Etiket arşivleri Yenidünya Dergisi

Başarı, Bedel, Muhâtara

Başarı, Bedel, Muhâtara Rasim Özdenören TDK’nın sözlüğünde, başarı: “Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal (zihinsel) ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü” olarak tanımlanıyor. Zihinsel bağlamda bir eser meydana getirmek veya eylemsel bir etkinliğin sonucu olarak savaşta bir zafer kazanmak, öğrenci için sınıf geçmek, spor müsâbakasında gâlip gelmek başarı örnekleri olarak gösterilebilir. Başarı için besbelli ki sâdece eylem, hareket …

Daha fazlası »

Tasavvufî Terbiyenin Başarı İmkânı

Tasavvufî Terbiyenin Başarı İmkânı Prof. Dr. Kadir Özköse Başarı / muvaffakiyet Allah’tan, gayret kuldandır. Dervişlik Allah (cc) yolunda kemâle ermektir. Dervişlik yolda olmaktır. Öncelikle yolun ne olduğunu bilmek gerekmektedir. Hangi yola baş koyacağını bilmeyen yolun gereklerine koyulamaz. Dervişlik yolu uzun ve ince bir yoldur. Yoldan sapmak, yolun hakkını vermemek, yolda oyalanmak, yola hazırlanmamak dervişe yakışmaz. Tasavvufî eğitimde gerçek yol İslâm’dır. …

Daha fazlası »

Başarı, Hak Edenlerin Hakkıdır!

Başarı, Hak Edenlerin Hakkıdır! Prof. Dr. Ali Akpınar Başarı, muvaffakıyet demektir. Kelimenin mastarı tevfîk’tir. Tevfîk, kulun tedbîri ile Rabb’in takdîrinin buluşmasıdır. Buna göre kul gayret edecek, elinden geleni yerine getirecek, sonra Yüce Yaratıcı’ya işini havâle edecek, O da lütf u keremiyle kuluna ikrâm edecek ve başarı gerçekleşecektir. Yüce Allah isterse, kul çalışıp gayret etmeden de verir. Ancak O’nun koyduğu ilâhî …

Daha fazlası »

Bilmek Mi Olmak Mı?

Bilmek Mi Olmak Mı? Mustafa Özçelik Yûnus Emre’nin en çok bilinen şiirlerinden biri de bilginin önemi konusunda bir örnek metin olarak okunan “İlim ilim bilmektir/İlim kendin bilmektir” mısrâlarıyla başlayan şiiridir. Yûnus Emre’nin bu şiirinin de pek çok şiiri gibi anlam katmanlarına nüfûz etmeden sâdece zâhiriyle ele alındığı ve üzerinde yeterince tefekkür edilmediği yapılan yorumlardan rahatlıkla anlaşılmaktadır. Bu şiirde ana kavram, …

Daha fazlası »

Peygamber Efendimiz’in (sav) Sünnet ve Tavsiyeleri Yönetim – Görev Alma Verme

Peygamber Efendimiz’in (sav) Sünnet ve Tavsiyeleri Yönetim – Görev Alma Verme Mehmet Nezir Gül “Makam mevkî ne güzel sütannedir (emmekle doyulmaz), ondan ayrılmak da memeden ayrılmaktan zordur (hüznü çekilmez)!” (Buhârî, Müslim-5972) Allah Resûlü (sav) savaş ve barış ortamında Müslümanların yöneticisi, başkanı ve bir numaralı idârecisiydi. O’nun peygamberlik görevi kapsamında siyâsî, idârî ve adlî sorumluluk ve yetkisi de bulunmaktaydı. Efendimiz’in (as) …

Daha fazlası »

Şemâil ve Fezâili

Şemâil ve Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in arzuları hilâfına bir hareket olup da mütessir olduklarında Hz. Ebû Bekir gelecek olursa derhal tebessüm eder, teessür ve iğbirârı zâil olurdu. Hz. Ebû Bekir, isâbet-i re’yi, muâmelâtındaki doğruluğu, tecrübe genişliği, nefsine hâkimiyeti, hayırhâhlığı ve samîmiyeti ile mârûf idi. Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in fazl-u kemâlâtından …

Daha fazlası »

Rızâ-yı İlâhî’ye Götüren Dört Şey

Rızâ-yı İlâhî’ye Götüren Dört Şey Kalemdar (ks) Kıymetli kardeşlerim! Allah velîlerinden Şakîk-i Belhî (ks) der ki: ‘Birçok üstâda hizmet ettim, pek çok eserler okudum. Allâh’ın rızâsına giden yolu dört şeyde buldum: Rızık İçin Emin Olmakta Buldum Rızkı Allâh’ın verdiğine inandım, şüpheye düşmedim. Rabbimiz Kur’ân’ında buyuruyor: ‘Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sâhibi olan ancak Allah’tır.’1 Rızık endişesine düşmeyelim kardeşlerim. Mevlâ’mız …

Daha fazlası »

Başarı

Başarı Alemdar İbâdette niyet şarttır. Ulemâmız âdî işlerde bile niyet vardır derler. Emri bil ma’ruf nehyi anil münker, Allah Teâlâ için sevgi ve buğuzda, cihadda niyet olduğu gibi, normal işlerde bile niyet mevcuttur. Meselâ eve girer çıkarken, arabaya binip sürerken, telefon açıp konuşurken, işyerinin kapısını açarken de niyet edilebilir. Yapılan her bir işde rızâyı İlâhi kasdedilir. Dünyâya geliş amacımız düşünülse, …

Daha fazlası »

Allâh’ın Has Kullarına Âit Alâmet-i Fârika

Allâh’ın Has Kullarına Âit Alâmet-i Fârika Prof. Dr. Kadir Özköse Allâh’a îman mü’minin kendine, hayâta ve dünyâya anlam vermesini sağlar. Îman mü’minde benlik algılaması gerçekleştirir. İnanmak îman erinin ben ve ben ötesi şuuruna sâhip olmasını gerçekleştirir. Dolayısıyla insanda sorumluluk duygusu ve imtihan bilinci uyandıran yegâne güç îmandır. Îmânın esâsında Yaratan Mevlâ’ya karşı duyulan korku ve hayranlık, tevâzu ve güven vardır. …

Daha fazlası »

Kıyâmetler Kopmasın Diye Emânete Riâyet Gerekir!

Kıyâmetler Kopmasın Diye Emânete Riâyet Gerekir! Prof. Dr. Ali Akpınar Emânet; güvenmek, korku ve endîşeden emîn olmak anlamına gelir. Güvenilir bir kimseye koruması için geçici olarak bırakılan şeye de emânet denir. Emânet, sorumluluktur. Emânetin zıddı hıyânettir. Emânet, îman, mü’min, emniyet, emân hep aynı kökten gelen kelimelerdir.1 Yeryüzünün halîfesi olarak bu sınav dünyâsına gönderilen insan, kendisine yüklenen emânetle değer kazanmıştır. O, …

Daha fazlası »