1965-1971 yılları arasında Mısır zindanlarında altı yıl hapis yatan Zeynep Gazâlî, hapiste boş durmadı; devamlı yazdı. İşte o günlerde “Nazarât fî-Kitâbillah” adında iki ciltlik bir de tefsîr yazdı. Yazarın kendi ifâdelerinden anlaşılacağı üzere1 adı geçen tefsîrin altyapısını Gazâlî'nin, 'Dâvet Adamının Halvet Günleri' diye nitelendirdiği hapishane yıllarında elinden hiç düşürmediği Kur'ân-ı Kerîm’in satır aralarına yazdığı notlar oluşturmaktadır. Gazâlî, bu notları geliştirerek söz konusu tefsîrini kaleme almış, yazdıklarını Ezher Üniversitesi tefsîr profesörlerinden Abdülhay el-Fermâvî'ye incelettikten sonra 1994 târihinde yayınlamaya başlamıştır. İki büyük cilt hâlinde basılmış olan eser, Kahire'de Dâru'ş-Şurûk yayınları arasında çıkmış bulunmaktadır.

Zeynep Gazâlî’nin tefsîrinin kaynakları ve metodu hakkında Prof. Dr. Ali Akpınar şunları söyler: “Gazâlî, tefsîrini hazırlarken büyük ölçüde İbn Kesîr tefsîri ile Seyyid Kutub'un Fî Zılâli'l-Kur'ân adlı tefsîrinden istifâde etmiştir. Tefsîrinin hemen her sayfasında bu iki tefsîrden yaptığı alıntılara rastlamak mümkündür. Özellikle Fî Zılâl'dan zaman zaman uzun alıntılar yaptığı olur. Bu iki kıymetli tefsîrin yanında Kurtûbî, Âlûsî, Ebu's-Suûd, Kâsımî, Ehvâzî tefsîrlerinden de yararlanır. Söz konusu tefsîrlerden yaptığı alıntıları dipnotlarda gösteren Gazâlî, tefsîrini hazırlarken, sanki bu ilim adamlarının ders halkalarına katılıp onlara öğrenci olduğunu söyler.” 

Zeynep Gazâlî, âyetlerin tefsîrini yaparken, ilgili âyetler yanında, hadîs mecmualarına da mürâcaat eder ve aldığı hadislerin kaynaklarını dipnotlarda gösterir. O, âyetlerin tefsîrini yaparken şöyle bir metod izler: Önce kolay ve anlaşılır bir uslûpla âyetlerin mânâlarını verir. Âyetlerde geçen temel kavramları kısa kısa açıklar. Âyetin indiği dönemin özelliklerini verdikten sonra, âyetlerin mânâ ve hükümlerini günümüze taşır. Yaşadığımız sosyal, siyâsal ve ekonomik olaylarla âyetler arasında sıkı bir ilgi kurar.2 Ona göre, Kur'ân âyetlerini pratik hayâta yansıtabilmek için öncelikle İslâm insanının yetişmesi, ardından İslâm âilesinin kurulması, ondan sonra da İslam toplumunun oluşumu kaçınılmazdır. İslâmî temel prensiplerin hayâta geçirilebilmesi için ise, Allâh'ın indirdikleriyle hükmetmek ve Allah yolunda cihâd etmek şarttır.3"Bugün, Kur'ân-ı Kerîm tecvîd üzere güzel güzel okunuyor ve gece gündüz dinleniyor. Ne var ki bu hâliyle o, hayattan el çektirilmiş ve terkedilmiş durumdadır. Bu yüzden bugün müslümanlara düşen kendilerini, daha önce yahûdî ve hrıstiyanların içerisine düştüğü sapmaların pençesinden kurtarmalarıdır"4 diye sızlanan Gazâlî, Kur'ân’ı anlamanın gereği üzerinde ısrarla durarak şunları söyler: “Kur'ân'ı düşünmüyorlar mı?”5 âyetini dikkatlice incelediğimizde, anlamaksızın ve üzerinde durup düşünmeksizin, tek başına okumanın bir işe yaramadığını çıkartabiliriz. Şöyle ki insan, âyetlerin maksatlarını, ince uyumunu, coşkulu güzelliğini düşünecek olsa; Kur'ânî gerçekler ve onun gāyesi üzerinde durup düşünecek, hiçbir bıkkınlık ve yorgunluk duymadan onu hissedecek, ondan ayrıldığında tekrar ona dönme tutkusu ile dopdolu olacaktır. Böylece onu okumayı bitirdiğinde, iç dünyâsı aydınlanmış olarak ondan ayrılacaktır. Artık biz onu, başkalarıyla ilişkilerinde ve davranışlarında yürüyen bir Kur'ân olarak göreceğiz. Artık o kişinin, tüm hareketlerinde gereği gibi adâlet ve hakkāniyeti gözettiğini, yenilenen bir hayâtın içerisinde güzelliklerin adamı olduğunu göreceğiz.  "Evet, gerçekten Allâh'ın kitâbını ince ince düşünüp onu anlamaya çalışan kimse, Allâh'ın rızāsını kazanma uğruna, başkalarının mutluluğunu sağlama adına tüm sevgi, güzellik ve fedâkârlıkları barındıran insandır. Böyle bir kimse, tüm bunları bir dünyâlık için değil, yalnızca Allah sevgisi adına yapar."6 

