Ara

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (26. Mektup)

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (26. Mektup)

Daha önce mârûzâtımıza binâen tarîkat-ı âliyyenin feyizli halkasına katılmayı kabûl ettiğinizi müjdeleyen mektubunuza nâil oldum ve bu nâiliyetimi önceki lütuf ve ihsanlarınıza ilâve telakkî eyledim. Ve hemen dilimden düşürmediğim hayr duâlarıma yenilerini ekleyerek ömrünüzün âfiyetinin artmasını ve kemâl başarılarınızı tekrar bâr-gâh-ı Ahadiyet’e arz ettim. Kurtuluşun başlangıcını ihsan buyurmuş olan Hazreti Allah büyük kurtuluş yolunu da kolaylaştırsın. Sabırlı ve şükreden kullarından etsin. ‘Eğer şükrederseniz nimetimi artırırım (İbrahim 14/7)’ sırrına ulaşabilmeyi nasîb etsin. ‘Bulut, rüzgâr, ay, güneş, gökte devamlı olarak çalışmaktalar, Sen sakın ekmeğini elde edince gafletle yemeyesin’ Bulut, yağmur, rüzgâr, ayın güzelliği ile güneşin harâretini elinde tutan ve bunların güzel etkileriyle Âdemoğlunun geçim ve âfiyetini temin buyuran Hazreti Allâh’ın sayısız ve sonsuz olan nimetlerini bilip cümlemizi şükür vazîfesinin îfâsına gayret eden sâlih kullardan eylesin, âmin. Böyle bir velinimetin lütuf ve ihsan sofrasını takdir etmeyen nankör kullarından etmesin. Çünkü âyet-i kerîmenin sonunda ‘Eğer küfrederseniz şüphesiz azâbım şiddetlidir’ vardır. Yâni şükür vazîfesini îfâ etmeyi nimetin artmasına gerekçe kıldığım gibi nimete nankörlük etmek de rahat, kanâat ve huzur gibi kalp sükûnunun zevâlini gerektirir ve insanı azâba uğramış kılar. Bâkî, es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berakâtüh.

Es’ad-ı Erbilî’nin (k.s) Bu Mektubundan Öğrendiklerimiz:

1. Kişi, sevinci dolayısıyla Allah Teâlâ’ya şükretmelidir. 2. Tevbeye ulaştırdığı için Allah Teâlâ’ya ayrıca şükretmelidir. Çünkü tevbe, ilâhî rızâyı kazanmaya atılan ilk adımdır. 3. Sabır ve şükür mü’minin iki büyük özelliğidir. 4. İnsan, şükürle nimetlerin artmasını hedeflemelidir. 5. Kişi, Allah Teâlâ’nın sayısız ve sonsuz nimetlerini tefekkür edip sâhip olduğu bu nimetler için hakkıyla şükretmelidir. 6. Hz. Peygamber’in (sav) Tahiyyat duâsında dile getirdiği gibi, kişi sâlih kimseler arasına dâhil olabilmek için duâ etmelidir. 7. Nankörlük mü’min için aslâ düşünülemeyecek bir hâli îfâde etmektedir. Bu kötü hâle düşmemek için duâ etmelidir. 8. Nankörlere şiddetli azâbın geleceği gerçeği düşünülerek hayâta anlam katılmalıdır. 9. Şükür nimetin artmasına, nankörlük ise nimetin elden gitmesine sebeptir. 10. Söze selâm ile başlandığı gibi yine selâm cümlesiyle söze son verilmelidir.

Fatih Çınar (Yenidünya Dergisi Şubat 2017)

İbrahim 14/7

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak