Yüce Allah, bizlere sayısız nimetler vermiştir. O’nun nimetlerini, saymakla bitiremeyiz. Bu nimetlerin en önemlilerinden birisi de, sağlıktır. Sağlık, vücudumuzun bedensel ve ruhsal yönden uyumlu ve düzenli bir şekilde çalışmasıdır. Sağlık, korunması gereken en güzel bir nimettir. Çünkü insanın kendisinden beklenen ibâdetleri ve hatta görevleri hakkıyla yapabilmesi için, öncelikle sağlıklı olması gerekir. Hayatımız, sağlıkla daha canlı ve verimli, ibâdetlerimiz daha güzel, aile hayatımız daha mutlu ve neşeli olur. Sevgili Peygamberimiz (sav) sağlığın değerini, şöyle bildirmektedir: “Allah’tan sağlık isteyin. Çünkü hiç kimseye, îmândan sonra sıhhatten daha hayırlı nimet verilmemiştir.” (Mervezi, Müsned-i Ebi Bekir) Sağlığımızı korumak için, yiyecek ve içeceklere, soluduğumuz havaya, beden ve çevre temizliğiyle beraber ağız ve diş temizliğine de dikkat edilmelidir. Bilindiği gibi, birçok hastalığın sebebi pisliktir. Bu nedenle dinimiz öncelikle temizlik üzerinde durmuştur. Peygamberimiz (sav): “Temizlik, îmânın yarısıdır.” buyurmuştur. Sağlıklı olabilmek için, temizlikten sonra en önemli husus, dengeli beslenmektir. Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de: “Yiyiniz, içiniz, ama israf etmeyiniz.” (Âraf, 31.) buyurmaktadır. Peygamberimiz (sav) de: “Âdemoğlunun doldurduğu en zararlı kap, karnıdır. Âdemoğluna belini doğrultacak birkaç lokma yeter. Mutlaka bundan fazla yemek isterse, midesini üçe bölsün. Üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de havaya (oksijene) ayırsın.” buyurmuştur. Sağlığımızı korumak, dini görevimiz olduğu gibi, hastalanınca tedavi olmak da görevimizdir. Sevgili Peygamberimiz (sav): “Şüphesiz Allah, derdi de dermanını da indirmiş, her derdin dermanını yaratmıştır. O halde tedavi olunuz. Fakat haram şeylerle tedavi olmayınız.” buyurmuştur. İnsan gerekli tedbirleri aldıktan sonra hastalanırsa, artık sabredip Allâh’a duâ etmelidir. Hastalıkla imtihân edildiğini, hastalığının günahlara kefaret olacağına inanmalıdır. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Hangi Müslümana hastalık isabet ederse, ağacın sonbaharda yaprakları döküldüğü gibi, Allah onun hata ve günahlarını döker.” (Ebu Davud) Selâmetle..
Bunlar da ilginizi çekebilir
Din ve Hayat
Harun Sarı5 dk okuma
Her Şey Zıddı İle Kāimdir -Merhamet Medeniyetinden Akıllı Şehirlere-
"Her şey zıttı ile kāimdir." Çok eskilere dayanan bir hakîkat olan bu söz, yalnızca vecîze değil, medeniyetlerin de özetidir. Aydınlığın kıymeti karanlıkla, beyazın değeri siyahla,...
Din ve Hayat
Misafir Yazar3 dk okuma
Ümmî Bir Kalbin Diplomaları Aşan İrfânı: "Kur'ân'ı Bırakma da Neyi Bırakırsan Bırak" / Doç. Dr. Mehmet Sami Yıldız
İçinde yaşadığımız medeniyetin, hâlis bir niyetle ve yalnızca yüce Allâh’ın rızāsını gözeterek hayâta yansıması, insanın yeryüzündeki en temel gāyesidir. Bazan bu hakîkat, ciltler...
Din ve Hayat
Mehmet Nezir Gül6 dk okuma
Hayâtı Duā Duā Yaşamak…
Duā çok yönlü bir ibâdet. Hayâtımızın her ânını kuşatır. Rahmet sunar. Kur’ân-ı Kerîm’de duā ile ilgili pek çok âyet bulunmaktadır. Allah, kendisine duā edilmesini istemektedir. (M...