Anasayfa / Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi

Etiket arşivleri Ali Ramazan Dinç Efendi

Müslüman Ol, Kurtul!

Müslüman Ol, Kurtul! Alemdar Her şeyde bir tartı ve ölçü vardır.  Su biraz katı olsa damarlar zorlanır. Rüzgâr şiddetini artırsa kasırga olur. Güneş mesâfe olarak yaklaşıp uzaklaşsa, âlem yanar ve donar. Toprağın kimyâsı, katı sıvı ve gazın dengesi bozulsa nebâtat bitmez. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) birçok zararların oluşmasına sebep olmuştur. Hayvanlarda organ problemleri oluşturduğu, mahsüllerde canlı hayâta zarar verdiği tesbît …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Bir kimse bir melikin hizmetine tâlib oldu. Melik de, “Git ilim ve edeb öğren ki, hizmetin sâlih olsun” dedi. O kimse de ilim tahsîline şurû’ eyledi ve ilmin zevkini, lezzetini tattı. Sonra Melik haber gönderdi ki: “İlmi terk etsin de artık gelsin, benim hizmetime ehil oldu.” İlim tahsîl eden kimse de dedi ki: “Beni …

Daha fazlası »

Şehâdet

Şehâdet Alemdar İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in, Allâh’ın elçisi olduğuna şehâdet edinceye, namazı kılıp zekâtı verinceye kadar insanlarla savaşmam bana emrolundu.” Mukâtelede esas, yakmak yıkmak, aç susuz bırakmak, savunmasız insanları tâciz, sapan taşına karşı fosfor bombası ve hakîkî mermi kullanmak, hastaları taşıyan ambulansları ve tedâvî gören hastaların bulunduğu hastaneleri …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Rasûlullah Efendimiz (sav), “sulehâ meclislerine devâmı” emir buyurmuştur. Bu hikmete binâen ulemâ-i kirâm demişlerdir ki: Bir kimse ulemâ ile birlikte oturursa ilmi artar. Bir kimse sulehâ ile birlikte oturursa ibâdet ve tâata rağbeti artar. Bir kimse ağniyâ ile oturursa o kimsenin kalbinde dünyâya muhabbet ve rağbet artar. Bir kimse ehl-i tekebbür ile oturursa kibri …

Daha fazlası »

Bir Kab Hacmine Göre Alır

Bir Kab Hacmine Göre Alır Alemdar Alış-veriş merkezine giderken parasız pulsuz gidilmez. Mânevî alış-verişin bol olduğu üç aylara giriyoruz. “ Muhabbet harçlığı alsam O cânın dâiresin bulsam” buyurduğu gibi Üstâzımızın. Her an öyle değil mi? Cenâb-ı Hakk’ın nefhası, rûhânî nîmeti her zaman yayılır. Gönül kapısı açık olanlar istifâde eder. Esad-ı Erbilî Hazretleri, “mürşid-i kâmiller şarkdan doğan güneş gibidir. İnanç penceresi …

Daha fazlası »

O Hz. Sâmî (ks)

O Hz. Sâmî (ks) Alemdar Sâmî Efendi’yi anlatmak, onun şahsında evliyâdan bahsetmek, kişinin kendi vüs’atine anlayışına göredir. Allah Teâlâ’yı senâda Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz: “Ben, Seni hakkıyla senâ edemem! Sen, kendini senâ ettiğin gibisin!” buyurmuştur. Sâmî Efendi velâyette en yüksek pâyeye erişmiştir. İlim ve hâl ehli olmakla birlikte, makam olarak aktâbiyyet sırrına mazhardı. Hâfız-ı hakîkî olan Cenâb-ı Hakk’ın muhâfazası altındaydı. Ma’sum …

Daha fazlası »

Nefis Kışını Tâatle Bahar Eylemek

Nefis Kışını Tâatle Bahar Eylemek Alemdar Meryem vâlidemize Cenâb-ı Hakk ikrâmını Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde beyân eder: “Bunun üzerine Rabbi onu iyi bir rızâ ile kabûl etti. Onu güzel bir nebat gibi büyüttü. Zekeriyyâ’yı da onu (bakmaya) me’mur etti. Zekeriyyâ ne zaman (kızın bulunduğu) mihrâba girdiyse onun yanında bir yiyecek buldu: «Meryem, bu sana nereden (geliyor?)» dedi. O da: «Bu, …

Daha fazlası »

İletişim Dili

İletişim Dili Alemdar İlk insan, ilk peygamber Âdem (as)’dan Efendimiz’e (sav) kadar Rabbimizle iletişim vahy-i İlâhî’dir. Altı bin altı yüz altmış altı âyât-ı İlâhî bu vesîle ile inmiştir. “Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.” (Yûnus, 109.) Efendimiz (sav) Mi’râc hâdisesinde direkt Rabbimizle mükâleme nîmetine mazhar olmuştur. Kimseye nasîb olmayan ruh maal-cesed buluşmuştur. Süleyman …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Ebu’s-Suûd Efendi’nin beyânı vechile: Hakkı duymayanların ve görmeyenlerin şerde ve hayırsızlıkta gâyet ileri derecede bulunduklarına işâreten “ülâike” lâfzı vârid olmuştur. Fahr-i Râzî’nin beyânı vechile: Kur’ân’ın hidâyet olması onun her türlü hayrâta delâlet edip, her saâdete irşâd etmesidir. “Şifâ” olması da, küfür ve cehil hastalıklarından, îmân edenleri kurtarmasıdır. Fakat şeytâna ve hevâ-i nefsânîsine tebâiyyetle hızlân …

Daha fazlası »

Mahlûkâta Şefkat

Mahlûkâta Şefkat Alemdar “Allah, gökleri ve yeri yarattığı gün, yüz rahmet halketmiştir. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak enginliğe sâhiptir. Bunlardan sâdece bir rahmeti yeryüzüne indirmiştir. İşte anne yavrusuna bu sâyede şefkat gösterir. Yabânî hayvanlar ve kuşlar bunun sonucu olarak birbirlerine merhamet ederler. Allah Teâlâ kıyâmette bu biri  doksan dokuza katarak rahmetini yüz’e  tamamlayacaktır.” (Müslim, Tevbe, 8/2753.) Rahmetten gâye, …

Daha fazlası »