Allâh’ın Berâber Olduklarıyla Berâber Ol!

Allâh’ın Berâber Olduklarıyla Berâber Ol!

Mahmut Eyüpoğlu

İnsan sosyal bir varlık olduğu için bir toplum içinde yaşamak zorundadır. Bundan dolayı yaşadığı toplum içinde belli bir çevresi, ortamı, dostları ve arkadaşları olması normaldir. Mü’min, Müslüman olan kişi de insan olması hasebiyle bir toplum içinde yaşamak zorundadır. Dolayısıyla onun da bir çevresi, ortamı, arkadaşları ve berâberlikleri olması toplumsal bir gerekliliktir. Ancak bir Müslüman, Allâh’ın istediği şekilde ortam ve ilişki kurmak zorundadır. Rabbimiz de mü’minlerin kiminle ya da kimlerle berâber olup olamayacağının ölçülerini koymuştur. Çünkü kiminleyseniz onun gibisiniz veya öyle olmaya namzetsiniz. “Üzüm üzüme baka baka kararır” ata sözünün ya da Sevgili Peygamberimiz’in: “Kişi arkadaşının dîni üzeredir.” hadîs-i şerîfinin delâletiyle bulunduğunuz kabın şeklini alırsınız. Bu berâberlik ve aldığımız şekil sâdece bu dünyâyla sınırlı değildir. Burada kiminle berâber isek bu berâberliğimiz âhirette de devâm edecektir.

Bundan dolayı berâberliklerimizden pişmân olmamak için Rabbânî ölçülere uymak zorundayız. Bu ölçüyü Rabbimiz kimlerle berâber olduğunu bize açıklayarak vermektedir. Yâni Allah kiminle berâber olduğunu söylüyorsa biz de onunla berâber olursak dünyâda da âhirette de kazananlardan oluruz.

Şimdi sizlere Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimizin kimlerle berâber olduğunu ve kimlerle berâber olmadığını ve aynı zamanda bize de kimlerle berâber olacağımızı ve kimlerle berâber olmayacağımızı bildiren Âyetlerini yorumsuz bir şekilde arz edeceğim.

KİMLERLE BERÂBER OLACAĞIZ?

  1. Ümmet-İ Muhammed’le (Sav) Berâber Ol!

Peygamber’e indirileni (Kur’ân’ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. “Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi şâhitlerle (Muhammed’in ümmeti) ile berâber yaz” derler.” (Mâide, 83.)

  • Müslümanlarla Berâber Allâh’a Teslîm Ol!

Ona “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu (zemînini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona “Bu, (zemîni) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. Belkıs: “Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allâh’a teslîm oldum” dedi. (Neml, 44.)

  • Müminlerle Berâber Ol!

Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allâh’ın kitâbına sarılanlar ve dinlerini Allâh’a has kılanlar müstesnâdır. Bunlar mü’minlerle berâberdirler. Allah mü’minlere büyük bir mükâfât verecektir. (Nisâ, 146.)

  • Rukû ve Secde Edenlerle Berâber Ol!

“Ey Meryem! Rabbine dîvân dur. Secde et ve (onun huzûrunda) rükû edenlerle berâber rükû et” demişlerdi. (Âl-i İmran, 43.)

  • Sabah Akşam Rabbini Ananlarla Berâber Ol!

Sabah akşam Rabblerine, O’nun rızâsını dileyerek duâ edenlerle birlikte ol. Dünyâ hayâtının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gâfil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme. (Kehf, 28.)

  • Allah’tan Sakınanlarla (Muttakîlerle) Berâber Ol!

Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tâbîdir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allâh’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla berâberdir. (Bakara, 194.)

  • Özü-Sözü ve Hayâtı Dosdoğru Olanlarla Berâber Ol!

Ey îmân edenler! Allâh’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla berâber olun. (Tevbe, 119.)

  • Hakkı Hak Bilip Hakkın Yanında Yer Alan ve Hakka Şâhitlik Yapanlarla Berâber Ol!

Rabbimiz! Senin indirdiğine îmân ettik ve Peygamber’e uyduk. Artık bizi (hakîkate) şâhitlik edenlerle berâber yaz. (Âl-i İmran, 53.)

  • Sabredenlerle Berâber Ol!

Ey îmân edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle berâberdir. (Bakara, 153.)

  1. İyilik Yapanlarla (Muhsinler ve Ebrarla) Berâber Ol!

“Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize îmân edin’ diye îmâna çağıran bir dâvetçi işittik, hemen îmân ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle berâber al.” (Âl-i İmran, 193.)

Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla berâberdir. (Nahl, 128.)

  1. Allâh’ın Nîmet Verdiği Nebîler, Sıddîklar, Şehitler ve Sâlihlerle Berâber Ol!

Kim Allâh’a ve Peygambere itâat ederse, işte onlar, Allâh’ın kendilerine nîmet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehîdlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır. (Nisâ, 69.)

“Rabbimizin, bizi sâlihler topluluğuyla berâber (cennete) koymasını umarken, Allâh’a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?” (Mâide, 84.)

O gün zâlim kimse, (çâresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: “Ne olurdu ben de peygamberle berâber aynı yolu tutsaydım!” (Furkan, 27.)

KİMLERLE BERÂBER OLMAYACAĞIZ?

  1. Kâfirlerle Berâber Olma!

Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle berâber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi. (Hûd, 42.)

  • Zâlimlerle Berâber Olma!

Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şâyet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zâlimler grubu ile berâber oturma. (En’am, 68.)

  • Cehennemliklerle Berâber Olma!

Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hâinlik ettiler de kocaları, Allâh’ın azâbından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle berâber siz de girin!” denildi. (Tahrîm, 10.)

  • Namaz Kılmayanlardan Olma! Ve Kılmayanlarla Berâber Olma!

Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?” Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.” (Müddessir, 37-42.)

  • Yoksula, Fakîre Yedirmeyenlerden Olma!

“Yoksula yedirmezdik.” (Müddessir, 44.)

  • Bâtıla Dalanlara Berâber Olma!

 “Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.” (Müddessir, 45.)

  • Cezâ Gününü Yalanlayanlardan Olma!

“Cezâ gününü de yalanlıyorduk.” “Nihâyet ölüm bize gelip çattı.” (Müddessir, 46.)

Berâberliğimizin kimlerle olacağının Rabbânî ölçüleri. Allah kimlerle ise onlarla berâber olmak dileğiyle.

Haziran 2020, sayfa no: 16-17-18

Ayrıca kontrol et

İstikâmet

Her huy istikamete muhtaçtır. İstikamet ise hiç bir şeye muhtaç değildir. Cömertlikte aşırıya kaçmak israftır. …