Çocuğumu Hangi Okula Yazdırayım? / Yunus Emre Altuntaş

Her yıl yaz ayları geldiğinde âileleri bir telaş sarar. Yeni bir okula başlayacak çocuklar bu telâşın sebebidir. Anne ve babaların dilinde hep aynı soru vardır: Çocuğumu nereye yazdırayım? Nihâyetinde her ebeveynin dünyâ ve âhiret bakımından en önemli sermâyesi evlatlarıdır. Hadîs-i Şerîf’e göre arkada bıraktığımız hayırlı bir evlat sadaka-i câriye hükmünde olup biz öte dünyâya gitsek bile amellerimizin artmasına vesîle olmaktadır. Çünkü hayırlı evlatlar ve onların devâmı olan ahfâdımızın yaptığı her iyilikten hissemize mükâfât verileceği müjdelenmiştir. “Hayırlı evlat” duâsının milletimizin dilinden düşmemesinin temel gerekçesi de budur. 

Önce Ahlâk

Ebeveynlerin çocuklarından bekledikleri ilk şey inançlı, ahlâklı ve dürüst olmalarıdır. İnsanın fıtratında bulunan evlat sevgisi her zaman en iyisini, en güzelini ister. Anne ve baba yemez yedirir, içmez içirir, giymez giydirir. Bu haslet Allâhu Teâlâ’nın rahmetinin bir numûnesidir. Bir hadîs-i şerifte şöyle buyurulur: Rasûlullâh’a (sav) esirler getirildi. Aralarında çocuğunu arayan bir de kadın vardı. Esirler arasında bulduğu bir çocuğu hemen kapıp bağrına bastı ve onu doyasıya emzirmeye başladı. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) bize şöyle buyurdu:

– Ne dersiniz, bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? Biz:

– Hayır, Allah’a yemîn olsun ki, bu kadın ateşe çocuğunu atmamaya gücü yetiyor bir halde iken, onu ateşe atmaz! dedik.

Bunun üzerine Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:

– Allâh’a yemîn olsun ki, Allah Teâlâ’nın mü’min kullarına olan merhameti, bu kadının çocuğuna olan merhametinden daha büyüktür. (Buhârî/5653, Müslim/ 6912) 

Allâhu Teâlâ’nın rahmetinin bir göstergesi de gönderdiği peygamberler ve kitaplardır. Yeryüzünde güzel ahlâk ve iyilik adına yapılan tüm davranışların temelinde Allâh’ın (cc) dîni olan İslâm yer alır. Farklı zamanlarda gönderilen peygamberlerin vaz’ettiği din hep aynıdır: İslâm. Bu durum Kur’ân’daki pek çok âyette açıkça belirtilir. Şu halde bize düşen Allâh’ın (cc) emrettiği ahlâkı kuşanmak, gönderdiği peygamberlerin örnekliğine teslîm olmaktır. Çocuklarına bu yüce hakîkatleri öğretmek her anne babanın temel görevidir. Çünkü çocuğun ana-baba üzerindeki birkaç hakkından biri de dînî eğitimini zamânında ve yeterli şekilde almaktır. Ebeveynler bunu yapmadığı takdirde hesap günü o çocuk kendilerinden şikâyetçi olacaktır. Bunun şuurunda olmak her Müslüman âilenin en önemli vecîbesidir.

Sâdece bizde değil Batı’da da ahlâk eğitimi yoğun şekilde ele alınmıştır. Yeryüzünde ilk üniversite dengi okulu yâni “Akademia”yı kuran Platon’un, öğrencilerine öncelikle ahlâk ve erdem konularını öğrettiği söylenir. Platon baş kitâbı “Devlet”te hem birey hem de toplum olarak mutluluğa ulaşmanın yolunun ahlâk ve erdemden geçtiğini ayrıntılı şekilde anlatır. İyi ve güzel olan, Platon’a göre denge hâline ulaşmış ruh ve toplum yapısıdır. Böylece bu en yüksek iyiyi, iyi ideası olarak Tanrı ile de özdeşleştirir ki onun ontolojik temellendirmesi aynı zamanda bir teolojik temellendirme kimliği de kazanmış olur. Platon bu öğretisini büyük oranda hocası Sokrates’ten almıştır. 

Hangi Okul?

Yukarıdaki açıklamaları yaptık çünkü günümüzde “ahlâk” deyince bir kısım insanların dudak büktüğünün farkındayız. Ahlâkı bir denge hâli olarak vaz’eden yüce dînimiz sürekli “sâlih amel”, “güzel ahlâk”, “sırât-ı mustakîm” kavramlarını vurgular. Şu halde eğitimin önceliği inançlı, ahlâklı, dürüst, saygılı, paylaşıma açık, özgüveni yüksek, kendisiyle barışık bireyler yetiştirmektir. Bu sağlanmadan binânın temeli çürük kalacaktır ve üzerine ne binâ edilirse edilsin ileride yıkılma tehlikesiyle karşılaşacaktır.

Bu bakımdan çocuğu ilkokula başlayacak olan velîler için tavsiyemiz iyi bir okuldan ziyâde iyi bir öğretmen aramalarıdır. İyi öğretmenden kastımız mesleğini seven, milletin değerleriyle barışık, şefkatli, sevecen, samîmî, güler yüzlü, teknolojiyi kullanabilen, inançlı ve birikimli öğretmenlerdir. Unutmayalım ki ilkokul eğitimi çocuğun gelişiminde en önemli dönemdir. Bu yaşlarda çocuk, öğretmenini örnek olarak alır ve onu taklîd eder. Çocuğun tüm hayâtı bu dönemdeki kazanımları üzerine binâ edilir. Bu sebeple nasıl bir öğretmenden eğitim alacağı aynı zamanda çocuğun ahlâkını, karakterini ve başarısını belirleyecektir.

İlkokulu bitiren bir çocuk için üç ayrı alternatif bulunuyor. Normal ortaokul, İHO (İmam Hatip Ortaokulu) ve özel okul. Normal ortaokullarda 29 saati zorunlu 6 saati seçmeli haftalık 35 saat ders okutulur. İHO’larda ise 35 saati zorunlu 1 saati seçmeli haftalık 36 saat ders okutulur. Her iki okulda Türkçe, Fen, Matematik, Sosyal, İngilizce ders saatleri aynıdır. Farklı olan şey normal ortaokullarda haftada 2 saat olan Din Kültürü dersine ek olarak İHO’larda Kur’ân-ı Kerîm, Hz.Muhammed’in Hayâtı, Arapça, Temel Dînî Bilgiler derslerinin bulunmasıdır. Yâni normal ortaokulda 2 saat verilen ahlâk ve değerler eğitimi İHO’larda 10 saati bulmaktadır. Bu sebeple İHO’lardan mezun olan öğrenciler hem daha donanımlı hem de temel ahlâkî değerleri çok yönlü öğrenmiş şekilde mezun olmaktadır. Kaldı ki sınavla öğrenci alan proje İHO’larda Matematik ve Fen derslerinde normal ortaokullardan 2 saat fazla eğitim alma imkânı da sağlanmaktadır. Küçük yaşta din ve ahlâk ile ilgili temel bilgileri öğrenen çocuklar ileri yaşlarda ruh sağlığı ve özgüven bakımından akranlarından bir adım önde hayâta adım atmaktadır.

Ortaokulu bitiren çocuklar ise merkezî sınav (LGS) sonuçlarına göre farklı pek çok okula gidebilmektedir. Anadolu Liseleri, Fen Liseleri ve Anadolu İmam Hatip Liseleri sınavla öğrenci alan en gözde okullardır. Sınavda %10’luk dilime girmiş her öğrenci bu sınavlı okullardan birini rahatlıkla tercîh edebilir. Sınavlı okul tercih işlemleri Eylül ayının ilk haftasına kadar devâm etmektedir. Tercihte herhangi bir okula yerleşmiş olsalar bile velîler çocuklarını nakil talebinde bulunarak farklı okullara aldırabilmektedir. Sınavda düşük puan alan öğrenciler ise sınavsız liselere doğrudan kayıt yaptırabilmektedir. Bugün itibâriyle ülkemizde hem ahlâkî hem de akademik derslerin bir arada verildiği tek okul Anadolu İmam Hatip Liseleridir. AİHL (Anadolu İmam Hatip Lisesi)’nin ders programında yer alan Edebiyat, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya gibi dersler Fen ve Anadolu Liseleri ile aynı sayıdadır. AİHL’lerde farklı olan şey normal liselerde haftalık 2 saat olan din derslerinin 10 saat olmasıdır. AİHL’den mezun olan bir öğrenci diğer liselerden farklı olarak 2 yabancı dil, Kur’ân-ı Kerîm, İslâm Târihi, Hadis, Kelâm, Osmanlıca ve Hitâbet öğrenmiş şekilde mezun olur. Proje AİHL’lerde matematik, fizik gibi dersler diğer tüm liselerden 2 saat fazla olabilmektedir. Kısacası hem İHO’ların hem de AİHL’lerin diğer okullardan eksiği yok, fazlası vardır. Bu fazlalık ise “işleyen demir ışıldar” misâli çocukların beyninin erken gelişmesini, çok yönlü birikim sağlamasını ve iyi bir üniversiteye gitmelerini sağlamaktadır. Şu halde kendimize soralım: Platon bugün hayatta olsaydı sizce çocuğunu nereye yazdırırdı? Cevap hem matematiksel olarak hem de ahlâkî olarak çok açıktır. Bundan sonrası değerli velîlerin bileceği iştir. Bizden söylemesi.

Temmuz 2021, sayfa no: 59-60-61

Ayrıca kontrol et

Mârifet Okulu / Alemdar

Hasan-ı Basrî’nin elinde tevbe eden Habîb-i Acemî, su üstünde yürür. Hocası bunun sebebini sorunca: “Yâ Hasan, …