Ara

İstanbul, Sur Dışında Fetih Öncesine Târihlenen Bir Câmi: Topçubaşı Es'ad Ağa Câmi-i Şerîfi

İstanbul, Sur Dışında Fetih Öncesine Târihlenen Bir Câmi: Topçubaşı Es'ad Ağa Câmi-i Şerîfi

Her birinin ayrı hikâyesi bulunan semt, mahalle, cadde ve sokak isimleri, şehirlerin geçmişiyle bugünü arasında, bugünü ile geleceği arasında en önemli, en güçlü bağlantılardır, köprülerdir. Evet, yer isimleri şehirlerin hâfızası, kimliği, kişiliği, yaşanmışlığı, kısacası târihleridir. Zîrâ bu isimler, hiçbir zorlama olmaksızın, o yer sâkinleri tarafından uzun yıllar boyunca tecrübe edilmiş, kabûl görmüş, içselleştirilmiş ve meşruiyet kazanarak târihteki yerini silinmez bir şekilde almıştır.

Yeni yerleşime açılan bölgeler, yeni kurulan mahalleler ve sokaklar dışında hiçbir yerin târihten gelen adı değiştirilmemeli, hattâ değiştirilmesi dahî teklîf edilmemelidir. Yeni kurulan bir yere yeni isim verilmesi gâyet normaldir lâkin eski yer adlarının genel ahlâk kurallarına aykırı, nâhoş bir anlamı yoksa gelişigüzel değiştirilmesinin pek çok yönden ciddî sakıncaları vardır. Özetle böyle bir teşebbüse kalkışmak, şehrin genleri ile oynamak, en hafif tâbirle yüzlerce yılda oluşan kolektif bilincin bir çırpıda yok edilmesi demektir.

Taşı toprağı buram buram târih kokan İstanbul'umuzun her bir ilçesi orta ölçekli bir şehir büyüklüğünde. Ömür biter bunların tamâmını gezip görmeye, tanımaya ve hakkıyla anlatmaya kelimeler ve vakit kifâyet etmez. Yine yeni bir iş vesîlesiyle yeni bir muhitteyiz. Gittiğimiz, gördüğümüz her semti, mahalleyi, buralarda bulunan kültürel ve târihî mîrâsı elimizden geldiğince, karınca karârınca paylaşmaya çalışıyoruz. Yeni iş yerimiz Eyüp Sultan sınırları içerisinde bulunan Topçular Mahallesi’nde. Günümüzde sanâyi sitelerinin, buna bağlı olarak çalışma hayâtının yoğunlukta olduğu mahallenin muhtelif yerlerinde kimi târihî eserlere tesâdüf edilmektedir. Topçular semtinin ismi, civardaki târihî ve kültürel mîras bakalım bizi nerelere götürecek, târihe mâl olmuş hangi isimlerle, şahsiyetlerle karşılaştırıp tanıştıracak?!

İstanbul'un fethinden önce kara surları yakınlarında orduların konakladığı ve muhasara için hazırlıkların yapıldığı muhtelif noktalar vardır. Bugün dahî fizikî olarak varlıklarına şâhit olduğumuz Rami Kışlası (Yakın zamanda kütüphane olacak), Maltepe Askerî Hastanesi (Günümüzde Çevik Kuvvet hizmetinde) ve Davut Paşa Kışlası (Yıldız Teknik Üniversitesi Yerleşkesi) bu kuşakta yer alır. Eyüp Sultan Düğmeciler Mahallesi’nin târihi de o günlere dayanır. Vaktiyle burada top döküm işleri yapıldığı için semt "Dökmeciler" olarak bilinmiş. Daha sonraları Dökmeciler "Düğmeciler" olarak telaffuz edilmeye başlanmış. Bu minvalde Topçular Mahallesi’nin ismi de fetihle ilişkilendirilir. Rivâyetlere göre İstanbul kuşatması sırasında Osmanlı topçu birlikleri burada konuşlanmış vaziyette idi. Burada, Rami Kışla Caddesi üzerinde, mahalleye adını veren Topçubaşı Esad Ağa isimli bir de câmi bulunuyor. Mâbed Topçular Câmi-i Şerîfi olarak da biliniyor. Osmanlı döneminde yol güzergâhlarında, kısa süreli konaklama alanlarında, her şeyden önce, kısaca "açık hava ibâdetgâhı" diyebileceğimiz bir namazgâh inşâ edilirdi. Kanunî Sultan Süleyman Han dönemine târihlenen Topçubaşı Esad Ağa Câmii’nin de böyle bir namazgâh üzerine, fethin kutlu askerleri tarafından inşâ edilmiş olması ihtimâl dâhilinde gözüküyor. 

