Kıymetli Hanımefendiler,
Geçmişin pişmanlıkları ve eyvahları, geleceğin kaygıları ve belirsizliği içerisinde anı yaşamaya, ana odaklanmaya çalışan kişiler için hayatı daha anlamlı kılmanın önündeki en büyük engel maalesef erteleme davranışıdır. O an yapman gereken bir işi, halletmen gereken bir problemi "Daha sonra yaparım." düşüncesiyle ötelediğinde maalesef ileriki zamanlarda başka olay ve durumlar da gündeminde olacağı için ertelediğin işe ya da işleme yeteri kadar zamanın ve gücün kalmayabilir. Hâl böyle olunca zaman yönetimi ve gün planlama süreçlerin de büyük oranda sekteye uğrayacak; işlerini yetiştirme telaşı seni kaygıya ve endişeye sürükleyecektir.
Zihnin çalışma prensibinde bir miktar stres, problemlerin çözümünde katalizör vazifesi görürken; yoğun stres kişiye daha fazla hata yaptırır, olaylar ve durumlar ziyadesiyle karmaşıklaşır ve basit problemler bile içinden çıkılamaz hâle gelebilir. Olaylar bu yöne evrilirken kişi üşengeçlikten ya da konfor alanından çıkamadığı için ertelediği her şeye daha fazla emek ve zaman ayırmak durumunda kalacaktır.
Ertelemek için her zaman kendine bahaneler, mazeretler bulabilirsin. “Şimdi uğraşamam.”, “Zaten iyi bir gün geçirmedim.”, “Çok yoruldum.”, “Aman canım, daha sonra yaparım.” vb... Tüm bunlar yaşamın içerisinde olan ve olağan durumlardır. Çoğu zaman başlamak için en mükemmel zamanı bekliyor olabilirsin. Üzülerek söylemeliyim ki en mükemmel zaman geldiğinde bile büyük ihtimalle sen yine hazır olamayacaksın. O an yapmadığın, ertelediğin, önemsemediğin her şey senin zihninde bir yük olacak, sende gerilim yaratacak; her gün bununla yaşamayı göze alacaksın ama her adımında bu yükler sana daha fazla ayak bağı olacaktır.
Kafanın içindeki “Bugün değil, yarın.”, “Şimdi değil, daha sonra.” gibi işlevsel olmayan söz kalıpları seni konfor alanından çıkarmayacak ve gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasını engelleyecektir. Aldığın kararları, yapmayı düşündüğün iş ve işlemleri, yapılması gerekenleri zamanında yapmadığında kendine daha çok kızacak ve çoğu zaman kendini başarısızlıkla suçlayacaksın.
Peki değişimi başlatıp erteleme davranışının üstesinden gelmek için neler yapılabilir? Biraz da bunun üzerinde duralım.
· Zaman planlaması yapmak ve yapılacak olan iş ve işlemleri önem sırasına koyabilmek önemli olacaktır.
· Canının istemesinden ziyade o sorumluluğun yerine getirilmesinin sana neler kaybettirip neler kazandıracağının muhasebesini yapmak oldukça elzemdir.
· Şu an yapmadığın işlerle, çözmediğin sorunlarla ileride yine karşılaşacak mısın? Kurtuluşun yoksa ve cevabın evetse, mevcut problemi şu an çözmelisin.
· Yapılacak olan iş ve işlemleri, görevleri ve sorumlulukları bir not defterine yazmak, onları somut olarak görebilmen de erteleme davranışının önüne geçmek için basit ama önemli bir çözüm olacaktır.
· Hedefini koy ve o hedefe kadar ilerle. Gayretini ve başarını asla küçümseme. Başarıdan sonra kendini ödüllendirmen de motivasyonun devamı için önemli olacaktır.
· Her ne olursa olsun harekete geç. Eyleme dönüşemeyen her söylem sende gerginlik meydana getirecektir. Bu yüzden ilk adımı atmaktan, somut adımlar atmaktan asla vazgeçme.
· "Küçük adımlar" kuralı sana kendini iyi hissettirecek, problemlerin ve sorumlulukların dev gibi karşında durmasını engelleyecektir. Çok parçalı bir puzzle gibi düşünebilirsin bunu. O an bir problemin üstesinden gelmenin mutluluğu, sana attığın adımın hazzını yaşatacaktır. Başardıklarını asla küçük görme. İşlerini ve problemlerini küçük parçalara böl ki harekete geçmek, çözüme ulaşmak ve neyi ne kadar başardığını görmek daha mümkün olsun.
Ekim 2026, sayfa no: 18-19
