Ara

Aşkın Sırrı

Aşkın Sırrı

Aşk, sevginin taşması, muhabbetin artmasıdır. Ezelde takdîr edilen bir tanışmadır. Sevgili Peygamberimiz (sav) buyurdular: “Ruhlar toplanmış cemaatler (gibidir). Onlardan birbiriyle (önceden) tanışanlar kaynaşır, tanışmayanlar ayrılırlar.”1

Mevcûdatta tanışma tertip ve düzenledir.

“Allah Teālâ katında her şey, belli bir amaç ve ölçüye göre takdîr edilmiştir.”2

“Gerçek şu ki, Biz her şeyi mükemmel bir sistem çerçevesinde, şaşmaz bir ölçüye göre yarattık.”3

Aşkta, kâinatla insan içiçedir.

Hz. Mevlânâ (ks.)

Cömertliği akarsuya, şefkat ve merhameti güneşe, kusurları örtmeyi geceye, hiddet ve asabiyette hilmiyeti ölüye, tevâzu ve alçak gönüllülüğü toprağa, hoşgörüyü denize temsîl eder.

Aşk, “evvâh” olmaktır. Âh ü vâh etmektir. “Her halde İbrâhîm “evvâhün halîm”, çok yanık, çok yumuşak huylu idi.”4

Arab edebiyâtında şu söz meşhurdur:

“Âh mine'l aşkı ve hâlâtihî, Ahraka kalbî bi-harârâtihî.”

“Âh(lar olsun)! Harâretiyle kalbimi yakıp kavuran aşkın elinden ve onun (türlü) hâllerinden (çektiklerim)...”

Aşkta uyum vardır. Bir damla sudan, mükemmel bir vücûdun oluşması, bir çekirdekten kökün gövdenin dalın yaprağın çiçeğin meyvenin vermesi, güneşin yeri ısıtıp ışıtması, yağmurun toprağı sulayıp, yanık kokusu gibi bambaşka râyiha salması aşkın ötesine uzanır. Sıddîk (ra)'ın iç yangınlığındaki ateşin dışa vurmasından söz eder.

— Ya Resûlallah! Ebûbekir her akşam evinde ciğer kebabı yapıp yediği halde, bize bir lokma bile vermiyor. Biz onun komşuları olarak şikâyetçiyiz, dediler. Hazreti Resûlüllah:

— Bundan sonra yine ciğer yediğini anlarsanız, bana da haber verin o yemek başında iken baskın yapalım, buyurdu. Aradan birkaç gün geçmişti ki, bir sahabi gelip:

— Ya Resûlallah! Şu anda evden yine ciğer kokusu gelmeye başladı. Pişiriyor olması lâzım, dedi. Peygamberimiz meselenin hakîkatini eshâba söylemiyor, gözleri ile görmelerini istiyordu. Hep beraber Ebûbekir'in evine gittiler. Eve yaklaştıklarında hakîkaten evden ciğer kokusu gelmeye başlamıştı. Kapıyı çalıp içeri girdiler, baktılar ki, Hazreti Ebûbekir'in evinde ciğer değil, bir parça et bile yok. Eshab hayret içinde kalmıştı. Resûl-ü Ekrem meseleyi şöyle izah etti:

— Ebûbekir'in yediği, sizin bildiğiniz ciğerlerden değildir. Onun kendi ciğeri Allah korkusundan yanıp tutuşmakta, siz ise onu ciğer pişirip yiyor sanmaktasınız. Şikâyet eden eshab mahcup, Resûlüllah memnun vaziyette ayrıldılar. Aşkullahdan gelen koku ciğer kokusu şeklinde duyuldu.

İbretle bakarsak kâinâta, yaratılıştaki esrârı görürüz.

Mevlânâ (ks): Yıldızların sırları, oluş ve hareketleri nasıl usturlab, astronomi ölçümlerinde kullanılan âletle anlaşılırsa, Allâh’ın isimlerine, sıfatlarına âit gerçek güzellikler de aşk vâsıtasıyla anlaşılır. Aşk, Allah Teālâ'nın sırlarının usturlabıdır.

Aşk bizi sonsuzluğa götürür. Âlemde var olan her eşyâ Hakk’ın kudretine aynadır. “Ben gizli bir hazîne idim; bilinmek istedim, mahlûkātı yarattım” hadîs-i kudsîsi “ehbabtü” fiiliyle sevgiyi, muhabbeti ifâde eder. Bu gözle bakan, eserden müessire, sanattan sanatkâra geçerek, gerçek aşkı bulur. Her şeyden fazla O’nu sever.

“Vedûd” İsm-i Celâl’i, her şey ve her iyilik O’ndan geldiği için sevilmeye lâyık olan, kendisine tevessül edip yaklaşanı, sālih amel işleyeni seven anlamına kullanılmıştır. “İnananların Allah sevgisi ise, bütün sevgilerin üzerindedir.”5

Kâinâtın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Sevgili Peygamberimizi (sav) sevmek, aşkın sırrı, sevginin isrâf edilmemesidir. “Peygamber, mü'minlere kendi öz canlarından daha yakındır. Bir mü'minin āilesi, eşi ve çocukları ona zarar verebilir, ona bencilce davranabilir, onu yanıltabilir, onun günah işlemesine sebep olabilir, hattâ onu cehenneme sürükleyebilir. Fakat Peygamber (sav), onları sâdece ebedî saâdete götürecek davranışlarda bulunur. Öyleyse, mü'minler onu dünyâdaki herkesten ve her şeyden daha çok sevmeli, onun verdiği kararları kendi tercihlerinden üstün tutmalı ve her emrine boyun eğmelidirler.”6 “Nefsim elinde olan Allâh’a yemin ederim ki hiçbiriniz, ben kendisine babasından da evlâdından da daha sevgili olmadıkça îmân etmiş olmaz.”7

Îmânın kemâli Resûlullâh'a (sav) sevgiden geçer. Tevbe sûresinin yirmi dördüncü âyeti hayâta anlam verir: “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabânız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticâret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihâd etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez.”8

Yaratılan her şeyin ilk temeli, taşı harcı Sevgili Peygamberimizdir (sav) Zât-ı Ahmediyeleri, “Allah evvelâ benim nûrumu yarattı.”9 buyurmuştur.

Aşk olmasa mi'râc olmazdı. Aşk merdivendir çıkana. Peygamberimiz (sav), “Her zaman Kur’an okuyan kimseye şöyle denecektir: Oku ve yüksel.”10

Aşk, şuurla sevmektir. Aşını ekmeğini, malını mülkünü, delice sevdiğini, kıymet verdiği ne varsa hepsini “Hâlik” sıfatıyla gören, gerçek aşkı bulur. Yoktan var eden, her şeyin varlığını ve varlığı boyunca görüp göreceği bütün hal ve hâdiseleri tâyin ve tesbît eden ve ona göre yaratan Rabbimizle olur. Beyni durulur, kalbi sükûne erer. Canlar canını, ballar balını bulur, kovanını yağma eder.

Gece gündüz döne döne istediğim Haktır benim

Allah deyip yana yana istediğim Haktır benim

 

Ko yanayım kül olayım taşkın akan sel olayım

Çiğneneyim yol olayım istediğim Haktır benim

 

Dipnotlar:

1 Buhârî, Enbiya 2; Müslim, Birr 159, (2638); Ebû Dâvud, Edeb 19, (4834).

2 Ra'd, 13/8.

3 Kamer, 54/49.

4 Tevbe, 9/114.

5 Bakara, 2/165.

6 Ahzab, 33/6.

7 Buhari, İman, 7.

8 Tevba, 9/24.

9 Aclunî, I/265-266.

10 Ebû Dâvûd, Vitr 20; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 18.

 Eylül 2022, sayfa no: 4-6

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

test
Sosyal Medya Hesapları

Mesaj Bırak