Ara

Evde Kalan Kızlar, Sokakta Bakakalan Erkekler

Evde Kalan Kızlar, Sokakta Bakakalan Erkekler

“Evde kalmak” bana hep hüzünlü gelmiştir. İstenen, beklenen, tercîh edilen olmak iyi aslında. Ancak burada sıkıntı şu: Eğer tercîh edilmek için bir çaba harcasa, gayret etse, süslenip püslense suçlamalar gelir. Sessiz kalsa, vakarıyla dursa, başka bir suçlama gelir. Zor bir iş netîcede. Erkek evde kalmaz ama kız evde kalır. Ama artık kimsenin umurunda değil sanki. Çünkü daha yirmi sene öncesinde, yirmi yaşında bir kız evde kalmış gibi algılanırken bu rakam, günümüzde neredeyse otuzlara dayandı. Aynı durum erkekler için de geçerli. 

Ayrıca kızlarda ve erkeklerde çıta çok yüksek.

Herkes en yüksek perdeden eş aramaya, iş bulmaya çalışıyor. Erteledikçe erteliyor ve sonra yaş hayli ilerlemiş oluyor.

Bu noktada dostların, tanıdıkların aracılığı çok önemli. Dostlar birbirinin yakınlarına, çocuklarına, doğru bir yöntemle aracılık yapmalıdırlar. Biraz korkmakta elbette haklıdırlar. Ancak onlar sâdece tanıştırma, hatırlatma ve gündeme alma açısından bir görev üstlenmelidirler. Evliliğin gerçekleşmesi için aslâ bir baskı hattâ yönlendirmeye bile tevessül etmemelidirler. Asıl karârı gençler ve âileleri vermelidir. Dostlar sâdece bir buluşma vesîlesi olmalı, kimseye kefîl olmamalıdırlar. İnsanları yeterince, doğru olarak tanıma imkânı olmayabilir. Veya insanlar evlilik sonrası çok değişik bir portre sergileyebilir. Bu sebeple sâdece telkin şeklinde olacak bu vesîleler çok kıymetli ve gereklidir.

“Dîni ve ahlâkı hoşunuza giden birisi size gelip kız talep ederse onu evlendirin! Böyle yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve geniş bir fesad çıkar.” (Tirmizî, Nikâh, 3/1084) 

“Ey Ali! Şu üç şeyi sakın geciktirme: Vakti gelince namazı, hazırlandığında cenâzeyi, dengini bulduğunda bekâr veya dul kadını evlendirmeyi.” (Tirmizî, Salât, 13/171; Ahmed, I, 105)

Gençlik Ateşi

İnsandaki pek çok duygunun, özellikle şehvet duygusunun en zirvede olduğu, davranışları çepeçevre kuşattığı bu dönemde hayâtı bekâr olarak geçirmek, çok riskli. Televizyonlardan, internetten, sokak ve okullardan oluk oluk cinselliğin aktığı bir ortamda buna direnebilmek, ahlâk üzere kalabilmek büyük bir nefis mücâdelesi gerektiriyor.

Bu dönemde gençlik ateşini söndürmek, büyük bir inanç ve sabır istiyor. Bunun yapılamadığı zamanlarda, îmânî kırılmalar, rûhî travmalar, ahlâkî yozlaşmalar gerçekleşiyor. Ve böylece dünyâsını ve âhiretini sıkıntıya sokan bir süreç başlatılmış oluyor.

Evlenmeyi erteleyen çoğu genç, flört girdâbında, günah(kâr)larla kucak kucağa bir hayat yaşıyor. Bunu yap(a)mayanlar da ciddî acılar çekiyor. 

Aile ve Dostlara Düşen Görev

Her anne baba, çocuğunun mürüvvetini görmek ister.

Ancak bunu istemek yetmiyor. Kriterlerini iyice belirlemek şartıyla en uygun zamanda işi hızlandırmak gerekiyor. Dostlara da bu konuda önemli görevler düşüyor. Birbirine denk olarak gördükleri gençleri, meşrû yollarla buluşturarak âilenin temelini atmalıdırlar. 

Dost çevrelerinden bazılarının sütten ağzı yanmış olabilir. Daha önce evlenmelerine aracılık yaptığı bazı kimselerin, yaşadığı olumsuzlukları, buna vesîle olanların üzerine atarak bedduâlar yağdırdığı bir gerçeklik olabilir. Ancak bu noktada önemli olan kişinin samîmî ve dürüstçe bir aracılık yapıp yapmadığıdır. Bu noktada aracılık yapmak elbette risklidir. Ancak aracı, tavsiye ettiği şahsı değişik yönleriyle araştırmalı, eksi ve artılarını paylaşmalıdır. Bildiği herhangi bir şeyi de gizlememelidir. Bunları yaptıktan sonra gerisi Allâh’a tevekküldür. 

Evet erken evliliği de gecikmiş, uzatılmış evlilikleri de önermiyoruz. Ama neyin, kime göre erken veya geç olduğunun da iyi düşünülmesi gerekiyor. 

Netîce itibâriyle gençler, âile yükünü kaldıramayacak kadar erken veya gençliğini mayınlı arazilerde koşturacak kadar geç evlenmeye heves etmemelidirler.

Hayâta olumlu bakarak, gelişmeleri olumlu düşünerek en güzel ve mutlu günlere kavuşmalıdır.

Ama son söz Peygamber Efendimiz’den: “Ey gençler topluluğu! İçinizden evlenmeğe gücü yetenler evlensin. Çünkü bu gözü haramdan korur, iffetli kalmaya yardımcı olur.”

Ocak 2026, sayfa no: 56-57

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak