M. Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazanoğlu Mahmud Sami, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu

Namazın Fazîletleri

Namazın Fazîletleri Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Bihterîn-i ibâdât ve mu’teber-i tâât namazdır ki, sütûn-i dîndir. Müslim ile kâfirin meyânını müfârik, mübeyyindir. Beş vakit namazı cemâatle, cem’iyyetle ve ta’dîl-i erkân ile ve isbâğ-ı vudû’ ile müstahâb olan evkatta edâ eylemek lâzımdır. Hadîs-i şerifte buyurulmuştur ki: “Beş vakit namaz sizin birinizin dergâhında cereyân eden nehir gibidir ki, ondan her gün beş kerre …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) İlk iki “Oku” emri, Kur’ân değil, kırâat denilen fiile yaklaşmak için heceleme kabîlinden bir ihzâr ve teklîf idi. Üçüncü tazyikten sonra olan (Oku!) Cenâb-ı Hakk’ın emriyle, adı ile başlamıştır. Oku emri ilk nüzûlünde hem tekvînî bir mâhiyette Hazret-i Peygamber -sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz’i okumaz, ümmî iken kudret-i İlâhî okur kılmıştır. Bir tefsîre …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hadîs-i Şerîf’te: “Erkek ve kadın her müslim için ulûm-i dîniyyesini taleb edip öğrenmek farzdır.” “Velev ki Çin’de dahî olsa ilmi taleb ediniz.” buyurulmuştur. Efendimiz (sav)’in bu hadîs-i şerîfte tahsîlini emir buyurmuş olduğu ilmi yalnız zâhirî ilme tahsîs etmek de doğru değildir. Çünkü ma’rifetullâh’a ve havf-i İlâhîye mukârin olmayan ve dünyâdan zühdünü artırmayan ilim, ind-i …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Bir kimse bir melikin hizmetine tâlib oldu. Melik de, “Git ilim ve edeb öğren ki, hizmetin sâlih olsun” dedi. O kimse de ilim tahsîline şurû’ eyledi ve ilmin zevkini, lezzetini tattı. Sonra Melik haber gönderdi ki: “İlmi terk etsin de artık gelsin, benim hizmetime ehil oldu.” İlim tahsîl eden kimse de dedi ki: “Beni …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Rasûlullah Efendimiz (sav), “sulehâ meclislerine devâmı” emir buyurmuştur. Bu hikmete binâen ulemâ-i kirâm demişlerdir ki: Bir kimse ulemâ ile birlikte oturursa ilmi artar. Bir kimse sulehâ ile birlikte oturursa ibâdet ve tâata rağbeti artar. Bir kimse ağniyâ ile oturursa o kimsenin kalbinde dünyâya muhabbet ve rağbet artar. Bir kimse ehl-i tekebbür ile oturursa kibri …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Allâhu Teâlâ, Zebûr’da Dâvûd aleyhisselâm’a buyurdu ki: “Yâ Dâvûd! Benî İsrâîl ulemâsına ve ruhbanlarına de ki; ehl-i takvâ ile söyleşsinler, konuşsunlar. Eğer ehl-i takvâ bulunmazsa, ulemâ ile musâhabe etsinler. Onlar da bulunmazsa, ukalâ (akıllı kimseler) ile musâhabet eylesinler.” Allâhu Teâlâ Hazretleri takvâyı ilim üzerine takdîm buyurdu. Nitekim ulemâyı da ukalâ üzerine takdîm buyurdu. İncil’de, …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Ey Ümmet! Sizden bir cemâat olsun ki o cemâat nâsı hayra dâvet ve mâruflarla emir ve münkerâttan nehyetsin. İşte şu hayra dâvet edip emr-i bi’l-mârûf ve nehy-i ani’l-münkerle meşgûl olanlar ancak felâh bulup azâbdan kurtulanlardır.” (Âl-i İmran, 104.) Yâni, millet-i İslâmiyye arasında halka her husûsta öğüt verecek ve nazar-ı şerîatta câiz olan ile olmayanı …

Daha fazlası »

İlmin Fezâili

İlmin Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Allâhu Teâlâ Âdem Aleyhi’s-selâm’a esmânın küllîsini tâlîm etti. (Bakara, 31.) “Meleklerin, “Hazret-i Âdem’i ve zürriyetini halk etmekteki hikmetin nedir?” diye suâl etmeleri üzerine Vâcib Teâlâ Hazretleri: Sizin bilmediğinizi Ben bilirim, buyurmuştur.” (Bakara, 30.) Ve hilkat-i Âdem’deki hikmet, ilimle mümtâz olmasıyla meleklerden efdal olduğunu beyân buyurdu. Hazret-i Âdem’in kalbine ilhâm sûretiyle esmâyı tâlîm buyurdu. Bu …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Şu Kur’ân, nâsın kâffesini adâlette ziyâde ve tarîkatta açık olan yollara hidâyet kılar. Yâni doğru yolları gösterir. Ve amel-i sâlih işleyen mü’minleri büyük hatırla tebşîr eder.” (İsrâ, 9.) Yâni hak ile bâtıl beynini tefrîk eden Kur’ân-ı Azîmü’ş-şân, bilcümle insanlara adâletten ibâret olan hak yolunu gösterir ki, o tarîk, tarîkların en doğrusudur. Ve o Kur’ân …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm

Kur’ân-ı Kerîm Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Ebu’s-Suûd Efendi’nin beyânı vechile: Hakkı duymayanların ve görmeyenlerin şerde ve hayırsızlıkta gâyet ileri derecede bulunduklarına işâreten “ülâike” lâfzı vârid olmuştur. Fahr-i Râzî’nin beyânı vechile: Kur’ân’ın hidâyet olması onun her türlü hayrâta delâlet edip, her saâdete irşâd etmesidir. “Şifâ” olması da, küfür ve cehil hastalıklarından, îmân edenleri kurtarmasıdır. Fakat şeytâna ve hevâ-i nefsânîsine tebâiyyetle hızlân …

Daha fazlası »