Yazarlar

Mü’minin Zarâfeti / Prof. Dr. Ali Akpınar

Yüce Rabbimiz, varlığı insanlığın hayrına olan İslâm Ümmetini tanımlarken onların birbirlerine karşı son derece mütevâzı, mülâyim, hoşgörülü olduklarını özellikle belirtmiştir. Mü’minler, Yüce Rabbimiz’in Celâl sıfatlarının yansıması olarak genlerinde taşıdıkları sertlik, kavgacılık, şiddet gibi özellikleri cephede İslâm düşmanlarına karşı kullanan kimsedir. İslâm düşmanlarına karşı güçlü olmayı ve savaşmak durumunda kalındığında onurlu ve sert bir duruş sergilemeyi isteyen İslâm, savaşta düşmana karşı …

Daha fazlası »

Hocası Hâfız Osman Onun İçin “Benden İyi Yazar” demişti. Kırık Mezar Taşı Kurtarılmayı Bekliyor!.. / Nidayi Sevim

Oktay Türkoğlu uzun zamandan beri İstanbul’daki târihî eserlerin üzerindeki kitâbeler ve bunları yazan hattatlar hakkında araştırmalar yapıyor. Çalışmalar sonunda, bunlara dâir bir de harita çıkarmayı düşünüyor. Zannediyorum bu çalışmaları belli bir aşamaya da geldi. Zaman zaman Eyüp Sultan’da buluşup, berâber hazire hazire dolaşarak imzâlı mezar taşları ve bunların hattatlarına dâir alan araştırması yapıyoruz. Ocak ayının ortalarına doğru yine Eyüp Sultan’da …

Daha fazlası »

Bursa’nın Fethinde Bir Gâzî-Derviş: Geyikli Baba / Mustafa Özçelik

“Geyikli Baba bize bir kez nazar kılaldan Hâsıl oldı Yûnus’a her ne ki vâyesidir” Yûnus Emre Yûnus Emre Dîvânında adı geçen dervişlerden biri de Geyikli Baba’dır. Yaşadıkları dönemler biraz farklı olarak bilinse de, Yûnus’un şiirlerinde adından bahsedildiğine göre birbirlerini gördükleri ve Yûnus Emre’nin ondan etkilendiğini söylemek mümkün hâle gelebilir. Bu da onu Yûnus Emre’nin sûfî çevresi içinde düşünmeyi gerektirir. Ama …

Daha fazlası »

Zarâfetin Kalıba Dökülmüş Hâli: Peygamberimiz’in (sav) Hayâtı / Mahmut Eyüpoğlu

Zarâfet, en son ve en mükemmel dînimiz İslâm’ın, bütün güzelliğiyle hayâtımızın her alanından dışımızdaki dünyâya yansımasıdır diyebiliriz. Yâni dînimiz İslâm’ın güzelliğinin konuşmalarımızda, davranışlarımızda, işlerimizde, muâmelemizde ete kemiğe bürünmesidir. Bu da berâberinde konuşmada nezâket, davranışlarda incelik, muâmelede doğruluk, ahlâkta şefkat ve merhamet, yeme içmede ölçü, giyim ve kuşamda uyum, sosyal hayatta güler yüzlü olmayı getirir. Dînimizin bütün emirleri Sevgili Peygamberimiz’in hayâtında şekillenmiş ve …

Daha fazlası »

Fıkhî Boyutuyla Kurban / İdris Kocabaş

Kurban, ibâdet niyetiyle belirli bir vakitte, belirli özellikleri hâiz hayvanı kesmektir. Mâlî bir ibâdet olan kurban, Allah Teâlâ’nın ihsan buyurduğu nîmetlere bir şükür vesîlesidir. Şartları oluşmuş her Müslümanın bu ibâdeti yerine getirmesi gereklidir. Kurban ibâdetinin târihi oldukça eskidir. Bugünkü şekliyle İbrâhîm (as)’a dayanır. Hz. İbrâhîm, bir oğlu olursa Allah yolunda onu kurban edeceğini adamıştı. Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra …

Daha fazlası »

Îmanda Kararlılık ve İkrâha Karşı Azîmetle Amel Etmek / Dr. Mehmet Sürmeli

Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’inde tevhîd mücâdelesinin önderleri olan peygamberlerinden bir kısmını zikretmiştir. Onların verdikleri mücâdeleyi, zorluklara karşı direnmelerini, insanlardan gördükleri sıkıntıları ve Allâh’ın (cc) dînini hâkim kılabilmek için çalışma yöntemlerini bizlere anlatmıştır. Azîmet; nefsin arzusuna bakmadan, ruhsat ve cevaz hâline iltifât etmeden şer’î emir ve yasakların hem lafzına, hem rûhuna uygun bir şekilde hareket etmek, tevillerden sakınmak, ihtiyâta en uygun …

Daha fazlası »

el-Bâis (cc) / Dr. Mehmet Sürmeli

el-Bâis (cc): Ölümden sonra diriltendir. Nesneleri, cinsleri ve türleri yoktan var eden, cesetlere yeniden ruh vererek onları mezarlardan çıkarıp haşr meydanında huzûrunda toplayan anlamında, Yüce Allâh’ın esmâ-i hüsnâsından biridir. Ayrıca insanları vahyin nûruyla aydınlatması, inkârdan ve her türlü kötülükten kurtarması için peygamber göndermesi; âhirette hesap vermeleri için insanları öldükten sonra yeniden diriltip huzûrunda toplaması da el-Bâis isminin anlam alanına girmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de el-Bâis …

Daha fazlası »

Gelenekte Kadın; Ancak Hangi Gelenek? / Büşra Hatice Biçgel

Gündemde sıcaklığını koruyan tartışmaların en başında kadın konusu gelmektedir. Şiddete uğramalarının yanı sıra kadınlar başarıları ile de gündemde sıklıkla yer almaktadır. Tartışmalarda iki konu var ki bunlar kadınlar hakkında üzerine en çok konuşulan konulardandır. İlki dinlerin, özellikle de İslâm’ın kadına bakışı; ikincisi, geleneğin kadına bakışıdır. “Asırlar boyunca nesilden nesile geçerek gelen ve bir topluluğun fertleri arasında sağlam bir bağ, ortak …

Daha fazlası »

Editör’den

Dergimizin bu sayısında, Filistin’in, Doğu Türkistan’nın ve tüm İslam topluluklarının kurtuluşuna olan inancımız hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Azerbaycan’ın galibiyeti ile gururlandık ve ülkemizin doğru politikalarinın derin siyasetinin sonucu olan bu başarıları Rabbimiz lutfettigi için bir kez daha hamd ettik. Yenidünya Dergimizin başyazarı Alemdar, “Nezâket Zarâfet” başlıklı yazısıyla kapak dosyamızı birçok yönüne âyet, hadis ve üstazlarımızın ifadelerinden örneklerle temas ediyor. Kapak Dosyada, Mahmut Eyüpoğlu’nun “Zarafetin …

Daha fazlası »

Dinle Kâinat Kitâbı’ndan / Alemdar

Bişnev in ney çün hikâyet mîküned Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned Dinle, bu ney neler hikâyet eder, Ayrılıklardan nasıl şikâyet eder. Dinle kâinat kitâbından bize neler hikâyet eder. Kendi dillerince neler konuşurlar. Sâhi var mı dilleri? Hepsi kendi âleminde tesbîhatta. Gönlünde on sekiz bin âlemin esrârı olanlar duyar bu neyi. Niyâzî Mısrî’nin dediği gibi: “Zât-ı Hakk’da mahrem-i irfân olan anlar bizi …

Daha fazlası »