Etiket arşivleri yenidünya

Tarîk ile Refîk

Gül-şem’ ak pak, selvi endâm bir şehrin semâlarını izler her sabah ve akşam. Gün doğumunun âfâkta bıraktığı iz, rûhunu heyecanla kuşatır. Renkler, hayal dünyasının yeniçerisi. Birer birer dökülür Cennet’ül âlâdan. Gül sözlü o kerîmecik, açar penceresini mahmur hâlde. Açar. Saksılar içinde benefşe. Sünbül. Karanfil. Kasımpatı. Râyihâsı yayılır tâ haşre dek. Vakit seher. Yüzünde ömre bedel bir tebessüm. Şükrân ile. Hayret …

Daha fazlası »

Rumeli’nin Mânevî İskânı

Osmanlı’nın bir beylik olarak yeşermeye başladığı Anadolu topraklarından filizlenip Viyana kapılarına dayanacak kadar güçlü bir orduya sâhip imparatorluk olmasının sırrı nedir diye düşündüğümüzde verilecek bir tek cevap var: Yüksek Mâneviyat! Bir toplum düşünün ki en başındaki devlet büyüğünden (devletin zirvesinden) aşağıya doğru inildikçe halkın her katmanının aynı mânevî duygulara sâhip olması ne ile izah edilebilir? İzah edebiliriz belki ama bu …

Daha fazlası »

Soruları Değiştirenler

Sorun çözmeyi, çoğu zaman soruna sebep olan kişiyi değiştirerek, bastırarak, sindirerek veya yok ederek gerçekleştirmeye çalışırız. Eşini, çocuklarını ve hatta anne babasını her vesileyi kullanarak değiştirmeye, istediği kıvama sokmaya çalışanlarımız az değildir ne yazık ki. “Değişirsen ancak öyle anlaşırım ve yaşarım seninle” mesajını bir şekilde veriyoruz karşı tarafa. Nitekim evlilik ile birlikte, bir değiştirme ve dönüştürme operasyonu çoktan başlamıştır el …

Daha fazlası »

Bir Medhal ve Zengibar Vilâyeti

İnsanın tahayyülünde her dönem, yaşanılanlardan ötürü kıyâmete en yakın devirdir. Din olgusundaki her hasar insanın ictimâî hayâtına nüfûz eder. Zâhirde aynaya insan akseder fakat aynada siyâset hâsıl olur. Dînin sekülerizme tâbi olmaya başlaması ile birlikte insanın hakîkate dokunabilmesi her geçen gün zorlaşmaktadır. Bin dört yüzyıl öncesinde bilginin kaynağı ile âşinâ olan ceddimizin torunları olan bizler bugün “Mutlak bilgi nedir?” minvâlinde …

Daha fazlası »

Anlamak Secdedir!

Muhammedî nûra kancalanmamış hangi insana Müslüman ve hangi secdeye namaz diyebiliriz? Buradaki “nur”dan kastımız elbette ki kalp makâmına yâni secdeye varmış aklın, “her ân bir şe’nde olanla” seyri. Bu şuur akışı kâinatla ve bütün varlıkla kesintisiz sonsuz bir vahdet tezyînidir. Bu tezyîne kavuşmamış Türk toplumunun millet olarak beka bulabilmesi mümkün müdür? Yâhut bu akıl ile bütünleşmemiş kurumlardan müteşekkil olamayan bir …

Daha fazlası »

Efendimiz’in (Sav) Özel Hayâtından Sünnet ve Tavsiyeler “Yargılama-Ceza Verme”

Yargılama Allah Resûlü, insanlar arasında hüküm vermek için görev alan kişiyi, sorumluluğun büyüklüğünden dolayı, bıçaksız boğazlanan kimseye benzetmiştir. (Ebu Davud, Tirmizi,-4904, K.S.-4881) Efendimiz (sav), insanlar arasında adaletle hükmeden kişinin cennete gideceğini haber verirdi. (Ebu Davud-4909) Adaletten asla şaşmazdı. Resûlullah (sav), bir konuda yeni hüküm getirdiğinde, uygulamaya öncelikle kendi akraba ve yakınlarından başlardı. Faiz yasağını amcası Abbas (ra)’den başlatmıştır. Yine kan …

Daha fazlası »

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Veda Haccı’nda Hz. Ebû Bekir Ashâbım!.. Kimin yanında bir emanet varsa, sahibine versin! Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır. Ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız! Allâh’ın emriyle fâizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten kalma bu çirken âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib’in oğlu amcam Abbas’ın fâizidir. Ashâbım!.. Câhiliyet devrindeki güdülen kan dâvâları da …

Daha fazlası »

Yurt Sevgisinin Algoritması Ya Da Toprağı Yurt Yapmak

Herkesin yurdunu bir sevme yöntemi var. Kimileri onun bölüneceği kaygısıyla herkesi düşman yerine koyar. Kimileri ötekinin bölünme dediği olayı bütünleşmenin bir ifâdesi sayar. Kimileri düşman diye gördüğü ötekini kendine benzetmeye çalışır. Kimileri ötekiyle birlikte yaşamanın yolunu arar. Birlikte yaşamanın yolu illâ da onu kendine benzetmekten geçmez. Bilakis herkes kendi olarak kalarak birlikte yaşamanın yolu bulunmalıdır, demeliyiz. Aslında, ister yurt sevgisi …

Daha fazlası »

İnsanda Vatan Tutkusu ve Şühedâ Fışkıran Toprak

İnsan, genel olarak bir yerde yerleşik olarak yaşamayı kendisine ilke edinmiş bir varlıktır. Çünkü bu ona beslenme, barınma, tanışma başta olmak üzere pek çok alanda birtakım yaşama kolaylıkları sağlamıştır. İnsandaki bu tutku ‘vatan/yurt’ tutkusunu ve sevgisini doğurmuştur. Vatanından uzakta olmak, yolculuk, bir sıkıntı sebebi sayılmıştır. Târih boyunca yurdundan edilmek/sürgün insan için en büyük cezâ sayılmış, insanlar vatanlarından ayrı düşme yâhud …

Daha fazlası »

Vatanımın Dağlarında Ezan Yankılanır Semâsında Ay Yıldızlı Bayrak Dalgalanır

Gönül toprağına ekilir önce vatan sevdâsı, orada yeşerir, tomurcuklanır, güller açar. İnsanoğlu için vatansız kalmak zor bir durumdur. Bir yere âit olmak, orayı kendine yuva yapmak kişiyi her zaman mutlu ve güçlü kılar. Son yıllarda küresel güçler ve üst akıl olarak adlandırılan zihniyet, tüm dünyâda kargaşalar çıkartarak insanları yokluğa, sefâlete sürükleyerek sömürmeyi, kendi emirlerine âmâde kölelere dönüştürmeyi amaç edinmiş durumdadırlar. …

Daha fazlası »