Alemdar

Ali Ramazan Dinç Efendi, Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi, Alemdardan Yazılar, Ali Ramazan Efendi

Ehlullahın Yolu

Hakk’ı ananlardan yüz çevirmeyelim. İrşad ve ıslahımız için onların tavsiyelerine candan kulak verelim. Bizi Mevlâ’dan uzaklaştıranlardan, dünya sarhoşlarından uzak duralım. “Öyle ise bizim zikrimizden (Kur’an’dan) yüz çevirip, dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden, (Sen de) yüz çevir.” (Necm: 29) “Şüphesiz ki bize kavuşmayı beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar ve âyetlerimizden gâfil olanlar var ya, işte onların …

Daha fazlası »

 Ehl-i Hakk Ne Diyor?

Ehlüllahın tek arzusu, Mevlâyı Mütâl’in aşkından, şevkinden, zevkinden, zikrinden, ve fikrinden (yüce kudret ve azametini – tefekkürden) uzak kalmamaktır. Bayezid (k.s.):”Allah dostlarının bir an Hak’tan gafil olmaları, cehennem ateşinde yanmaktan daha zordur.”der. Ebü Bekir Şiblî (k.s.):”Bir ömür Rabbim ile halvet kalmayı istedim. Ben de ortadan kalkıp, sadece O kalsın dedim.” der. Yaradanımızı incitir miyiz korkusu kaplardı onların içlerini. Sami Ramazanoğlu …

Daha fazlası »

Âşıkların Kelâmından

Hakk’ın dostlarının kalpleri, Arş-ı Azam’ın altında, Yüce Rabbimizin karşısındadır. Mevlâ’dan gelen her şeye razı, tek üzüntüleri Allah (c.c.)’dan uzak kalmamak ve O’nu gazaplandırmamaktır. Muratları da, Allah’ın kapısında hizmet etmek, arzu ve istekleri de, O’na teslimiyettir. Bizim korkumuz da, onların gözlerinden, gönüllerinden ayrılırsam helak olurum endişesi olsun. Hakk’ın izniyle onlar, her halimizi gözden ve kalpten geçirirler. Hakiki derviş, kırmayan ve kırılmayan …

Daha fazlası »

Sadıkların Sohbetinden

Sıddîk-ı Âzam (r.a.) ve Ali (k.v.)’den itibaren gelen yolun “takva”; Allah’tan hakkıyla korkup emr-i İlâhî’ye sarılma, yasaklanan her türlü çirkin davranışlardan kaçma, her ne yaparsak Hakk rızası için yapma, “ihlas” ve Allah’ı görür gibi taat kılma, “ihsan” mektebi olduğunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmamalıyız. Bu duyguları gönlümüzde canlı tuttukça huzurlu ve bahtiyar oluruz. Ashâb-ı Güzîn günahı sorduğunda Risâlet Penâh Efendimiz (s.a.v.)’den, …

Daha fazlası »

Ehlullahın Gönlünden -II-

Kalbimizde sevgi hangi ciheteyse, gelecek senenin beratı, taksimi de, iyi ve kötü netice de ona göre olacaktır. Gönül, Allah’ın razı olacağı amellere meylederse, Hakk’ın mânevi ihsanına kavuşur. Aksi halde -Allah korusun- Rabbımızın gazabına uğrar kişi. “Allah, bir adamın içinde iki kalp kılmadı.” (Ahzab:4) Îki zıt bir arada bulunmaz kaidesince, Hakk’a âşık gönül, mâsivaya, Allah’tan başkasına meyletmez. Însan hangi sevgiye itibar …

Daha fazlası »

 Ehlullahın Gönlünden

Pazartesi ve Cuma gecelerine dikkatle bu geceleri zikir, fikir ve murakabeyle (Rabbimizin bizi müşahede ettiğini, her an gördüğünü tefekkürle) ihya edelim hususen. Kalbimizi gözden geçirerek; kabirde, sıratta, mizanda, mahşerde kurtulmamıza vesile olan sevgileri elde etmeye çalışalım. Üç bin yıllık mesafe olan sırattan bizi aşağıya, ateşe atacak sevgileri gönlümüzden çıkaralım. Hud suresinin yüz on üçüncü ayetini düşünerek zalimlerin yaşadığı gibi bir …

Daha fazlası »

Seyahat

Alemde hareket halinde olmayan hiçbir varlık yok. İnsan, hayvan, nebat, taş, toprak, arz ve sema hep bir seyir içindedir. Bu seyir Rabbimizi tanımak, O’nu tanıtmak ve O’nu anmaktır. “Yedi gök ile yer ve bunlarda bulunan herkes O’nu teşbih eder. Ve O’na, hamd ile teşbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat (siz) onların teşbihlerini anlamazsınız. Şüphesiz ki O, Halim (azapta acele etmeyen)dir. …

Daha fazlası »

EVLİYÂ İPEK HOCAMIZ

Babaları, Yahyalı’nın müderrisi, Kayseri’nin “Melik Gazi” Medresesi’nin mezunu H. Mustafa Efendi (r.h.a)’nın (1869-1932) talebesi Hafız Veli Hoca (r.a) (1882-1950)’dır. İstanbul’da da ilim tahsiliyle meşgul olmuştur bir süre. Yahyalı’da bir müddet öğretmenlik yapmış; hat ve tezhip sanatında ileri seviyeye ulaşmıştır. Mana âleminde seyr ü seferi esnasında zorlanır; imdadına H. Hasan Efendi (k.s)’miz yetişir. Bir rüya üzerine Üstazımıza intisap eder Hafız Veli …

Daha fazlası »

Nur-i Nebî (s.a.v)

  Bu sene Hacc’ı müteakip Medine-i Münevvere’ye gelip istirahata çekildiğimizde, yatamayıp gece vakti Kubbe-i Hadrâ’nın karşısında uzun bir müddet durduk. “Bütün hata ve isyanımla huzurundaydım.” derken, tanıdığımız bir arkadaş grubuna tesadüf ettik. Musafahalaşıp hal ve hatır sorduktan sonra:“Size bir ölçü vereyim.” dedim. Kendilerine:“İnsanın kemâli, Efendimiz (s.a.v)’e olan saygı ve edebine göredir.” deyip ayrıldık. Ebü’l-Abbas’ü-l Mürsî (k.s.):“Her sene Arafat’ta bulunamazsam, cennetleri …

Daha fazlası »

Dünya ve Ahiret

“Bir yolcunun mola verip, ağacın altında az bir müddet istirahat edip terk ettiği gölgedir.” bu dünya. Anne karnına göre dünyanın durumu ne ise, bu dünyaya göre de ahiret öyledir. Üç-beş litrelik bir cenderenin içinde yavru döner durur; yediği, içtiği kandan ibaret olan bu mekanı kendisi için en iyi bir hayat bilir. Yavrunun ahiret hayatını inkar etmesi, kulağına eğilip çocuğun: ‘Senin …

Daha fazlası »