Topçubaşı Esad Ağa Câmii’nin Edirnekapı yönünde, 150-200 metre ilerisinde, sol tarafta böyle bir namazgâh vardır. Buradaki namazgâh çeşme üzerindedir. Sadrazam Mehmed Paşa tarafından 1618 yılında kesme taştan klâsik tarzda inşâ edilen çeşmenin târih beyti şöyledir: "Nâzır oldukda bu ihsân-ı cemîlin hüsnüne/ Didi târihin Hatibi hayruhu mâun mâin". Câminin Rami Kışlası yönünde, aynı doğrultuda târihî bir çeşme daha vardır. Bayrampaşa'ya bağlı Yenidoğan Mahallesi sınırları içerisinde kalır. Cicoz Yolunun başlangıç noktası ile Rami Kışla Caddesi’nin kesiştiği noktada, cadde üzerinde yer alan çeşme Sadrazam Mustafa Paşa tarafından 1753 yılında yaptırılmış. Târih beyti şöyledir: "Nâfizâ nutk itdi hâme târih-i vasfın temâm/ Sadr-ı Âli Mustafa Pâşânın ayn-ü cûdû bu” (1166/1753) Buradaki târihî yapılardan ve izlerden anlaşıldığına göre bölgede fetih döneminden îtibâren bir îmar ve yerleşim hareketlenmesi vardı.

Târihî hüviyetinden eser kalmayan, yakın zamanda yapılan ek bir üniteyle ibâdet alanı genişletilen Topçubaşı Esad Ağa Câmii'nin giriş kapısı solunda, minâre gövdesi üzerinde, 1452 yılında Fatih Sultan Mehmed Hân'ın Topçubaşısı Esad Ağa tarafından inşâ edildiğine dâir mermer bir levha bulunuyor. Latin harfleriyle yazılan levha buraya yakın zamanda takılmış. Evliya Çelebi'ye göre Fatih zamânında Rumeli tarafına sefer yapıldığı vakit, topçu tâifesi burada eğlendikleri için semte "Topçular" denilmiş. Ancak mâbedin inşâ târihini 1452 yılına götürecek yazılı, kesin bir bilgiye, kaynağa ulaşamadık. Mimar Sinan'ın Eyüp Sultan'da inşâ ettiği eserler arasında gözükmüyor. Fetih dönemine âit eserlere dâir önemli bir kaynak olan Ekrem Hakkı Ayverdi'nin "Osmanlı Mimarisinde Fatih Devri" isimli kitapta da câminin izine rastlayamadık. Ayvansarayî Hüseyin Efendi, Hadikatü'l-Cevâmî isimli eserinde mâbedin Kanuni Sultan Süleyman Han döneminde Topçubaşı olarak görev yapan Es'ad Ağa tarafından inşâ edildiğini zikreder. Câmi haziresindeki mezar taşları da bu bilgiyi teyit eder mâhiyettedir. Vaktiyle 15 şâhidenin yer aldığı câmi haziresinde dört şâhide kalmış. Yoğun bir şekilde yağlı boya ile boyandıkları için yazılarını okuyamadık. 

Mehmet Nermi Haskan Eyüp Sultan Târihi isimli eserinde burada yer alan şâhideler hakkında şu bilgileri verir: "Sikkeli dört köşe ince bir şâhide üzerinde 'Sâhib'ül-Hayrat Topçubaşı Es'ad Ağa rûhi çün Fâtiha' diye yazılıdır. Rakam yoktur. Hadika yazarı (Ayvansarâyî Hüseyin Efendi) ise, 966 (1559) târihini görmüştür. Bu durumda şimdiki taşın orijinal olmaması îcâb eder. Yanında, aynı tip bir taş üzerinde de: 'Topçubaşı Es'ad Zâde Abdullah' yazısı vardır ve yine târih yoktur. Bunun yanındaki şâhide ise okunamaz haldedir. Yalnız 'İsmail Ağa 1030 (1620)' yazısı okunabilmektedir. İsmail Ağa, Hadikatü'l Cevami'de belirtildiği gibi Es'ad Ağa'nın oğlu olmalıdır. Bunun yanında, Mevlevî sikkeli, el-Hâc es-Seyyid Şeyh İsmail Hikmeti Efendi'nin 1270 (1853) târihli şâhidesi vardır.”

Haskan, adı geçen eserinde Silivrikapı dışında, Seyyid Nizam Câmi-i Şerîfi'nin karşı köşesinde bir mezar taşından daha söz eder. 978 (1570) târihli bu şâhide, Ni'mel Ceyş'ten, Fatih Sultan Mehmed Han'ın Topçubaşısı Es'ad Ağa İbn-i Berri'ye âittir. Şâhide kitâbesi şöyledir: "Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Rasûlüllah Es’ad Ağa ibn Berrî Ağa Reîs-i Topcuyân kad mâte fî tarîh-i sene 978". Bahse konu kabri ziyâret ettik. Sütun formundaki 978/1570 târihli bu şâhidenin ayak taşı bölümünde bir kitâbe daha vardır. Altı kutucuktan oluşan kitâbenin son dört kutucuğunda şu ifâdeler yer alır: "Hakk-ı rızâ ta’mîre bir nişân mezarım taşına/ Sultân Mehmed Fâtih hazretlerinin/ Topçubaşısı Es’ad Ağa ibni Berrî/ Sene: 978/1570 Tâmir sene: 1265/1850".

