Anasayfa / Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi (Sayfa 4)

Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi

İslâm Birliği

Mâide Sûresinin üçüncü âyetinde Cenâb-ı Hakk, “Bugün kâfirler, sizin dîninizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün size dîninizi ikmâl ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim. Kim, gönülden günâha yönelmiş olmamak üzere açlık hâlinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Âyet-i Celîle’si anlatacağımız bütün sözlerin özetidir. …

Daha fazlası »

Tasavvuf Nedir?

Bir ara üstazımız hocalara şöyle bir soru yöneltti. “Cemaatiniz içinde beş vakit namaza devâm eden, tâdil-i erkânla namaz kılan, etrâfına yumuşak davranan, fakir yoksul gözeten, selâmı yayan, geceyi ihyâ eden, Kur’ân ve sünnete tâbî olan kim? Hep bizim dervişler. Rûhânî terbiyeden geçen kimseler. Siz de geç kalmayın, ilim tahsîl ettiğiniz gibi irfânı da tâlim edin.” Kayseri’de mürid Ali Efendi kabrinden …

Daha fazlası »

Er Meydanlarındaki Er(en)ler: Sûfîlerin Cihad Meydanlarına Olan İştiyakları

Sûfîler birçok defa dünyâdan el çekmek veya çevrelerindeki toplumsal olaylara yabancı kalmakla ithâm edilmişlerdir.1 Bu itham ya sûfîleri yakından tanımamaya ya da art niyete dayanan bir zeminden kaynaklanmaktadır. Onları yakından tanıyanlar net olarak bilir ki gerçek bir sûfî nefsini ıslah için verdiği mücâdeleyi bir başka ifâdeyle mânevî donanımını; maddî âlemi vahyin penceresinden okuyabilmek, başta tüm insanlar olmak üzere yaratılmış herşeye …

Daha fazlası »

İletişim

Veda haccında yüz yirmi dört bin sahabe-i kirâma hitâb eden Resûlüllah (sav) İslâm’ın yayılmasını haber veriyordu. Kutlu mesajında, “bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.” İlâhî dâvetler zamânın iletişim vâsıtalarıyla duyuruluyordu insanlığa. Efendimiz (sav) elçilerle krallara mektup yazıyordu. Habeşistan kralı Necaşi’ye, Bizans hükümdârı Heraklius’a, Kisra’ya, Kıptilerin kralı Mukavkıs’a vs. …

Daha fazlası »

Hayat – Ekim 2016

Kuddûsi Veli (ks) “yeyüp içüben uyumakla insan olunmaz. Bu sınıf zümre-i hayvâna münâsib” der. Tezkiretü’l Evliya eserini okuyup tamamlayan bir kardeşimizin sözü şu oldu: “Onlar bir ayrı hayat yaşıyor, biz ayrı bir hayat.” Dünyâ hayâtını en güzel şekilde, şer’î esaslara uygun yaşarlar. Âhiret için dünyâyı, dünyâ için de âhiret hayâtını terketmezler. Uyurken bile, ruhları secdede, kalbleri arştadır. Yerken, nimetin Mevlâ’dan …

Daha fazlası »

Ziyaret

Ehlüllâhın ziyâretini cumâ günü yaparlar. Mümkünse gusül abdesti alınır. Yirmi beş istiğfâr okunur hatâlarımıza. Huzûruna dâhil olacağımız kimsenin geçmişlerinin rûhuna üç ihlâs bir fâtiha gönderilir. Âhirete göç eden bir kimse Peygamberân-ı izâm ve ârifân-ı İlâhî’dense, sağ ayakucuna selâm vererek durulur. Rûhâniyeti kalbde nur şeklinde tasavvur edilir. Bir Fâtiha-i Şerîfe, on bir ihlâs-ı şerif ve bir de Âyetü’l-Kürsi okunur. Kabirde medfun …

Daha fazlası »

The Principle Of Hijab

 There are various hijab. It does not mean to cover the body with a cloth. Hijab, the command of which is heart is controlled by the core. The head operates with instruction given to the brain. The government rules with khair (good) if it is good or shar (bad) if it is bad. The good governors and intellectuals serve welfare …

Daha fazlası »

Tesettürde Esas

Tesettürün çeşitleri çoktur. Vücûdu sâdece bir bez parçasıyla örtmek değildir tesettür. Kumandası kalb olan tesettür, ana merkezden idâre edilir. Beyne verdiği komut ne ise, kafa o şekilde çalışır. İdâre hayırsa hayır, şerse şer hükmeder ülkesine. Ümerâsı ve ulemâsı düzgün olanlar, tebaasına salâh hâli yaşatır. Ayak, bir başkasının nâmusunu iğfâle, şahsiyetini rencide etmeye değil, iffetinin benliğinin korunmasına adım atar. Şahsın hatâ …

Daha fazlası »

Hayat

Kim dirilirse, o alınır bezm-i hâs’a, özel görüşmeye. Dâvetçileri zâtı olur, ikrâmı da kendisi yapar. Onlar için ölüm yoktur. Dünyâda yeyip içen, gezip dolaşan Sıddîk-i Ekber gibi. Hakk Teâlâ ister onun rızâsını. “Sorun kullarıma ne istiyor?” iltifâtı gibi. Muhiddin-i Arabî’nin gözlerini yumup kalben ihsânı gibi. Eteği açılınca, on sekiz bin âlemin seyredilişi gibi. Dirilmek için Üveys olmak gerek. İlimde İmâm-ı …

Daha fazlası »

Kıyamet

Kıyâmeti koparan biziz. Biz bütün gönlümüzle Allah desek, Allah nidâsına kulum hitâbını duysak, kopmaz kıyâmet. Allâh Allâh diyen bulundukça kıyâmet kopmaz. Nefsinde, Allah deyip kulluk yapan, evinde âilesinde, Resûlüllâh (sav) sevgisi, ehl-i beyt muhabbeti ve Kur’ân kıraati olan, işinde ticâretinde, helâl kazanca tâbi olan, idâresinde, âdil devlet reisi bulundukça kopmaz kıyâmet. Çünkü kıyâmet, hayırlılar üzerine kopmaz. Ne kadar kıyâmeti beklesek …

Daha fazlası »