Anasayfa / Etiket arşivleri Alemdar

Etiket arşivleri Alemdar

Âfiyet

Âfiyet Alemdar Af ve âfiyet kelimeleri sözlükte şu mânâlara gelir: Af, yapılan bir hatâdan dolayı cezâlandırmamaktır. Âfiyet ise dinde fitnelerden selâmette olmaktır. Vücûdun hastalık ve sıkıntıdan güvende olmasıdır. Âfiyet, affı da içine alan kapsamlı bir kelimedir. Ulemâ-i kâmilin, sulehâ-i sâlihin, hakîkat ehillerinin dilinde âfiyet şu anlamlara gelir: Allah Teâlâ’nın rızâsı ve O’nunla temin edilen huzurdur. Cenâb-ı Hakk’ın ve kullarının hizmetinde …

Daha fazlası »

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir

Kişi Arkadaşının Dîni (huyu) Üzeredir Alemdar Kokusu güzel olan bir toprak, bu güzel râyihayı gül ile hem-dem olmaya bağlar. Karbon atomu, bir maddeyle kömür diğer bir maddeyle altın olur. Kabuğu ince tadı hoş olan üzümün değeri, bölgenin havasıyla ilgilidir. Bir meyve dahi bulunduğu toprak ve hava ile tatlanır. “(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hadîs-i Şerîf’te: “Erkek ve kadın her müslim için ulûm-i dîniyyesini taleb edip öğrenmek farzdır.” “Velev ki Çin’de dahî olsa ilmi taleb ediniz.” buyurulmuştur. Efendimiz (sav)’in bu hadîs-i şerîfte tahsîlini emir buyurmuş olduğu ilmi yalnız zâhirî ilme tahsîs etmek de doğru değildir. Çünkü ma’rifetullâh’a ve havf-i İlâhîye mukârin olmayan ve dünyâdan zühdünü artırmayan ilim, ind-i …

Daha fazlası »

Müslüman Ol, Kurtul!

Müslüman Ol, Kurtul! Alemdar Her şeyde bir tartı ve ölçü vardır.  Su biraz katı olsa damarlar zorlanır. Rüzgâr şiddetini artırsa kasırga olur. Güneş mesâfe olarak yaklaşıp uzaklaşsa, âlem yanar ve donar. Toprağın kimyâsı, katı sıvı ve gazın dengesi bozulsa nebâtat bitmez. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) birçok zararların oluşmasına sebep olmuştur. Hayvanlarda organ problemleri oluşturduğu, mahsüllerde canlı hayâta zarar verdiği tesbît …

Daha fazlası »

Şehâdet

Şehâdet Alemdar İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in, Allâh’ın elçisi olduğuna şehâdet edinceye, namazı kılıp zekâtı verinceye kadar insanlarla savaşmam bana emrolundu.” Mukâtelede esas, yakmak yıkmak, aç susuz bırakmak, savunmasız insanları tâciz, sapan taşına karşı fosfor bombası ve hakîkî mermi kullanmak, hastaları taşıyan ambulansları ve tedâvî gören hastaların bulunduğu hastaneleri …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Rasûlullah Efendimiz (sav), “sulehâ meclislerine devâmı” emir buyurmuştur. Bu hikmete binâen ulemâ-i kirâm demişlerdir ki: Bir kimse ulemâ ile birlikte oturursa ilmi artar. Bir kimse sulehâ ile birlikte oturursa ibâdet ve tâata rağbeti artar. Bir kimse ağniyâ ile oturursa o kimsenin kalbinde dünyâya muhabbet ve rağbet artar. Bir kimse ehl-i tekebbür ile oturursa kibri …

Daha fazlası »

Bir Kab Hacmine Göre Alır

Bir Kab Hacmine Göre Alır Alemdar Alış-veriş merkezine giderken parasız pulsuz gidilmez. Mânevî alış-verişin bol olduğu üç aylara giriyoruz. “ Muhabbet harçlığı alsam O cânın dâiresin bulsam” buyurduğu gibi Üstâzımızın. Her an öyle değil mi? Cenâb-ı Hakk’ın nefhası, rûhânî nîmeti her zaman yayılır. Gönül kapısı açık olanlar istifâde eder. Esad-ı Erbilî Hazretleri, “mürşid-i kâmiller şarkdan doğan güneş gibidir. İnanç penceresi …

Daha fazlası »

O Hz. Sâmî (ks)

O Hz. Sâmî (ks) Alemdar Sâmî Efendi’yi anlatmak, onun şahsında evliyâdan bahsetmek, kişinin kendi vüs’atine anlayışına göredir. Allah Teâlâ’yı senâda Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz: “Ben, Seni hakkıyla senâ edemem! Sen, kendini senâ ettiğin gibisin!” buyurmuştur. Sâmî Efendi velâyette en yüksek pâyeye erişmiştir. İlim ve hâl ehli olmakla birlikte, makam olarak aktâbiyyet sırrına mazhardı. Hâfız-ı hakîkî olan Cenâb-ı Hakk’ın muhâfazası altındaydı. Ma’sum …

Daha fazlası »

Nefis Kışını Tâatle Bahar Eylemek

Nefis Kışını Tâatle Bahar Eylemek Alemdar Meryem vâlidemize Cenâb-ı Hakk ikrâmını Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde beyân eder: “Bunun üzerine Rabbi onu iyi bir rızâ ile kabûl etti. Onu güzel bir nebat gibi büyüttü. Zekeriyyâ’yı da onu (bakmaya) me’mur etti. Zekeriyyâ ne zaman (kızın bulunduğu) mihrâba girdiyse onun yanında bir yiyecek buldu: «Meryem, bu sana nereden (geliyor?)» dedi. O da: «Bu, …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Allâhu Teâlâ Âdem Aleyhi’s-selâm’a esmânın küllîsini tâlîm etti. (Bakara, 31.) “Meleklerin, “Hazret-i Âdem’i ve zürriyetini halk etmekteki hikmetin nedir?” diye suâl etmeleri üzerine Vâcib Teâlâ Hazretleri: Sizin bilmediğinizi Ben bilirim, buyurmuştur.” (Bakara, 30.) Ve hilkat-i Âdem’deki hikmet, ilimle mümtâz olmasıyla meleklerden efdal olduğunu beyân buyurdu. Hazret-i Âdem’in kalbine ilhâm sûretiyle esmâyı tâlîm buyurdu. Bu …

Daha fazlası »