Zeynep Gazâlî, Kamer sûresinde tam dört kere tekrarlanan "And olsun ki Kur’ân'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?"7 âyetini açıklarken şunları söyler: "Yāni Biz, o Kur'ân’ın lafzını da mânâsını da kolaylaştırdık. Onu okumak da kolaydır, anlamak da. Ama bu kolaylık elbette ki, gönlünü ilâhî kelâma açan kimse içindir. Sûrede bu ifâde tam dört defa tekrarlanıyor. Bununla konunun önemine dikkat çekiliyor. Israrla Allah kelâmını okuma, ezberleme ve anlamanın kolaylığı vurgulanıyor. Hal böyle iken, o inkârcılar içerisinde, Allah'tan korkup bu Kur'ân'dan ders alacak bir kimse yok mudur? Aynı şekilde tüm insanlık içerisinde O'ndan çekinip bu Kur'ân’dan öğüt alacak kimse yok mudur?"8"Hz. Peygamber, 'Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kur’ân'ı terk etmişti' der"9 âyetini açıklarken de şunları söyler: "Bu âyet, Allâh'ın kitâbına inanmayıp ondan yüz çeviren, her zaman ve her yerde onun ölçülerine göre hareket etmeyen tüm herkes için dehşetli bir uyarıdır. Kur'ân'ı terk etmek farklı şekillerde kendini gösterebilir. Şöyle ki, kişinin düşünüp anlayarak özenle onu okumaması, Kur'ân okunurken onu dinlememesi, onun ölçülerini öğrenip onlara göre yaşamaması, evet tüm bunlar Kur'ân’ı terk etmektir. Burada Hz. Peygamber’in sünneti de gözardı edilmemelidir. Zîrâ sünnet, Allâh'ın Rasûlü’ne ilhâm ettiği şeylerdir. İşte bizler, Kitap ve Sünnete birlikte sarılmaz, onlara göre hayâtımıza çekidüzen vermezsek, işte o zaman âyetteki tehdîdin altına girmiş oluruz..."10

Asrımızın îmansızlık depremine yakalanmış ve sağa sola savrulmuş insanlarına “durun kalabalıklar! İslâm adına size söyleyecek çok sözümüz var” diyecek olan dâvâ şuuruna sâhip mücâhid ve mücâhidelere Zeynep Gazâlî’yi tanımalarını ve başta Zindan Hatıraları ve Tefsîri olmak üzere diğer eserlerini okumalarını tavsiye ederim. 

Not: Bu yazı, Prof. Dr. Ali Akpınar’ın, 15 Aralık 1999 târihinde Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nin 3. sayısının 229-256 sayfaları arsında yayınlanan “Bir Hanım Müfessir Zeyneb el-Gazâli ve Tefsiri” başlıklı makālesinden istifâde edilerek yazılmıştır. 

Dipnotlar:
1 Bkz. Zeynep Gazâlî, Nazarât fî Kitâbillah, Dâru'ş-Şurûk, Kahire, 1994, I, 12.
2 Ali Akpınar, “Bir Hanım Müfessir Zeynep Gazâlî ve Tefsiri”, s. 231.
3 Zeynep Gazâlî, Nazarât, I, 6-8.
4 Zeynep Gazâlî, Nazarât, I, 47.
5 Nisâ sûresi, 4/82.
6 Zeynep Gazâlî, Nazarât, I, 318.
7 Kamer sûresi, 54/ 17, 22, 32, 40.
8 Zeynep Gazâli, Nazarât, II, Kamer sûresinin tefsiri.
9 Furkan sûresi, 25/30.
10 Zeynep Gazâlî, Nazarât, II, Furkan sûresinin tefsiri.

Eylül 2026, sayfa no: 42-43

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak