Ağız ve Dişleri Zehirden Arındırmak

Ağız ve Dişleri Zehirden Arındırmak
Bedenin giriş yollarından biri ve beslenme yolu olan ağzın sağlığı genel sağlık açısından son derece önemlidir. Kaybedilen bir dişi hiçbir teknolojik ürünün karşılaması mümkün değildir. Ayrıca hangi kaynaktan elde edilirse edilsin, zararsız yapay bir diş söz konusu değildir. Kaybettiğinizde yerine taktıracağınız diş hangi teknoloji ürünü olursa olsun aslâ bedenin aslî unsuru olan dişin yerini tutmaz. Kaldı ki, bu dişlerin sıhhatimizi bozucu pek çok riski var. Meselâ cıva ihtivâ eden amalgam dolguların, kısırlıktan romatizmaya kadar sayısız zararı mevcut. Bugün yaygın olarak kullanılan diş fırçası, diş macunları ve ağız sıvıları gibi ürünlerin olmadığı bir dönemde, Efendimiz’in (sav) bu temizliğin misvakla sağlanmasını emir buyurdukları hepimizin mâlûmudur. Bu husustaki bilgileri ve özellikle de misvakın sıhhate etkilerini tekrâr ederek vaktinizi almak istemem. Hiç kuşku yok ki, doğru seçildiğinde ve düzenli kullanıldığında misvakın ağzı temizlediği gibi sindirime de yardımcı olduğu inkâr edilemez bir gerçek. Hem muhafaza ve taşınması kolay, hem de ekonomik. Misvakın eksikliği özellikle batılılar için büyük bir eksiklik, zîrâ temizlenmeyen ağız hem diş çürümelerine, hem de başka hastalıklara yol açacaktır. Kaldı ki, ileri derecedeki diş çürümeleri bedeni zehirleyecek kadar da tehlikelidir. Bu durumda misvak kullanan Müslümanlar her zaman diğerlerinden bir adım önde olagelmişlerdir. Plastik ve kimya endüstrisinin gelişmesi sonrasında ağız bakımı için bugün bildiğimiz ve pek çoğumuzun kullandığı ürünler ortaya çıkmıştır. Ağız ve diş temizlik ve bakımı için çıkan bu ürünlerin önemli bir bölümünün dişleri temizlerken hem dişlere hem de bedenimize büyük zararlar verdiği, dînen de sakıncalar içerdiği artık inkârı imkânsız bir gerçeğe dönüşmüştür. Deterjan ve kozmetik ürünleri gibi lavabomuzdaki sabunlar da, diş macunları da İslâm’ın izin verdiği ürünler içerebildiği gibi toksik etkileri olan maddeleri de ihtivâ etmektedir. Dişler için dayatılan beyazlığı sağlamak için kullanılan bâzı maddeler diş minesini yıpratarak çürütürken, florür gibi maddeler beyin ve akıl sağlığımızı tehdit etmektedir. Bu konuda bilinç arttıkça da bâzı markalar ‘bitki özlü’ ismiyle yeni türler piyasaya sürmüşlerdir. Ancak bu da yüzde 99’a varan oranda pazarlama oyunudur. Bu ürünlerin etiketleri dikkatle okunduğunda aralarında önemli bir farkın olmadığını görürsünüz. Macunu oluşturan ana maddeler çoğunlukla aynıdır ve bâzı bitkilerin özü veya aroması eklenmiştir o kadar. Meselâ ünlü bir markanın ‘mineral tuzları ve 6 doğal bitki özü’ ibâresiyle pazarladığı beyazlatıcılı ürünün içeriğinin etikete tam ve eksiksiz yazıldığını farzedersek içindekiler şunlarmış: Sorbitol (E420), sodyum bikarbonat (E500ii), su, gliserin (E422 - Gliserin filmi dişin daha kuvvetli ve sert olmasını engelleyecek şekilde diş üzerinde bir bariyer meydana getirir. Diş macununun yutulması veya ağız enzimleriyle kana aktarılmasıyla ciddi riskler doğurur), silika hidrat, alkol (E1510), mentha piperita oil), sodyum lauroil sarcosinate (E514 - diğer bir ifâdeyle Sodyum Lauril Sülfat (SLS): Genelde araç yıkamada ve sanâyilerde yağlı zemini temizlemede de kullanılan bu madde, aynı zamanda diş macunlarında köpürtücü ve yağ çıkarıcı olarak kullanılır. Köpüren sabun, temizlik malzemeleri, şampuanlarda da bulunur. Vücut tarafından emilerek hücre ölümlerine ve ağız ülserine yol açar), echinacea pupurea flower/leaf/stem juice (ekinezya çiçeği), alcohol denat (Aynı zamanda bir solvent türü olup, yakıt olarak da kullanılır), silika (E550), lysolecithin (lesitin) (E322), ksantan gum/zamkı (E415), titanyum dioksit (E171), Krameria triandra extract /Ratanya bitkisi), chamomilla Recutita özü, cocamidopreply betain, salvia officinalis yağı, commiphore myrrha extract (papatya), sakkarin (E954), sodyum benzoat (E211), limonen, linalool. Bu diş macunu, ehven veya bitki özlü olarak takdim edilenlerden sâdece biridir. Klasik macunlara baktığımızda ayrıca titanyum dioksit (Kansere yol açan bu madde, leke çıkarıcı ve beyazlatıcı olarak kullanılır. Diş macunu içerisindeki titanyum dioksit eğer nano boyutta parçacıklar içerse bile emilir ve vücûdunuzdaki hücreler için toksik etki yapar), sorbitol (E420), aspartam (E951), E214, E215, E218, E219, E415, E416, E418’ler, yeşil, mavi, beyaz renklendiriciler, kalınlaştırıcı, koruyucular vs. gibi çok daha fazla kimyâsal zehirle karşı karşıya kalırız. Şâyet bir diş macunu sodyum florid içeriyorsa, risk sanıldığından daha da fazlalaşır. Diş çürüklerini tedâvi etmediği gibi oldukça tehlikeli bir maddedir. Çoğu gübre endüstrisinin toksik atığıdır. Çevre Koruma Ajansı Çalışanları Birliği üyesi 1500 bilim adamı, avukat, mühendis ve profesyonel çalışanlar, suların florlenmesine karşıdır. Bilimsel veriler, kontrol dışına çıkan floride mâruz kalmadaki artışa, onu sindirmenin diş sağlığı açısından faydasının olmadığına ve bu sindirimin insan sağlığı için zararlarına dikkat çekmektedir. Bu bir enzim ve hormon inhibitörü olup, sindirim sisteminin yanı sıra sinir sistemini de etkiler. Kırılgan kemik ve dişlerin ana sebebi olmanın yanı sıra diş minesinde beyaz, açık gri veya kahverengi lekelere yol açar. Diş minesinin doğal oluşumunu bozar. Fluorapatite (florlanmış kalsiyum fosfat) olarak daha kırılgan, sahte bir diş minesine sebep olur. Bu sahte diş minesi, normal diş minesine göre diş çürüklerinden uzun vâdede daha iyi koruma sağlamak yerine çürümeyi kolaylaştırır. Beyin ve böbrek hasârına, IQ düşüşüne yol açabilir. Hâmilelerde plasenta bariyerini geçerek bebeğe zarar verir. Suların florlanması kanserle ilişkilendirilmektedir. Bitkisel ve zararsız olduğu iddiasıyla yüksek fiyatlara pazarlanan ürünler böyle ise, siz bir de diğerlerini düşünün. Bu durumda hakîkaten sormak gerekiyor, sâhi temizleniyor mu yoksa zehirleniyor muyuz? Yine, acaba diş endüstrisi için verilen kurbanlar mıyız? Gelin bir kez daha düşünelim. Diş fırçalarına gelince... Hayatın her alanında kullanılan fırçaların yanı sıra diş fırçaları da, domuz türü hayvanların kıllarından elde edilme ihtimâlini önemli ölçüde taşırlar. Bu kılları gözle bakarak ayırt etmek neredeyse imkânsızdır. Fırçalardaki kılın hayvansal mı, yoksa kimyasal mı olduğunu anlamanın basit ve pratik bir yolu var. Bunun için fırçanızdan bir kıl koparıp, ateşte hafifçe yakınız. Yanan kılın ucunda büzüşme meydana gelecektir. Yanan ve büzüşen bu bölümü parmak ucunuzda ufalamaya çalıştığınızda toz meydana geliyorsa o kıl hayvansaldır, gelmiyorsa plastik menşelidir. Ancak fırçaların özellikle saplarında kullanılan bâzı maddeler ağza temasla alerjiye yol açabilir. Bu nedenle üç beş liraya satılan ucuz fırçalar konusunda da dikkatli olunmalıdır. Dişlerimi Nasıl Temizleyebilirim? Dişlerimiz de bize emânet edilmiş organlar olduğuna göre, korumak herkesin önce kendi sorumluluğunda. Dişler için misvak tartışmasız en iyi koruyucudur. Üstelik hem ekonomik hem de pratik. Misvak hiçbir yan etkisi olmadığı gibi aynı zamanda güçlü bir koruyucu. Ağız ve diş sağlığının en iyi koruyucusu olmanın yanı sıra, hazmı kolaylaştırıcı ve mideyi güçlendirici etkisini artık bilim çevreleri de sık sık dile getiriyor. Misvak kullanmakta zorlananlar ise diş fırçalarına misvak tozu ekleyip fırçalayabilirler. Ayrıca diş fırçasına biraz bal ekleyip dişleri fırçalamak da diş sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Fakat tuz ve limon gibi tahriş edici maddeler diş temizliğinde direkt olarak kullanılmamalıdır. Diğer yandan yalnızca zeytinyağından yapılmış sabunlarla ağzımızı sabunlayıp, diş fırçası ile doğru şekilde fırçaladığımızda sabunun diş macunlarından daha yararlı olduğunu göreceğiz. Ağız sıvıları ise en az diş macunları kadar tehlikeli belki daha fazla.

Abone Ol

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın. Asla spam yapmayız!

Mesaj Bırak

En son haberleri doğrudan gelen kutunuza alın.

Bülten Aboneliği