Yazarlar

Madden ve Mânen Sağlıklı Olabilmek / İdris Kocabaş

İnsana maddî ve mânevî olarak ikrâm edilen pek çok nîmet vardır. Doğumundan ölümüne kadar Allâh’ın kendisine bahşettiği bu nîmetlerden istifâde etmesi, onlara sâhip çıkması ve onların şükrünü edâ edebilmesi başlı başına üzerinde durulması gereken bir konudur. Bahşedilen nîmetlerin arasında en önemli konumda olanlardan birisi de sağlıktır. Çünkü sağlığı yerinde olmayan kişinin dünyevî ve uhrevî vazîfelerini kâmil bir şekilde yerine getirebilmesi …

Daha fazlası »

Vazîfede Başarı / İbrahim Cücük

1. Vazîfede başarı, vazîfe bilinci/şuuru ile başlar, dert edinmekle harekete geçer. “Görevini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına, mâzeretin çâresi de ilacın şifâsı da devâ getirmez.” Mevlânâ (ks) “Büyük işler başarmak için sâdece harekete geçmek yetmez, ne yapmak istediğimizin rüyâsını da görmek gerek; sâdece rüyâsını görmek de yetmez, rüyânın gerçekleşeceğine inanmak gerek.” Anatole France “Sağlam karakteri olan bir insanı görevinden …

Daha fazlası »

Düşülen Bâzı Mühim Hatâlar / Hamdi Hatipoğlu

Zamânımızda etrâfındaki Müslümanları, bâzı kusurları sebebiyle, tekfire kadar varan aşırı ithamlarla karalayan kimselere sıkça rastlamaktayız. Bunlar arasında mevki ve mertebece üstün olanlar, diploması ve hattâ te’lîfi bulunanlar da görülür. İctimâî durumları îcâbı kazandıkları îtibâr ve saygı sebebiyle bu çeşit fikirleri alâka ve hattâ taklîde mazhar olduğu için onların bir hatâları derhâl binler, yüzbinler ve hattâ milyonlara mâl olmaktadır. Bu kimselerin …

Daha fazlası »

Âhirette Ancak Kâmil Îman Sâhipleri Kurtulacaklardır; Küfür Kurtuluşa Engeldir / Dr. Mehmet Sürmeli

Kelime olarak îman, birşeyi kalben tasdîk etmektir. Dînî terim olarak ise; îmân edilecek hususları kalben tasdîk edip bu tasdîki dille ikrâr etmektir.1 Kalbin ve rûhun doyuma ulaşıp korkunun yok olmasıdır. Hz. Peygamber’in (sav) getirmiş olduğu dîne bağlanmaya îman dendiği gibi, kişinin, mutlak tasdîkle Hakk’a boyun eğmesine de îman denir. Hakk’a teslîmiyette üç şeyin bir araya gelmesi gerekir: Kalben bağlanma, dil ile ikrar …

Daha fazlası »

El-Adl (cc) / Dr. Mehmet Sürmeli

EL-ADL (CC): Mutlak adâlet sâhibi, aşırılığa yönelmeyen. Her şeyi yerli yerince yaratan; bir şeyi konulması gereken yere koyan, Allâh’ın her varlığa lâyık olduğu imkân ve kâbiliyetleri bahşetmesi. Allâh’ın, yaratıklarına nîmet vermesi ve ihsanda bulunması. Zulümden uzak olan ve hak sâhiplerine haklarını veren anlamında, Allâh’ın esmâ-i hüsnâsından biridir. Adl’in tersi zulümdür. Allah Teâlâ hakkında muhaldir. Allâh’a zulüm isnâd etmek mutlak küfürdür. Allah Teâlâ hiçbir …

Daha fazlası »

Çocuklara Sınır Koyma ve Kurallar / Asuman Düzgün

Bize kılavuzluk eden kurallarla tanışmaya çok erken yaşlarda başlarız. Daha küçükken oynadığımız oyunların içinde karşılaşırız kendileriyle. Oyundan aldığımız keyfin, onun kuralına ne kadar uyduğumuzla yakından ilgili olduğunu, oyunu oynadıkça görürüz. Bu kurallı oyunlarda ilk bakışta kazanmak için hiçbir kuralın olmaması daha iyi gibi görülürken, zamanla kuralsızlığın verdiği boşvermişlik, oyundan çabucak sıkılmaya evrilir. Daha o çocukluk çağında anlarız, kurala uymayanın ‘mızıkçılık’ …

Daha fazlası »

Editör’den…

“Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” Muhibbî (Kânûnî Sultan Süleyman) Kıymetli Okurlarımız, Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selâmlıyorum. Kasım sayımız hayırlara vesîle olsun inşâallah. Bu sayımızda “Sağlık” konusunu kapak dosyamıza taşıdık. İki Büyük Nîmet Sağlık, Allâh’ın üzerimizdeki nîmetlerinden biridir. Peygamberimiz (sav) kıymetini idrakte gaflete düştüğümüz konular arasında sağlığı da zikretmiş ve …

Daha fazlası »

İstikâmet

Her huy istikamete muhtaçtır. İstikamet ise hiç bir şeye muhtaç değildir. Cömertlikte aşırıya kaçmak israftır. Sıkıp suyunu çıkarmak cimriliktir. İstikamet ise: “(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” (Furkan, 67.) Tevâzuun aşırı olanına tezellül derler. Tezellül, bayağılık, kendini aşağı tutmaktır. Aşırısı kibirdir. Uygun olanı, Furkan sûresinin 63üncü, İsrâ sûresinin 24üncü, yine İsrâ …

Daha fazlası »

Kader

Fahr-i Râzî’nin beyânı vechile; her şeyin mukadder olması insanların rahatı içindir. Nitekim hadîs-i şerifte: “Bir kimse kaderde olan sırr-ı İlâhî’yi bilirse onun üzerine musîbetler ağır gelmez.” buyurulmuştur. Kezâ: “Kadere îmân etmek hüzün ve kederi izâle eder, giderir.” buyurulmuştur. Hadîs-i Kudsî’de, Allâh Azze ve Celle Hazretleri: “Bir kimse Benim kazâ ve kaderime râzı olmadı ise ve belâlarıma sabretmedi ise Benden gayrı …

Daha fazlası »

Şerîat ve Tarîkat

Şerîatsız tarîk olmaz Câhil sofu dînin bilmez Belki câmiye de gelmez Bu kavimden kaçmak lâzım Kıymetli kardeşlerim! Sözü söylemek kolaydır. Fakat o sözde zikredilen vasıfları hakkıyla hâiz olmak ve o sözü yaşamak çok zordur. Beni dinlemek için bu mecliste toplanan cemâatin ayağının türâbıyım ben. Söylüyorum ama kendimde söylediklerim bulunuyor mu diye hep düşünüyorum. Televizyon ekranında seyreder gibi eski kusurlarımı seyrediyorum. …

Daha fazlası »