Ara

Gerçekten Özgür müsün?

Gerçekten Özgür müsün?

Özgür olmayı, Cenâb-ı Hakk’ın koyduğu sınırları korumada gören sâdât-ı kiramda bulduk. Îmânın şartından biri olan hayır ve şerri Allah Teâlâ’dan bilme mutluluğunu onlarda müşâhede ettik. Derd ü belâ saltanâtını iki cihâna vermezem bahtiyarlığını onlar yaşadı. 

Gerçek özgürlük, sevgiye mazhar olmaktır. Râbiatül Adeviyye annemiz, iftarsız oruç tutup ışığı bile yakamayacak, suyu bile içemeyecek hâle gelince, “Yâ Rab! Sevdiklerine hep böyle mi yaparsın?” deyince Rabbimiz (cc), “Ey Râbia! Eğer dilersen dünya nimetlerini üzerine saçayım ve üzerindeki bütün dertleri kaldırayım. Fakat bil ki, dünya tasası ile Benim aşkım (muhabbetim) bir arada bulunmaz.” hitâbında bulunmuş; Râbia annemiz de bu hitâbı duyunca târifsiz bir sevinç yaşamıştır. 

Hoştur bana senden gelen
Ya hil'atü yâhut kefen
Ya tâze gül yâhut diken
Kahrın da hoş lütfun da hoş 

Gerek ağlat gerek güldür
Gerek yaşat, gerek öldür
Âşık Yûnus sana kuldur
Kahrın da hoş lütfun da hoş
Yûnus Emre

Yûsuf (as) kuyuda duyduğu İlâhî zevki, İbrâhîm (as) ateşte erdiği tecellî nûrunu hiç birşeyde duymamıştır. Ateş güle, kuyu cennete dönmüştür.

Gerçek özgürlüğü, secdede baş rükûda bel ayakta istikameti görenler, tâate doyamazlar.

Gönülde bayram, dost ile seyrân olanlar şöyle derler: 

N’oldu bu gönlüm n’oldu bu gönlüm
Derd ü gam ile doldu bu gönlüm
Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm
Yanmada derman buldu bu gönlüm 

Yan ey gönül yan, yan ey gönül yan
Yanmada oldu derdine derman
Pervâne gibi pervâne gibi
Şem’ine aşkın yandı bu gönlüm 

Gerçi ki yandı gerçeğe yandı
Rengine aşkın cümle boyandı
Kendinde buldu kendinde buldu
Matlabını hoş buldu bu gönlüm 

Sevâd-ı a’zam sevâd-ı a’zam
Belki oluptur arş-ı muazzam,
Meskeni cânan meskeni cânan
Olsa acep mi şimdi bu gönlüm 

El-fakru fahrî el-fakru fahrî
Demedi mi ol âlemler fahri
Fahrini zikret fahrini zikret
Mahv u fenâda buldu bu gönlüm 

Bayram’ım imdi, Bayram’ım imdi
Bayram edersin yâr ile şimdi
Hamd ü senâlar hamd ü senâlar
Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm
Hacı Bayram Velî 

Hakîkî özgürlüğe erenler, Yûnusça konuşurlar:

“Cennet Cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç hûri. İsteyene ver onları, bana Seni gerek Seni.”

Eylül 2026, sayfa no: 4-5-

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak