Yazarlar

İnsan Eğitimine Menkıbelerin Katkısı / İdris Kocabaş

Eğitim insan hayâtının en önemli unsurlarındandır. Yaratılmış diğer varlıklar arasından seçilmiş, yeryüzünde halîfe1olmaya namzet olmuş bir varlığın gelişigüzel bir hayat sürmesi düşünülemez. Üstlenmiş olduğu misyonu en güzel şekilde îfâ etmesi hiç şüphesiz kendini ilmî, fikrî vb. yönden geliştirmesine ve tecrübelerini artırmasına bağlıdır. Bu açıdan sürekli gelişime müsâit bir şekilde yaratılan insanın yaratılış amacına uygun hayat sürebilmesi için eğitim son derece …

Daha fazlası »

Geçmişten Bugüne Kıssa ve Menâkıbnâmelerin Toplumsal Hayattaki Yeri / Hasan Taha Dinç

Giriş Etimolojik olarak menkıbe “din büyüklerinin veya târihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili hikâye” demektir. Yâni kıssa, hikâye anlamlarına gelen menkıbe yaşanmış ve yaşanması muhtemel olayları anlatır. Mayası insandır. İnsanın iç dünyâsına hitâb eder; kendini keşfetmesine olanak tanır.     Bizim toplumumuzda halk hikâyelerine (menkıbelere) ilgi, geçmiş târihlerde daha fazlaydı. Hatırına gelen olacaktır. Bir zamanlar köylerde imkânlar şimdiki gibi değildi, radyo …

Daha fazlası »

Türkiye’nin En Zengin Çini Koleksiyonu Rüstem Paşa Câmii’nde… / Nidayi Sevim

Büyük usta Mimar Sinan’ı meslektaşlarından farklı kılan önemli özelliklerinden birisi de arâzinin pozisyonuna göre en uygun, en işlevsel ve maksimum düzeyde verimlilik sağlayan binâ, külliye tasarımı yapma yeteneğidir. Kadırga yamaçlarına âdetâ bir kartal yuvası gibi kondurduğu, toplum hayâtı ile barışık, güzellikler meşheri diyebileceğimiz Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi ile Eyüp Sultan’da, meyilli bir arâzide, gâyet fonksiyonel ve özgün bir tarzda inşâ …

Daha fazlası »

Yûnus’un Aşk Sultânı Tapduk Emre / Mustafa Özçelik

“Rûm’da (Anadolu’da) meşhurlardan biri de Yûnus Emre olup kendisi Tapduk Emre’nin mürîdidir.” Lâmiî Çelebi Yûnus Emre’nin sûfî çevresindeki en önemli isim, hiç kuşkusuz Tapduk Emre’dir. Zîrâ Tapduk Emre, Yûnus’u Yûnus yapan mürşiddir. Peki kimdir Tapduk Emre? O da aslında en seçkin dervişi Yûnus Emre gibi hayâtı büyük ölçüde meçhul bir şahsiyettir. Hakkında bilinenler ise şu şekilde özetlenebilir: Tapduk Emre, 13. …

Daha fazlası »

Eğitim Metodunda Menkıbelerin Yeri ve Önemi / Mahmut Eyüpoğlu

İnsanın hâricindeki bütün mahlûkât eğitilmiş bir şekilde dünyâya gelirler. Bâzılarına göre sevk-i tabiî ama bize göre sevk-i ilâhî denen içgüdüyle. Yâni ne yapacaklarını ve nasıl hareket edeceklerini bildikleri paket bir programla. Meselâ bal arısını örnek olarak zikredebiliriz. Dünyâda hareketi başlar başlamaz yola koyulur. Çiçekleri gezer polenleri toplar ve bal denen o güzel ve şifâlı yiyeceği yapar. Bu işlem için bal …

Daha fazlası »

el-Azîz (cc) / Dr. Mehmet Sürmeli

el-Azîz (cc): Yenilmeyen yegâne gâlip. Mutlak sûrette güç, kuvvet ve şeref sâhibi, kendisine hiçbir varlığın gücünün yetmediği, aksine, dilediği her şeye gücü yeten, emir ve irâdesine kâinatta bulunan hiçbir varlığın karşı koymasının mümkün olmadığı varlık anlamında, Allâh’ın esmâ-i hüsnâsından biridir. Yüce Allâh’ın el-Azîz oluşu Kur’ân’da onlarca âyette vurgulanmıştır. Bu güzel isim âyetlerde; Hakîm, Kavî, Rahîm, Ğafûr, Alîm, Vehhâb, Ğaffâr, Kerîm ve …

Daha fazlası »

Şirk Olan Davranışlar ve Şirkin Çeşitleri / Dr. Mehmet Sürmeli

Âyetleri ve hadisleri incelediğimizde görürüz ki müşriklerin şirke düşmelerinin Allah’la, meleklerle, Hz. Peygamber (sav) ve âhiret günü ile ilgili sebepleri vardır. Fakat bütün bu sebepler Allâh’ı bilmemekten kaynaklanmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm bu durumu şöyle açıklar: “Onlar, Allâh’ı hakkıyla tanıyıp takdîr edemediler; yüceliğini, kudretini, kadrini bilemediler. Allah güçlü, kudretli, üstün ve hükümrandır.”1 Allah Teâlâ’yı bilmemekten veya yanlış bilmekten kaynaklanan cehâlet bâzı insanların sapıtmasına sebep …

Daha fazlası »

Editör’den… / Hasan Taha Dinç

Menkıbeler Bize Ne Söyler? Nesilden nesile kültür aktarımında önemli bir yere sâhip olan menkıbeler yavaş yavaş unutuldu. Bu şekilde başıboş bırakılan gençlik, ilk eğitim kurumu olan âile eğitiminden yoksun, vefâ, sadâkat, arkadaşlık ve samîmiyet bağlarından bîhaber yetişmektedir. Ecdâdımızın menkıbeleri genç neslin önünde yol gösterici bir ışık gibi onları aydınlatmalıdır. Teknoloji ağına kapılıp, geçmişini düşünmeyip, batılı bir tarzda yaşamayı örnek alan …

Daha fazlası »

Yeniden Doğuş / Alemdar

Cesedi kefeni şöyle dursun tabutuna dokunuş bile tâze hayat bahşediyor insana. Kabre konup telkin verilirken bile iki güzeli hayrette bırakıyor. Cismi mezarda rûhu müşâhedede olan velî ve telkin ânında bulunan Necmeddîn-i Irakî Hazretleri. Hazrette sessizce bir tebessüm, dilinden dökülen kelâm şu: “Ölü diriye telkin veriyor.” “Bizi âşıkların sadrında arayın, kabrimizde değil.” “Bizim ölümümüz ebedî düğün, bayram günüdür.” der Mevlânâ. Hülefâsı …

Daha fazlası »

Maraz-ı Kalb – 2 / Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu

Ahkâm-ı şer’iyyenin edâsında, a’zâ ve cevârihin zâ’fı hâlinde o amelin îfâsında güçlüğü müstelzim olduğu gibi noksan îmân ve maraz-ı bâtın sebebiyle de ahkâm-ı şer’iyye onun hakkında adem-i yüsr’ü mûcibtir. Halbuki tekâlif-i şer’iyyenin cümlesinde yüsr ve sühûlet vardır. “Allah size kolaylık diler, size güçlük istemez.” (Bakara, 185.) “Allah (ağır teklifleri) sizden hafifletmek ister. (Zâten) insan da zayıf yaratılmıştır.” (Nisâ, 28.) Âyet-i …

Daha fazlası »