Etiket arşivleri Yenidünya Dergisi

Yakîn Nûru İle Îmânın Tadına Ermek

Yakîn Nûru İle Îmânın Tadına Ermek Prof. Dr. Kadir Özköse Bir şeyi gerçek, kesin ve apaçık bilmek, şek ve şüpheyi izâle etmek, doğru ve gerçek bilgiye ermek anlamında kullanılan yakîn kavramı (Uludağ, 1995:528), Allah’tan başkasının yanında bir hayrın olmadığını kesinlikle bilmek ve sırrın açılmasıyla gaybı görmektir. (Ankaravî, Minhâcu’l-Fukarâ, 1256:281) Yakîn ilmine sâhip olan aslâ şüpheye düşmez. (Serrâc, el-Lüma’, 2001:64) Sûfîlere …

Daha fazlası »

Kur’ân İle Yakîne Ermek, O Bilgiyle Rabb’e Yürümek

Kur’ân İle Yakîne Ermek, O Bilgiyle Rabb’e Yürümek Prof. Dr. Ali Akpınar Yakîn, doğruluğunda şüphe olmayan kesin bilgi, kesin inanış, şüphe ve tereddütten sonra ulaşılan kesinlik anlamlarına gelir. Yakîn,  tasdîk ve inanca götüren kesin bilgidir. Yakînî bilgi, belirli bir düşünme ve gayret sonucu elde edilen, sonradan kazanılan/kesbî bilgidir. Âyet ve hadislerde kesin bilgi anlamında kullanılmıştır. Peygamberimiz kendisine îman ve yakîn …

Daha fazlası »

Bir Garip Ölmüş Diyeler

Bir Garip Ölmüş Diyeler Mustafa Özçelik Ben bunda garîb geldüm ben bu ilden bîzâram Bu tutsaklık tuzagın demi geldi üzerem Yûnus Emre Yûnus Emre’nin “Acep şu yerde var mı ola/Şöyle garip bencileyin” mısraları ile başlayan şiiri, onun en çok bilinen ve sevilen şiirlerindendir. Bunun en önemli sebebi, şairin bu şiirinde her zamanki samimiyeti ile bize bizim hikâyemizi anlatıyor olmasıdır. Zira …

Daha fazlası »

Dışı Çirkin İçi Güzel Engelli Bir Sahabi Zahir B. Haram (ra)

Dışı Çirkin İçi Güzel Engelli Bir Sahabi Zahir B. Haram (ra) Mehmet Nezir Gül Cüce denecek ölçüde kısa boylu biri. Ortopedik olarak sınırlılıkları olan biri. İnsanların yüzüne baktığında çok da hoşlanmadığı, çirkin biri. Çölde, şehrin medeniyet ikliminden mahrum yaşayan biri. Ve üstelik çoğu kimsenin her zaman önem verdiği mal-mülkten de pek nasîbi olmayan biri… Ama Kâinâtın Efendisinin yanında seçkin ve …

Daha fazlası »

Gayba, Yakîn Derecesinde Îman

Gayba, Yakîn Derecesinde Îman İdris Kocabaş Doğruluğunda şüphe bulunmayan, vâkıaya uygun bilgi, sâbit ve kesin inanış, kanâat (îtikad), şüphe ve tereddütü ortadan kaldırdıktan sonra ulaşılan kesinlik”1 anlamlarına gelen “yakîn” kavramını, aynı zamanda tasdîk ve inanca ulaştıran doğru bilgi şeklinde de tanımlamamız mümkündür.2 Yakîne ermek şeklindeki kullanım şüphelerden izole olup, kalbin bilgiyle mutmain olması anlamındadır. Şüphenin bulunduğu yerde yakînden bahsetmek mümkün …

Daha fazlası »

Titanyum Dioksit (E171 – CI 77891) ~ Kaçınmanız Gereken Bir Madde ~

Titanyum Dioksit (E171 – CI 77891) ~ Kaçınmanız Gereken Bir Madde ~ Ferda Ümit Gedik Titanyum dioksit kozmetik ürünler, ilaçlar ve bâzı yiyecek maddelerinde yaygın olarak kullanılan bir katkı maddesidir. Bu madde tekrar tekrar gündeme geliyor çünkü bir nano parçacık olarak belirli bir risk potansiyeli taşıyabilir. Ocak 2017’de bunu doğrulayan yeni bir çalışma yayımlandı: Öyle görünüyor ki Titanyum dioksit vücutta …

Daha fazlası »

Editör’den…

Âfiyet ve Yakîn Âfiyet, dînin ve îtikâdın bid’atlerden, amelin ve ibâdetin âfetlerden, nefsin şehvetlerden, kalbin hevâ ve vesveseden ve bedenin hastalıklardan selâmet bulması, kurtulması demektir. ‘Duâların efdali hangisi’ diye sorulduğunda, Rasûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Allah’tan af, âfiyet ve yakîn (sağlam îmân) isteyin. Çünkü îmandan sonra, âfiyetten büyük nîmet yoktur.” Yakîn, kesin, doğru ve değişmez bilgidir. Mânevî gerçekleri kalp gözü ile …

Daha fazlası »

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir Alemdar Kokusu güzel olan bir toprak, bu güzel râyihayı gül ile hem-dem olmaya bağlar. Karbon atomu, bir maddeyle kömür diğer bir maddeyle altın olur. Kabuğu ince tadı hoş olan üzümün değeri, bölgenin havasıyla ilgilidir. Bir meyve dahi bulunduğu toprak ve hava ile tatlanır. “(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hadîs-i Şerîf’te: “Erkek ve kadın her müslim için ulûm-i dîniyyesini taleb edip öğrenmek farzdır.” “Velev ki Çin’de dahî olsa ilmi taleb ediniz.” buyurulmuştur. Efendimiz (sav)’in bu hadîs-i şerîfte tahsîlini emir buyurmuş olduğu ilmi yalnız zâhirî ilme tahsîs etmek de doğru değildir. Çünkü ma’rifetullâh’a ve havf-i İlâhîye mukârin olmayan ve dünyâdan zühdünü artırmayan ilim, ind-i …

Daha fazlası »

Zikirle Geceleri İhyâ Eden Kalb

Zikirle Geceleri İhyâ Eden Kalb Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Ârifler ‘İnsan, âlem-i ekberdir’ demişlerdir, yani insan en büyük âlemdir. İnsanın bedenindeki kalb ise merkez-i umumîdir. Bir misalle bu meseleyi biraz izah etmeye çalışayım. Bir topluluğun karşısına konan büyük bir ayna düşünün, bu ayna binlerce insanı içinde çok rahat gösterebilir. O aynaya bakıldığında, karşısında on bin kişi de olsa hepsi onun …

Daha fazlası »