Ara

Marifet Ağacı

Yaratılış gayemiz Hakk Teala'yı tanımak ve tanıtmaktır. "Sen kendini nasıl tanıtıyorsan, öylesin", buyuran Efendimiz (sav). Zâtı hakkında düşünülmeyeceğini haber verir. İsim, sıfat ve fiillerinden bahsedilir ancak. Mekke'de on üç yıl Efendimiz (sav) Allah Teâla'nın yaratma ve emirde bir olmasını anlatmıştır. Hiçbir varlığın Allah Teâla gibi sevilmeyeceğini, ibadetin sadece O'na olacağını, insanlara şah damarından daha yakın olduğunu, rahmetinden ümit kesilmeyeceğini, kulların bağışlanacağını haber vermiştir. Ve bu hakikatlerin muhatabı olarak, insanı seçmiştir. İnsanda, Cenâb-ı Hakk'tan alınan emrin samimi bir amele dönüştürülmesiyle 'marifet' hâsıl olmuştur. Er-Rufai Ahmed bin Ali, "Hâletü Ehli'l-Hakikati Maşlah" adlı eserinde, marifeti ağaca teşbih ederek şu şekilde izah eder: Marifet: Altı dallı, kökleri yakin (İlahi yakınlık) ve tasdik (kalbin Allah Teâla'dan gelen her şeyi kabul etmesi) toprağına geçmiş, dalları ise iman ve tevhid gövdesine bağlı bir ağaca benzer. Birinci Dal: Havf (Allah korkusu) ve reca (Allah Teâla'nın rahmetinden ümit içerisinde olmak)'nın bağlı olduğu tefekkür dalıdır. İkinci dal: Sıdk (Allah Teâla'ya ve mahlûkata karşı sadakat içerisinde olmak ve kalmak)'nın da bağlı olduğu ihlas dalıdır. Üçüncü dal: Haşyet (Allah Teâla'ya karşı edeb dışı hareket etmekten korkmak) ve Bükâ'nın (Allah Teâla için gözyaşı dökmenin) bağlı olduğu takva dalıdır. Dördüncü dal: Kanaat (verilen ile yetinmek) ve rıza'nın (verilene razı olmak) bağlı olduğu tevekkül dalıdır. Beşinci dal: Ta'zim (saygı) ve haya'nın (İlahi ve beşeri utanmak) bağlı olduğu sekine (kalpte meydana gelen gönül sükûneti ve rahatlığı) dalıdır. Altıncı dal: istikamet (İman ve amelde sırat-ı müstakim üzere olmak) ve vefa'nın bağlı olduğu Vedd (sevgi) ve muhabbet dalıdır. Her bir daldan sayısız, sonsuz hayır çeşitleri doğar ve şubelere ayrılır; karşılıklı davranışlarda doğruluk, sohbette ünsiyyet (Allah Teâla'nın rızası için bir araya gelinmiş her bir sohbetten muhabbet neticesinde beraber olunan ihvanda hissedilen ve mürşid-i kâmilden nûr-u velayet sebebi ile meydana gelen İlahi yakınlık ve muhabbet) kurbiyyet incileri (Allah Teâlâ ile ünsiyet kurmuş, velinin kalbine Arş'ın hazinesinden akseden mana incileri, velayet nurları vb.) safâ-yı vakt (vaktin Allah Teâla'nın rızasına uygun olarak geçirilip kalbin duyduğu manevi manalar neticesinde vakitten alınan tevfikat-ı Rabbaniye'ye uygun vakit geçirmenin verdiği haz) ve daha anlatılamayan nice vasıflar.. Bu dallardan hiçbirinin rengi diğerine benzemez, tadı da... O dalların altında tevfik nurları vardır. O nurlar inayet ve fazi menbaından akarlar. İnsanlar ise bu marifet ağacı karşısında farklı derecelerde ve değişik hallerde bulunurlar. Bazısı ağacın kökünden gafil olduğu halde sadece gövdeye tutunur ve böylece dallarından mahrum ve meyvelerinin tadından perdelenmiştir. Bazısı büyük dallardaki küçük dallara tutunur. Bazısı da ağacın hepsine iltifatını çevirmeksizin, o ağacı yaratanın (o dönem içerisinde) tek dostu olduğundan o ağacın köküne tutunur ve böylece hepsini almış olur.

Alemdar-Ali Ramazan Dinç Efendi (ks)

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

test
Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak