Anasayfa / Yazarlar / Alemdar (Sayfa 20)

Alemdar

Ali Ramazan Dinç Efendi, Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi, Alemdardan Yazılar, Ali Ramazan Efendi

Mürşid-i Kâmilin Vasıfları III

Şefkat ve Merhamet: Kafirin, küfürden imana, mü’minin emri ilahiye imtisalle (Allah’ın emirlerini gözeterek) İslam’a; Müslimin de, her an Rabbim beni görüp, gözetiyor düşüncesiyle ihsan mertebesine erişmesi için bütün insanlara şefkat gösterir Mürşid-i Kâmil. Şah-ı Nakş-i Bend (ks)’in yıllarca yolların temizliğine, hayvanların bakımına, yaşlı insanların, muhtaçların hizmetine koşması ahlâk-ı ilâhîdir. “Merhamet edenlere Rahman da merhamet eder. Yeryüzündekilere merhamet edin, göktekiler de …

Daha fazlası »

Allah (c.c)’ ın Güzel Velîsi H.Hasan Efendi (k.s)

Allah’ın velileri kimlerdir, sorusuna Ashab-ı Kiram’ın ‘Onlar görüldükleri zaman, Allah hatıra gelir.’ cevabı Peygamber (s.a.v.)’in, hak dostlarını anlatan en güzel sözdür. Vasıfları çok olmakla birlikte, şu üç maddeyi, arifler sıralar onlar hakkında: 1- Ne kadar gam ve kederle otursa in san onların huzuruna, neşe ve zevk dolar gönlü, 2- Ahirete ait amellere, Cenab-ı Hakk’a itaate, Habibin (s.a.v.)’e muhabbete, kalblerde derin …

Daha fazlası »

Mürşid-i Kâmilin Vasıfları -2-

NASİHAT Gece gündüz kavmini davet eden Nuh (as)’un:”Onlar Mü’min olmayacaklar.”[1] diye canından olacak kadar say ü gayret gösteren [2] Efendimiz (sav)’in ve varis-i enbiya olan mürşid-i kâmillerin hayatlarını bu yolda feda ettikleri en önemli konudur nasihat. Nasihat edecek insanın şu üç evsafı haiz olması gerekir. 1- Seyr-ü sülük: İçini, dışını nur-i İlahi ile tezyin etmek. 2- Güzel ahlâk. 3- Halinden …

Daha fazlası »

Mürşid-i Kâmilin Vasıfları 1

İstikamet: Yunus Emre’nin, “Bu kapıdan odunun da eğrisi girmez.” düsturunca insanları eğiten bu mektebin mürebbilerinin en bariz sıfatı istikamettir. “Yol keramet yolu değil, istikamet yoludur.” Nebiyyi Muhterem’in saç ve sakallarını ağartan, namaz, oruç, hac ve zekat ayetlerinden ziyade “Emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et.”[1] ayet-i celilesi olmuştur. Bir kimsenin hayatı boyunca emr-i İlahi’ye aykırı bir davranışta bulunmadan takip ettiği yoldur istikamet. …

Daha fazlası »

Kesb

Bizim memleke­timizde güz mevsiminde yoğun bir çalışma başlar arı gibi. Sabah namazını kılar kılmaz camiden ayrılan cemaatin bir kısmı traktörü­ne binip meyvelerinin bakımı için bahçeye; kimileri sepetlerini, sandıklarını alıp üzüm kesmek için bağlara; koyunu, sığırı, malı için dağlara; zahiresini öğütüp ekmek yapmak için değirmene; mantısını, makarnasını, yağı­nı, bulgurunu vesair ihtiyaçlarını gidermek için pazara gider, beş altı aylık kış mevsimin­de perişan olmayalım diye. …

Daha fazlası »

Havf ve Recâ

Havf ve recâ, korku ile ümit; Allah yolun­da gayret eden mümin için çift kanat mesabesindedir. Havf, kişiyi Mevla’ya götüren kamçı, recâ ise Hakk’a ulaştıran sağlam bir ip gibidir. Yahya b. Muaz (k.s.), “Havf ve recâ imanın iki direğidir, bunlara sarılan sapıklığa düşmez.” der. Havf ve recânın tasavvufta karşılığı ise kabz ve bast halidir. Ebû Bekir el Vâsitî havf ve recâyı, …

Daha fazlası »

Hesap Gününün Şiddeti

Hesap gününün dehşetini yazmaya hazırlandığım anda kuşların, Hakk’ı tesbih ederek ağaç dallarında ötüşünü işitirken hatırıma Hz. Ebu Bekir (r.a)’in, “Keşke şu ağacın dalına konan kuş ben olsaydım da, Allah’ın huzurunda hesaba çekilmeseydim.” sözü, haşyetinden, Allah’ın azametinden titreyişi hatırıma geldi. Bir gün Ömer İbn Abdil’Aziz kılıcının üzerinde uyurken soğuk terler döktü. Sebebi sorulduğunda, “Mahşer meydanında idim. Ebu Kuhafe, Ebu Bekir (r.a) …

Daha fazlası »

Hayâ

Hayâ, ihtiramda (saygıda) Hz. Osman (ra)’ı diğer Ashab-ı Kiram’dan üstün kılan vasıftır. Hz. Ebubekir (ra), Hz. Ömer, Hz. Sa’d bin Mâlik (ra)’in bulunduğu bir meclise, Hz. Osman (ra) dahil olunca, Hz. Aişe (ra)’ye, “Geri çekil!” dedirtip oturuşlarını değiştiren, “Meleklerin bile kendisinden hayâ ettiği bir kimseden nasıl hayâ etmeyeyim? Allah’a yemin ederim ki melekler, Allah ve Rasûlünden hayâ ettikleri gibi, Osman’dan …

Daha fazlası »

Tevbe -1-

Günah; ne nurdan yaratılan melek, ne de sorumsuz varlık olan hayvan içindir. İlahi tekliflerle mükellef (ilahi sorumluluk üstlenen) insana aittir. Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)’dan:”Mü’min bir günah işleyince kalbine siyah bir nokta düşer. Eğer tövbe eder, hatasından dönerse, kalbi siyah noktadan temizlenir. Günah işlemekte devam ederse, noktalar çoğalır, kalbi tamamen kararır.”[1] İşte bu hadis Kur’ân-ı Kerim’de Allah (cc)’ın:”Hayır öyle değil. …

Daha fazlası »

Kıyamet

İslam inancının altı esasından biri olan Ahiret hayatının başlangıcı ezeli ve ebedi olan Cenâb-ı Hakk’ın zâtının dışında, her şeyin yok olmasıdır. “Yeryüzünde bulunan her şey fânidir. Ancak azamet ve ikram sahibi (Olan) Rabbınızın zâtı, bâki kalacak (O yok olmayacak)’tır.” [1] “O’nun zâtından başka, her şey helak olacaktır. Hüküm O’nundur ve siz O’na döndürüleceksiniz.”[2] Ana karnında bir yavrunun, nüvesini oluşturan milyarlarca …

Daha fazlası »