Buradaki bilgilere göre kabir 1265/1850 senesinde tâmir görmüştür. Şâhide bu tâmir sırasında yenilenmiş olmalı. Yazı içeriği ve mezar taşı formu bakımından 16. yüzyıl mezar taşı formunu yansıtmadığı söylenebilir. Kabrin baş taşı önüne yakın zamanda mermer bir levha daha konulmuş. Bunda da: "Fatih Sultan Mehmed'in Topçubaşısı Esad Ağa 879/1474" ifâdesi yer alıyor. 

Zeytinburnu, Seyyid Nizam Câmi-i Şerîfi karşısında yer alan kabirden, mezar taşlarından anlaşıldığına göre Fatih Sultan Mehmed Han döneminde görev yapan Topçubaşı Es'ad Ağa isimli bir şahıs daha vardır. Burada medfun olduğu ifâde edilen Es'ad Ağa'nın ve oğlu Berri'nin Eyüp Sultan, Topçular’daki Topçubaşı Es'ad Ağa ile bir akrabalığı var mı? Topçubaşı Es'ad Ağa Câmii Şerîfi'nin ilk bânîsi bu zât mı? Acaba kabirler aynı şahıslara mı âit? İstanbul'un fethi öncesinde burada bir namazgâh/mescid bulunuyor muydu? Bunları bilemiyoruz. Soruları çoğaltmak mümkün. Lâkin eldeki verilere göre kesin bir tesbit yapmak şu an için pek mümkün gözükmüyor.

Gerçek şu ki İstanbul'da bir câminin inşâsının fetihten bir yıl öncesine târihlendirilmesi önemlidir, anlamlıdır. Böyle bir bilgiyle karşılaştığı zaman insan ister istemez heyecanlanıyor; târih muhâsebesi yaparak tâbir yerindeyse âdetâ o günlere gidip geliyor. Lâkin bu verilerin daha derli toplu bilgiler ışığında temellendirilmesi de gerekir. Yukarıda da ifâde ettiğimiz üzere yer isimleri uzun yıllar boyunca toplumun genel kabûlü, ortak irâdesiyle belirleniyor ve çok kıymetlidir. Bize düşen parçaları birleştirip fotoğrafı, fotoğrafları daha belirgin hâle getirmek. Temennîmiz daha kapsamlı araştırmalar sonucunda elle tutulur, yazılı kaynak olabilecek bilgilere, verilere ulaşılması. Binde bir ihtimal dahî olsa böyle bir bilgiyi gün yüzüne çıkarmak için her türlü çabayı göze almaya değer diye düşünüyoruz. Bizimkisi bu minvalde atılan mütevâzı bir adım, genç araştırmacılara bir nevi işâret fişeği mâhiyetindedir. Kültür, tefekkür ve medeniyet târîhimize emek veren, katkı sağlayan cümle geçmişlerimize rahmet dileğiyle...

Yararlanılan Kaynaklar:

  • Evliyâ Çelebi Seyâhatnâmesi, Hazırlayan: Zuhuri Danışman, İstanbul, 1969.
  • Kâmil Büyüker, (Editör) Seyyid Nizam Hz. ve Seyyid Nizam Külliyesi, Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınlarını, İstanbul, 2018.
  • Mehmet Nermi Haskan, Eyüp Sultan Târihi, Eyüp Sultan Bel. Yay., İst. 2009.
  • Mustafa Paşa (Sadrazam) Çeşmesi, www.suvakfi.org.tr, Erişim Târihi: 18.06.2021.
  • Mustafa Cambaz, Topçubaşı Es'ad Ağa Câmii, www.mustafacambaz.com, Erişim Târihi: 21.06.2021.
  • Hâfız Hüseyin Ayvansarayî, Hadîkatü’l-Cevâmi, İstanbul, 1281.
  • Sadrazam Mehmet Paşa Çeşmesi ve Namazgâhı, www kulturenvanteri.com, Erişim Târihi: 21.06.2021.
  • Tahsin Öz, İstanbul Câmileri Türk Târih Kurumu Yayınları, Ankara, 1997.
  • Topçubaşı Es'ad Ağa Câmii Şerîfi ve Sadrazam Mustafa Paşa Çeşmesi Fotoğrafları: Haliç Postası [@HalicPostasi]

Ekim 2021, sayfa no: 50-51-52-53

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak