Etiket arşivleri Dergi

Filistin Hakkında Bilmemiz Gerekenler / Yunus Emre Altuntaş

Siyonist İsrail işgâl ettiği Filistin topraklarında her geçen gün yeni azgınlıklara imzâ atıyor. Siyonistlerin Kudüs’ün tamâmını ele geçirmek ve Mescid-i Aksâ’yı yıkmak için attığı adımlar dünyânın pimini çekecek duruma geldi. Gazze’de bir avuç Müslüman’ın direnişi tüm dünyâya şu mesajı veriyor: Son ferdimize kadar ölmeden Kudüs’ü size vermeyeceğiz! Bu mesaj dalga dalga yayılarak vicdan sâhibi tüm insanları İsrail’e tepki koymaya zorluyor. …

Daha fazlası »

Ahlâk Eğitimde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Usûlü / Prof. Dr. Kadir Özköse

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî İslâm ahlâkını bir bütün hâlinde hayâtında görünür hâle dönüştüren bir ahlâk âbidesidir. Gerek ferdin gerekse cemiyetin İslâm ahlâkıyla meczedilmesini öngörmektedir. İnsanların birbiriyle ilişkilerini ahlâkî güzellikler üzerinde temellendirmektedir. “İnsan insanın kurdudur” felsefesi yerine “İnsan insanın yurdudur” anlayışını gerçekleştirmeye çalışmaktadır. İnsanlığın çatışma, ayrışma ve şiddet kültürü üzerine değil kardeşlik, dostluk ve barış çizgisinde hareket etmesini ister. Ben duygusuyla değil …

Daha fazlası »

Vefâtından Asırlar Sonra Da Yaşayan Bir İslâm Âlimi: Hz. Mevlânâ / Prof. Dr. Ali Akpınar

Çoğu insan, daha yaşarken unutulur yahut unutulmak istenirken; bazı insanlar da vefatlarından asırlar sonra bile sevgi ve saygıyla anılmaya devâm ederler. İnsanları unutulmaz kılan onların insanlık yararına yaptıklarıdır. İşte Mevlânâ Celâlüddîn er-Rûmî (1207-1273), vefâtından asırlar sonra bile hatırlanmaya devâm eden nâdir şahsiyetlerden biridir. Peki, Hazreti bu şekilde unutulmaz kılan nedir? Her şeyden önce şunu söyleyelim ki Hz. Mevlânâ, iyi bir …

Daha fazlası »

Editör’den…

Dinle Neyden… Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (ks) Anadolu’ya İslâm’ın engin hoşgörü mayasını katan önemli manevî şahsiyetlerimizden birisidir. Hayatı boyunca insanlara alçak gönüllü ve hoş görülü olmayı öğütleyen ve bunu ilke edinen Mevlânâ’nın çevresinde bulunanların mânevî terbiyesine önemli katkıları olmuştur. Mevlânâ (ks), insanları dil, din, ırk, renk bakımından farklı göstererek aralarında düşmanlıkları körükleyen anlayışa kesinlikle karşıdır. Bu büyük Türk düşünürü, insanlar arasında …

Daha fazlası »

Felâsife Hakkında -2- / Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu

Maalesef bâzı nâs, ilm-i felâsife dâvâsında olup bu cemâate hukemâ demişlerdir. Ve bunları enbiyâ aleyhimü’s-selâm’a adîl bilmişlerdir. Kötü ve yanlış îtikaddan Allâhu Subhânehû Hazretleri’ne sığınırız. Hikmet bir şeyin ilminden ibârettir. Onu nefsü’l-emre mutâbık bilince ona muhâlif olan ulûmu nefsü’l-emre mutâbık addeylemezler. Demek ki; hukemânın ulûmunu tasdîk eylemek, enbiyâyı ve ulûm-ı enbiyâyı tekzîb eylemektir. Çünkü birini tasdîk, diğerinin tekzîbini müstelzimdir. Her …

Daha fazlası »

Doğumunun 150. Yılında İbnülemin Mahmud Kemal İnal / Prof. Dr. Mustafa Kara

Hezâr gıpta o devr-i kadîm efendisine Ne kendi kimseye benzer ne kimse kendisine1 Biliyorsunuz, çok kitap yazan, çok eser kaleme alan şahsiyetlere doğurgan anlamında “velûd” derler. İşte onlardan biri de yüzelli yıl önce 1871 târihinde İstanbul’da dünyâya gelen, 24 Mayıs 1957 ‘de aynı şehirden öbür âleme hicret eden İbnülemin Mahmud Kemâl İnal’dır. O, XX. yüzyılın gerçekten, eskilerin tâbîriyle ‘nev’i şahsına …

Daha fazlası »

Yöneticilerin İmtihânı / Prof. Dr. Kadir Özköse

İslâm, makro âlemden mikro âleme kadar her yerde âhengin vücûda gelmesini ister. Âlemde asıl olan düzen ve intizamdır. Müslümanın hayâtında da kaos ve karmaşaya yer yoktur. Namaz ibâdetinde bile bir imâmın önderliğinde, düzgün saflar oluşturularak ve birlik rûhu içinde namaz kılınır. Müslümanın namazında bir düzen oluyor, imam­la berâber topluca kılınıyor. İslâm’da tavsiye edilen ölçütlerden biri de silsile-i merâtibdir. İslâm toplumunda yetki …

Daha fazlası »

Sultânu’l-Ârifîn Hacı Bektâş-ı Velî / Mustafa Özçelik

Yûnus Emre’nin sûfî dost çevresi içinde Hacı Bektâş-ı Velî’nin husûsî bir yeri vardır. Zîrâ Hacı Bektâş-ı Velî bilinmeden Yûnus’un hikâyesi anlaşılamaz. Yine onu tanımadan Anadolu’daki hiçbir sûfî oluşumu ve şahsiyeti tanımak da mümkün olmaz. Bu yüzden önce Hacı Bektâş-ı Velî kimdir ona bakalım.  Hacı Bektâş-ı Velî, 1207’de Horasan’ın merkezi Nişabur’da doğar. Nişabur’da medrese eğitimi görür. Ahmet Yesevî’nin halîfelerinden Lokman Perende …

Daha fazlası »

Peygamber Efendimizin (sav) Dilinden Yöneticilerin Sorumlulukları / Mahmut Eyüpoğlu

Allah (cc) bütün mahlûkâtı farklı farklı yaratmıştır. Bu anlamda hiçbir yaratık başka birine benzemez. Bu da Rabbimizin kudretinin, büyüklüğünün en büyük delillerindendir. Bu farklılık fizikî olduğu gibi kābiliyet, huy ve mizâcı da içine alır. Bu farklılığı insanı baz alarak ele aldığımız zaman hiçbir insanın başka bir insana benzemediğini ve ona eşit olmadığını görmekteyiz. Rabbimiz bunu Rûm sûresinde fizikî yönden: “O’nun delillerinden …

Daha fazlası »

Vefâtının 55. Yılında Gençlerle Başbaşa’nın Yazarı Başgil’in Başına Gelenler / Prof. Dr. Mustafa Kara

İstanbul İmam Hatip Okulu’nun 1960’lı yıllarda yaşattığı güzel bir geleneği vardı. Hocalardan veya büyük şahsiyetlerden biri vefât ettiği zaman bir öğretmenin rehberliğinde bir grup öğrenci cenâze namazına katılır, defin merâsiminden sonra okula dönülürdü. Bu öğretmen bâzan Adil Teymur, Emin Işık, Müzekkâ Gürbüz, bâzan Bekir Topaloğlu, Hayreddin Karaman, Muhammed Eroğlu bâzan da Tayyar Altıkulaç, Saim Yeprem, Yahya Kutluoğlu… olurdu. Lise birinci …

Daha fazlası »