el-Bâis (cc) / Dr. Mehmet Sürmeli

el-Bâis (cc): Ölümden sonra diriltendir. Nesneleri, cinsleri ve türleri yoktan var eden, cesetlere yeniden ruh vererek onları mezarlardan çıkarıp haşr meydanında huzûrunda toplayan anlamında, Yüce Allâh’ın esmâ-i hüsnâsından biridir. Ayrıca insanları vahyin nûruyla aydınlatması, inkârdan ve her türlü kötülükten kurtarması için peygamber göndermesi; âhirette hesap vermeleri için insanları öldükten sonra yeniden diriltip huzûrunda toplaması da el-Bâis isminin anlam alanına girmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de el-Bâis ismi bu formla hiç kullanılmamaktadır. Fakat Allah Teâlâ’nın el-Bâis olduğuna delâlet eden onlarca âyet ve Rabbimizin fiilleri vardır. Peygamber Efendimiz, el-Bâis ismini esmâ-i hüsnâ içerisinde saymıştır. (Tirmizî, Daavât, 82.) el-Bâis isminin Fâtır, Hālik, Bedî’, Bâri’ isimleriyle anlam yakınlıkları vardır.

Allah Teâlâ adâletin tecellîsi ve imtihânın tahakkuku için ölüleri yeniden diriltecektir. Şâyet ba’s ve haşr olmayacak olsaydı hayâta zulüm egemen olur ve dünyâda yaşamak mümkün olmazdı. Yaşadığımız dünyâda erdem adına hâlâ olumlu bir şeyler varsa bunun sebebi ba’sa ve âhirete îmân eden Müslümanların varlığıdır. Âhiret hayâtında mutlu olabilmeleri için insanlara el-Bâis isminin gereği, peygamberler ve vahiy gönderilmiştir. 

El-Bâis isminden nasîbini alan mü’min, âhirete ve ölümden sonra dirilmeye îmân ettiğinden dolayı nitelikli bir hayat yaşar. İnsanın ağzının tadını bozan ölümü hatırından aslâ çıkarmaz. (Zîrâ ölümü bilmeyenler sâdece hayvanlardır.) Ölüm gerçeğini unutarak insâniyet makâmından aşağıya düşmez. Müslümanlar, hesâba çekileceklerini bildikleri için nefislerini her an hesâba çekerler. Gerçek mü’min, dünyânın geçici olduğunu bilmesi ve Rabbinin huzûrunda hesâba tâbî tutulacağına îmânı sebebiyle basit arzularına, tutkularına ve gereksiz tüketim hastalığına son verir. Tabiattaki bitkilerin, hayvanların ve insanların ölümü ona ölümden sonra dirilmeyi anlatır. Allâh’ın Bâis olduğunu kevnî âyetlerden her an müşâhede eder. Hiçbir kevnî âyete karşı kör ve sağır olmaz. Allâh’ın el-Bâis sıfatına îmân eden Müslüman, kendini sürekli kontrol eder ve haksızlıklardan uzak durur. Yine bu isimden aldığı dersle Allâh’ın peygamber gönderme lütfuna şükreder. Peygamberler arası ayrım yapmaz ve onlarla gönderilen vahye göre hayâtına anlam verir. Çünkü vahiy, Allah Teâlâ’nın kullarıyla haberleşmesidir. Gönülleri ilâhî hitapla diriltmesidir. İstikāmet üzere bir hayâtın ilâhî kurallarıdır. Mü’minler, vahye ittibâ etmenin bizzat Allâh’a îman, muhabbet ve tâzimle alâkalı olduğunu bildiği için hayâtın genişlik ve uzunluk alanlarını boşluk bırakmadan vahye göre tanzîm ederler. Allâh’ın elçileri olmaları münâsebetiyle, hiçbir insanı peygambere denk görmezler ve görenlerin de küfürlerine hükmederler. Yine el-Bâis isminden alınan paya göre Müslüman, risâletin kesbî değil de Vehbî olduğuna îmân eder. Yüce Allah, tüm insanların ruhları içerisinde vahye en uygun ve lâyık olanlarına peygamberlik vermiştir.

Temmuz 2021, sayfa no: 34-35

Ayrıca kontrol et

Esmâ’da Esrâr / Alemdar

Her şeyin Hâlık’ı, yaratan ve yaşatanı Mevlâ-i Müteâldir. O’ndan geldik O’na döneceğiz. Rûhundan ruh üflemesiyle …