Etiket arşivleri edebiyat

Bâlâ Süleyman Mescidi ve Tekkesi / Nidayi Sevim

“İstanbul yalnız saltanatlı kubbeler ve minâreler şehri değil, sırlar içinde kalmış ulu bir evliyâlar şehridir. Bu mânevî ufuklar, bu büyülü manzaralar, bu ilâhî güzellikler dünyâda başka hangi şehirde var? (…) İstanbul’da “himmetleri hazır olsun”, evliyâ mı istersiniz? Mahalle içlerinde, sokak aralarında, bir çınarın gölgesinde, bir çeşmenin ilerisinde mutlakâ bulursunuz.” Böyle diyor Beynun Akyavaş hocamız, Sultânîyegâh İstanbul isimli eserinde (Akyavaş, s.16-17). …

Daha fazlası »

Mehmed Abud Efendi ve Boşnakların İş Ahlâkı… / Nidayi Sevim

Şubat ayının sonlarına doğru, bir Cuma akşamı gezi programından dönen Ömer Kaptan ile Divanyolu üzerinde karşılaştık. Sohbet ederek Ayasofya Câmii cihetine doğru yürüyoruz. Ömer Kaptan, Ayasofya Câmii’nin sol tarafında kalan Abud Efendi Konağı’nı işâret ederek onun hakkında bir kitap bile yazılabileceğini söyledi. Sebebini sorduğumda kısaca hikâyesini anlattı. Vaktiyle konağın sâhibi olan Mehmed Abud Efendi’nin Bosnalı tüccarlar hakkındaki düşünceleri ve hüsnü …

Daha fazlası »

Neden Var Olduk, Neyi Bilmeliyiz? / Mustafa Özçelik

Başlıktaki “neden var olduk?” sorusu “varlık”, “neyi bilmeliyiz?” sorusu da “bilgi” konusuna dâir târih boyunca sorulmuş en önemli iki sorudur. İnsanoğlu dünden bugüne bu iki temel soruya cevap aramış, cevâbı doğru şekilde bulmuşsa hayâtına bir anlam yüklemiş, değilse anlamsızlık içinde bir ömür sürmüş ve bu yüzden de çok ciddî sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bugün de bu iki temel soru, cevâbını …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’nin Mürşidlik Dönemi

“Vardığımız illere şol sefâ gönüllere Halka Tapduk ma’nisin saçtık elhamdülillâh”  Yûnus Emre Yûnus Emre konusunda bilgi veren kaynakların çoğunda ve hakkında yazılan romanlarda, çevrilen filmlerde onun şahsî tekâmül hikâyesi anlatılırken mürşidlik dönemine dâir çok fazla bilgi verilmediği görülmektedir. Bu da onun Anadolu’daki dînî, tasavvufî, edebî rolünü ve tesirini anlamamızı zorlaştırmaktadır. Oysa Yûnus Emre’nin hikâyesinin birinci kısmı yâni şahsî tekâmül (dervişlik) …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’de Akıl ve Gönül

Yûnus Emre’de Akıl ve Gönül Mustafa Özçelik Eger akıl başdayısa gönülde ol tuşdayısa İkisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez Yûnus Emre Yûnus Emre’nin şiirlerine bakıldığında, gerek Dîvân’ında gerekse Risâlet’ün-Nushiyye’sinde hem “akıl” hem de “gönül” kavramına özel bir yer verildiği görülür. Bu yüzden onu hem “gönül” hem de “akıl” şâiri olarak görmek gerekir. Bu durum, onun tevhîdî inanışı gereği insanı …

Daha fazlası »

Bir Namazlık Saltanat…

Bir Namazlık Saltanat…Nidayi Sevim Târih boyunca insanlar taş ile haşır-neşir olmuş. Mağara oymakla işe koyulan insanoğlu, tekerleği îcâd etmiş; yol, köprü, han, hamam, ev, saray inşâ etmiş. Daha sonraları sanat eserleri oluşturulmuş taştan. Medeniyetler birbirini kovalamış. Derken bu dünyâ hayâtından ebedî âleme göçerken yine bir taş dikilmiş insanoğlunun başucuna… Taş, insanoğlunun hayâtında hep var olmuş, kıyâmete kadar da var olmaya …

Daha fazlası »

Bir Garip Ölmüş Diyeler

Bir Garip Ölmüş Diyeler Mustafa Özçelik Ben bunda garîb geldüm ben bu ilden bîzâram Bu tutsaklık tuzagın demi geldi üzerem Yûnus Emre Yûnus Emre’nin “Acep şu yerde var mı ola/Şöyle garip bencileyin” mısraları ile başlayan şiiri, onun en çok bilinen ve sevilen şiirlerindendir. Bunun en önemli sebebi, şairin bu şiirinde her zamanki samimiyeti ile bize bizim hikâyemizi anlatıyor olmasıdır. Zira …

Daha fazlası »

Çağırayım Mevlâm Seni

Çağırayım Mevlâm Seni Mustafa Özçelik “Her şeyi Hakk yaratır işbu cihân içinde Cümle anı zikreder kevn ü mekân içinde” Yûnus Emre Göz, görme; kulak ise işitme organıdır. Buna göre diyelim karşımızdaki bir ağacı görme mesâfesindeysek görürüz, geçen bir arabanın sesini ise frekansı kulağın duyacağı yükseklikte ise işitiriz. Bu elbette zâhirî bir gerçeklikle ilgilidir yâni fizikî bir konudur. Ama şunu biliriz …

Daha fazlası »

Sultanların Peşi Sıra Yürüdüğü Sûfî: Azîz Mahmûd Hüdâyî Nidayi Sevim

Sultanların Peşi Sıra Yürüdüğü Sûfî: Azîz Mahmûd Hüdâyî Nidayi Sevim Her Meşrû ve Hayır Amaçlı Yol, Hüdâyî Yolu’dur Üsküdar-Sarayburnu arasında yer alan “Hüdâyî Yolu”nu sanırım bilmeyenimiz yoktur. Lâkin tekrarlamakta fayda var. Rivâyete göre Pâdişah I. Ahmed, Azîz Mahmûd Hüdâyî’den Sultan Ahmed Câmii’nin açılışını yapmasını ve câmideki ilk Cuma hutbesini okumasını ister. Talebi kabûl eden Hüdâyî hazırlıklara başlar. Ancak câminin açılacağı …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’nin Nefesi

Yûnus Emre’nin Nefesi Mustafa Özçelik “Her nefeste Allah adın de müdam Allah adıyle olur her iş tamam” Süleyman Çelebi Nefes; yâni akciğerlere hava alıp verme ve bu yolla alınıp verilen hava, soluk mânâsıyla canlılığın devâm ediyor olmasında en önemli husûsu ifâde eder. Buna göre nefes alan yaşıyor, nefesi biten ölmüş demektir. Yine nefes yâhud nefeslenmek “rahatlık, ferahlık duyma” mânâsında da …

Daha fazlası »