Yazarlar

İrfânımız Kadar Arifiz / Mahmut Eyüpoğlu

Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Ben cinleri ve insanları, ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.”1buyurmaktadır. Âyette geçen “ibâdet etsinler” ifâdesini bazı âlimler “beni tanısınlar” (Li ya’rifûn) şeklinde yorumlamışlardır.2 Çünkü ibâdet, ibâdet edilen3in bilinmesine (mârifete) bağlıdır. “Bilinmeyene ibâdet edilmez, dolayısıyla mârifetsiz ibâdetin bir anlamı yoktur.” demişlerdir. Mârifet ise; “kalbin Allah’la olan hayâtı”, “Allâh’ı sıfat ve isimleriyle tanıyanın niteliği”, “birbirini izleyen nurlarla Hakk’ın kalplere doğması”, “ilâhî bir …

Daha fazlası »

Muhammed Es’ad-ı Erbilî’ye (ks) Göre Tasavvuf Kime Hitâb Eder? / Fatih Çınar

Sûfîler, Hz. Peygamber (sav) örnekliğinde bir hayat yaşamanın derdinde olmuşlar ve bu gâyeyle mü’minin hayâtın anlamını nebevî izi tâkip etmekte bulması gerektiğini söylemişlerdir.1 Es’ad-ı Erbilî (ks) de hayâtın anlamını arama noktasında nefis sâhibi herkesin, fıtratlarına uygun olan en güzel yol olarak Hz. Peygamber’in (sav) yolunu benimsemeleri ve rûhlarının nefislerine galebe çalması için gayret göstermeleri gerektiğini benimseyen bir sûfîdir. O, nefsi ıslâh …

Daha fazlası »

Büyük Günah Konusunda Yeni Bir Sınıflama / Dr. Mehmet Sürmeli

Abdullah b. Abbas (ö: 68/687), büyük günahların “yetmişe yakın” olduğunu söylemiştir.1 İbni Abbas bu ifâdesiyle sayı ile tahditten ziyâde çokluğuna işâret etmiş de olabilir. Hz. Peygamber’in (sav) kebîre, a’zamu’z-Zenb (en büyük günah) ve mûbikât (helâk edici suçlar) ifâdesini kullandığı günahlar: “Kebâir (büyük günahlar), Allâh’a şirk koşmak, anne-babaya isyân etmek, insan öldürmek ve yalan söylemektir.”2 “A’zamu’z-Zenb (günâhın en büyüğü) nedir?” diye Rasûlullah’a sorulduğunda …

Daha fazlası »

el-Bâri’ (cc) / Dr. Mehmet Sürmeli

el-Bâri’ (cc): Bütün varlıkları bir model olmaksızın yaratan. Hastalık, kusur ve ayıp türünden olup insana hoş gelmeyen şeylerden uzak bulunan; borç ve zimmetten berî olan, yoktan var eden, örneksiz ve modelsiz yaratan, yaratılmışları sağlıklı ve dengeli yapan, sıfatlarında yaratılmışlara benzemekten berî olan; birçok farklılıklarına rağmen evrenin bütün parçalarını âhenksizlik ve düzensizlikten uzak olarak vücûda getiren anlamında Allah Teâlâ’nın esmâ-i hüsnâsından biridir. el-Bâri’ kalıbıyla …

Daha fazlası »

Mânevî Program / Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay

Hayâtın Programlanması Günümüzde bütün eğitim dallarında yaygın olarak kullanılan ve genel kabûl gören kavramlardan biri “program”dır. Arzulanan “üstün kalite” ve “üstün başarı”, zamânın, şartların ve imkânların verimli bir şekilde programlanması ile gerçekleştirilebilir. Belirli bir zaman içerisinde, belirli şartlar ve belirli bir düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütününe “program” denilmektedir. Bir başka ifâde ile program, öngörülen planın belirli zaman dilimlerinde uygulanma …

Daha fazlası »

Editör’den…

İLİM ve İRFAN Ey ilim ve irfan yolunun takipçileri! Yeni bir eğitim ve öğretim dönemi başlarken şunu akıldan çıkarmamalı; ilim tahsîlinin bizâtihî kendisi bir gâye değildir. İlim araçtır, amaç ise mârifetullahtır. İlmin bir zâhirî bir de bâtınî boyutu vardır. Zâhir ilimler akla dayalı düşünme ve öğrenme ile elde edilir. Diğer bir kısmı ise kalbe ilhâm edilmek sûretiyle Allah’tan kuluna ihsân …

Daha fazlası »

Duymasına Rağmen Dinlemeyen Çocuklar / Asuman Düzgün

İnsan, konuşan bir varlık olması vasfıyla diğer canlılardan ayrılır. Kendisini birine anlatmak ve nihâyetinde anlaşmak istediğinde yine iletişimin en önemli unsuru olan konuşmayı seçer. Hattâ halk arasında söylenen “İnsanlar konuşa konuşa anlaşır.” sözü de insan hayâtındaki konuşmanın önemini vurgular. Bu sözde her ne kadar konuşma eylemi ön plana çıksa da insanın karşısındakiyle anlaşması için, iletişimin diğer bir etkeni olan dinlenmenin de devreye …

Daha fazlası »

En Temel Meselemiz İnsana Yatırım / Alemdar

Hz. Ömer (ra)’in istediği, bir Ebu Ubeyde b. Cerrah’dı. Hazret-i Ömer (ra) arkadaşlarına: “Bir şeyler isteyiniz” dedi. İçlerinden birisi: “Allah yolunda infâk etmek için şu ev dolusu altınım olsun istiyorum.” dedi. Hz. Ömer: “Daha isteyin” dedi. Bir başkası: “Şu ev dolusu inci, zeberced ve yakutum olsun da Allah yolunda infâk edeyim, bunu istiyorum” dedi. Hz. Ömer (ra): “Daha isteyin” deyince: “Bu sözleriyle Emîrü’l-Mü’minîn ne demek istiyor” dediler. …

Daha fazlası »

İnsana Yatırım / Alemdar

Sudan, güneş ve rüzgârdan elektrik enerjisi üretilir. Tarımda ve endüstriyel alanlarda, sayılamayacak kadar faydalar sağlanır. Elektronik âletlerde bile istifâde edilir bu güç kaynaklarından.  Bitkiler, tohum ve mâdenler topraktan fışkırır. Vitamin ve mineralleri içeren sebzeler, renk renk çiçekler, eşsiz güzellikteki ağaçlar ve bahçeler toprağın bereketidir. Hayvanlar ayrı bir âlem. Bu varlıklara sorsak bize ne der? “Allâh’ın, göklerde ve yerdeki (nice varlık ve …

Daha fazlası »

Küffâr İle Dost Olmamak / Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu

“Ey mü’minler!. Eğer babalarınız ve kardeşleriniz küfrü îmân üzerine tercîh ve ihtiyâr ederlerse, onları dost ittihâz etmeyin. Eğer sizden bir kimse onları dost ittihâz ederse, işte o dost ittihâz eden kimseler zâlimlerdir.” (Tevbe, 23.) Zîrâ kâfirlere mukārenetle nefislerine zulmetmişlerdir. Çünkü yakîn olan kimselere onların küfür ve dalâleti sirâyet eder. Ve bilhâssa akrabânın akrabâya tesiri daha ziyâde olur. Fahr-i Râzî ve Hâzin’in beyânları vechile …

Daha fazlası »