Anasayfa / Etiket arşivleri Yenidünya Dergisi (Sayfa 41)

Etiket arşivleri Yenidünya Dergisi

Hakk (c.c)’ın Erleri

Gönülde beliren; iman, ibadet ve ahlak nûru; dilimizden, gözümüzden ve şâir azamızdan zuhur eden olumsuzluklarla, kese delinince paranın dökülmesi gibi kaybolup gidiyor. Servetini; iğneyle kuyu kazar gibi zor elde eden bir kimse, harcamalarında çok ölçülü davranır. Onu, malının yersiz bir şekilde sarfedilmesi kadar rahatsız eden bir şey olmaz. Bir ömür boyu ulaşma gayretinde olduğumuz bu zenginlik, gözümüzü yumduğumuz zaman geride …

Daha fazlası »

Kalp Semâmızın Yıldızlarının Parlaması İçin

Allah Teâlâ Burûc Sûresinde, “Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki…” (Buruc, 85/1-3) buyurmaktadır. Âyet i kerimedeki ‘semâ’ kelimesi, aynı zamanda kalp semasını da ifade etmektedir. Başımızın üzerindeki semâ, yalnızca; ay, yıldız ve güneşten ibaret bir gökyüzü değildir. O semâda, meleklerin her birinin kendine mahsus zikirleri vardır. Mevlâ (c.c.), daha mühim bir …

Daha fazlası »

GERÇEK HUZUR

Dünya ve âhiretin sırlarını apaçık görme bahtiyarlığına eren yakın ehli, huzur ehli, haramlardan uzaklaşır ve Rabbimizin emrine son derece riayet eder. Gerçek mutluluğa ulaşanlar; vuslata erip, Hakk Teâlâ’ya kavuşan, her tecellîde, kalbe inen nurda Mevlâ’mızla olanlardır. Bu zevkî tadıp, Allah Teâlâ’ya her şeyiyle teslim olan marifet ehli; tecelliye eren kullarla buluşur, arzu ve isteğini bizzat Rabbimizden sorar, Zât-ı Kibriya ile …

Daha fazlası »

Güzelin Vasfı

Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)’in vârisi Hacı Hasan Efendimiz (k.s.), tahtını, tâcını terk etmeden; görevini, düzgün ve sağlam bir şekilde yerine getirenlerin hakiki derviş olduğunu ikrar ederdi. Pâk Nesil Aleyhisselât ü vesselam’ın nur neslinden gelen ve o kaynaktan kana kana içen Üstazımız, “Mezar taşıyla iftihar edilmez ama, o pâk nesilden geliyoruz; ne yazık ki bu nimetin kadrini bilemedik.” buyururlardı. Sami Ramazanoğlu (k.s.)’nun …

Daha fazlası »

Azalara Dikkat

Dilimizden çıkan kelimeler Hakk’a layık sözler olmazsa, bunlar kişi ile Mevlâ arasında geçilmesi zor nefis dağları meydana getirir. “Bize bizden yakınsın, Görünmezsin hicap nedir?” diyen Yunus’un kastettiği zulmet ve nurdan yetmiş bin perde oluşur Yaratan’la kul arasında. Kalpten yersiz hatıralar geçmezse, gözden perdeler alınır, hakikat müşahede edilir artık. “Bizi kendisine davet ettiğin şeyden (dolayı), kalplerimiz örtüler içindedir ve kulaklarımızda bir …

Daha fazlası »

Asıl Yurdumuz

Bir vesileyle Sivas’a gitmiştik. Ali Şahin kardeşimizin bahçesinde bir sabah vakti, askerden geldiğini söyleyen bir gençle aramızda şu konuşma gerçekleşti:”Askerde, gurbette kişi; sılayı, vatanını hatırlatan ne varsa onu sever. Hemşehrisini bulursa artık onun keyfine diyecek yoktur. Yaşadığı şehirden gelen ziyaretçiler neşe kaynağı olur ona. Postacı memleketinden mektup da getirmişse eğer, belki ölünceye kadar yârdan, dosttan geldi diye o mektubu saklar. …

Daha fazlası »

Sevilen Hep “O”

Seven, sevdiğini hatırlatan her şeyi sever, belki de canından çok kıymet verir ona. Bir kimse, birlikte oynadığı, toza, toprağa karıştığı çocukluk arkadaşını, ders çalıştığı okul arkadaşını, askerlikte eğitim yaptığı silah arkadaşını, iş ortağını ve gönül bağı kurduğu dostlarını hiç unutmaz. Oturur kalkar ondan bahseder her fırsatta. Süslü-püslü kağıt ve kurdelelerle hediyeler gönderir, ondan gelen ikramları en mutena yerde saklar. Mektup …

Daha fazlası »

Gönülden Akanlar

Bu yolun belli bir cefası vardır. Bu yol, zehirle pişen aşı yeme yoludur. Ârif-i billah olan kutb-u cihanlar, belleri bükecek şekilde bela ve musibete mübtelâ olmadan Hakk’a vuslat mümkün olmaz derler. Es’ad-ı Erbili (k.s.), efendisi Taha el-Harîri (k.s.)’nin atının, zincirden yularıyla yüzüne vurması ve kendisinin de buna teslim olması neticesinde gavsiyyet makamına ermiştir. “Derd ü bela saltanatın iki cihana vermezem.” …

Daha fazlası »

Bize Şefkatle Ârifler Diyor ki

Yapmış oldukları gıybetle, kardeşinin yüzüne söyleyemeyeceği sözü, arkasından konuşan ve dinleyen kişiler; gözlerin hain bakışlarından kendini korumayan, tesettüre riayet etmeyen erkek ve kadınlar; bütün mahlukatın, insan ve cinnin bir araya geldiği mahşer gününde, rezil ve rüsva olacaklardır. Gıybet, ölü kardeşinin etini yemek gibi fenâ bir huydur. Gıybet edenlerin cezasını mânâ âleminde seyreden hâl ehli bir zât, gördüğü müthiş akıbetten dolayı …

Daha fazlası »

Onlar Her Konuda Aydınlattılar

Rabbimiz, öyle yüce, öyle merhametli, öyle güzel ki!… Salih amel, Kur’ân-ı Kerîm’e göre yaşayanlar için, O’na kavuşma anıdır. “Her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa; (Allah’ın huzuruna varmak, hesabından kurtulup sevabına ermek, rızasını bulmak veya Cemâlini görmek arzu ediyor, Allah’ın huzuruna varmayı ümit ediyorsa) Salih amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadetle hiçbir kimseyi ortak koşmasın. (Riya, iki yüzlülükle. Kibir, benlik, üstünlük taslamakla, …

Daha fazlası »