Anasayfa / Yazarlar / Alemdar (Sayfa 2)

Alemdar

Ali Ramazan Dinç Efendi, Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi, Alemdardan Yazılar, Ali Ramazan Efendi

Kur’ân

Kur’ân Alemdar Kur’ân-ı Kerîm’i hatmeden birine Efendimiz (sav) “hani gözyaşı?” buyurur. Ashâbına okuttuğu aşr-ı şerifde “Her ümmetten bir şâhit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şâhit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!.” (Nisâ, 41.) âyetinde gözlerinden inci tâneleri gibi yaşlar akmıştır. Mânâsını bilmediği halde ağlayanlar, Kur’ân’ın İlâhî hitab oluşundandır. “Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar.” (El-İsrâ, 109.) “Allâh’ın âyetleri okunduğunda …

Daha fazlası »

Gerçek Mü’minin Özellikleri

Gerçek Mü’minin Özellikleri Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay “Sizden birinizin arzusu, benim getirdiğime -Kur’ân’a- uygun olmadıkça, -gerçek- mü’min olamaz.”1 Îman Îman, kesin olarak inanmak, boyun eğmek ve teslîm olmaktır. Îman; Allâh’ın “inan” dediklerine O’nun istediği ve emrettiği şekilde inanmaktır. “İşte onlar gerçek mü’minlerdir.”2 şeklinde bâzı âyet-i kerimelerde kimi özelliklerine işâret edilen gerçek mü’min konusu, hadîs-i şeriflerde de önemle vurgulanan bir …

Daha fazlası »

Huzur

Huzur Alemdar Efendimiz (sav) “Mü’minin işine taaccüb ederim. Başına bir musîbet gelse sabreder, bu onun için mükâfât olur. Nimete kavuşunca şükreder, bu da onun için mükâfât olur. Her iki halde de kârlıdır.” buyurur. Az bir sıkıntıdan dolayı intihar vakaları, dînin esaslarını bilenlerde olmaz. Bunun için yakıp yıkma, intihar gibi hâdiseler daha çok inkârcılarda olur. Mü’minin üç alâmeti vardır: İllet, hastalık. …

Daha fazlası »

Kalkınmanın Esasları

Kalkınmanın Esasları Alemdar Kalkınmaya esas Bakara Sûresi’nin 261. âyetidir: “Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli yedi başak bitiren, her başakda yüz ‘tâne’ bulunan bir tek tohumun hâli gibidir. Allah kime dilerse ona katkat verir. Allah, ihsânı bol olan, hakkıyle bilendir.” Suyu damıtmakla, havayı kirden arıtmakla, ısı ve ışıktan, enerji kaynaklarından yararlanmakla, toprağı işlemekle her türlü faydalı kalkınma sağlanır. İbâdette bire on, …

Daha fazlası »

Genç

Genç Alemdar Gençliği yaş olarak mı ele alacağız, yoksa duygu ve düşünce mi olarak değerlendireceğiz? Seksen yaşını mütecâviz olmasına rağmen İstanbul’un fethine koşan Ebû Eyyûb el-Ensarî (ra) cihâdıyla gençtir. Sevbân (ra) bir sefere katılmamıştı. Üzüntüsünden sararmış solmuş, bir deri bir kemik kalmıştı. Şehâdet arzusuyla yanan yaşlı pirler de gençtir. Uhud savaşı için üç oğlu gibi Amr İbnu Cemuh da cihâd …

Daha fazlası »

Eğitimde Kalite

Hilâfet, medrese ve dergâh üçlüsünden oluşan Osmanlı, dünyâ târihinin en uzun süreli imparatorluklarından biri olmuştur. Şanlı ecdâdımızı güçlü kılan esaslar da şunlardı: Ulû’l-emre itâat. İnanç. Adâlet. Ulemâ sınıfı; fakih, İslâm hukukçuları, İslâm hukûkunu tatbik eden hâkimler, kadılar, eğitimi üstlenen müderrisler, ibâdet işlerine bakan müftülerden ibârettir. İlk Osmanlı medresesi 1330’da İznik’te kuruldu ve tüm Osmanlı ülkesine yayıldı. Buralarda şu ilimlerde dersler verilmiştir: Naklî …

Daha fazlası »

Hayata İslâmî Dokunuş

Kâinat insan için, insan da Rabbimize kulluk için yaratılmıştır. Her şey ona kul olarak gelecektir. Su akarak, hayat olup canlılık vererek, hava nefes alarak, güneş ısı ve ışık saçarak, toprak ürün vererek yapar kulluğunu. Hilâfet görevini icrâ etsin diye esirgemez hizmetini âdem evlâdından. Akıl, idrak, fehim/anlayış, tezekkür ve tefekkürü sâyesinde emânetleri yüklenen insanoğlu belli kurallara bağlıdır. Bu kurallar manzûmesine din …

Daha fazlası »

Müslümanın Bedeli

Cihadda Bedel Bedirde, küfre karşı canlarıyla mallarıyla mücâdele eden bir avuç müslümana, Rabbimiz (cc) Melekler ordusuyla yardım etti. Afganistan’da Hindukuş dağlarında mücâhidlere yeşil yeşil kuşlarla ilâhî yardım geldi. Araştırmacı yazar Sütlü, “Çanakkale Savaşı’nda aklın ve fennin mahcup olduğunu görüyoruz” dedi. Öyle hâdiseler oldu ki buna akıl da fen de bir şey diyemez. Bir gün düşman çıkarma yapacak. Yoğun bombardıman oldu. …

Daha fazlası »

Dünyada İslam

Allah Teâlâ bize örnek olarak Nebîler, sıddîklar, şehid ve sâlihleri gösterir. Nebîlerden sonra onlara vekil olan ulemâ ve urefâdan H. Hasan Efendi hem derviş hem de mürşiddi. Üstâzını ziyârette, verilen saatten iki dakika sonra gelişi, kendinden geçmeye baygınlık geçirmesine vesîle olur. Netîcede, saatlerinin ayarından kaynaklandığı anlaşılınca gecikmenin, rahatlar. Üstâz-ı Âlîleri, “Hasan Efendi buyursun” der. “Oğlum! Efendimin emrine muhalafet etmedim, bizi …

Daha fazlası »

Huzur Ehli

“Sevdim seni ma’bûduma cânansın Efendim Bir ben değil âlem sana hayrandır Efendim Evlâd-ı ıyâli alarak ravzana geldim Ahlâkını meth eyleyen Kur’ân’dır Efendim Kurbânın olam Şâh-ı Rusûl kovma kapından Dîdârına müştâk olan Subhân’dır Efendim Mahşerde Nebîler bile senden meded ister Gül yüzlü melekler sana hayrandır Efendim” Ali Ulvi Kurucu üstâzımızın bu sözleriyle akşam sabah yatan âşıkları görürdüm üstâzımızın huzûrunda. Onlardan biri …

Daha fazlası »