Anasayfa / Yazarlar / Alemdar (Sayfa 18)

Alemdar

Ali Ramazan Dinç Efendi, Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi, Alemdardan Yazılar, Ali Ramazan Efendi

Dünya ve Ahiret

“Bir yolcunun mola verip, ağacın altında az bir müddet istirahat edip terk ettiği gölgedir.” bu dünya. Anne karnına göre dünyanın durumu ne ise, bu dünyaya göre de ahiret öyledir. Üç-beş litrelik bir cenderenin içinde yavru döner durur; yediği, içtiği kandan ibaret olan bu mekanı kendisi için en iyi bir hayat bilir. Yavrunun ahiret hayatını inkar etmesi, kulağına eğilip çocuğun: ‘Senin …

Daha fazlası »

Hâzâ Velî

Bir grup genç, “Hacı Hasan Efendi’den bize bahseder misiniz?” deyince bir zata, o da:”Verin bir Kur’ân-ı Kerim, ben değil onu, Allah’ın kelamı anlatsın.” der. Ali Öztaylan Amcamız (Bandırma’lı) anlatır:”Allah’a giden binlerce kapı var. Hepsinin arkasında Hacı Hasan Efendi görünür ama o, en son kapıda, Rabbimize en yakın mevkidedir. O’nun yüzüne çok bakın, çünkü Cennet ehlinin siması O’na benzer.” Allah’ın has …

Daha fazlası »

Meyveli Ağaç

Oturup kalktığı yerlerin yeşermesinden dolayı Hızır (a.s.)’a, Arapça’da yeşillik anlamına gelen Hızır denmiştir. Ecdadımız da maddi temizlik için hamamlar, beynin ve ruhun arınması için; camiler, medrese ve dergahlar yaptırarak, konup-göçtüğü yerleri ihya ederek yeşertmiştir.Cennet mekan II. Sultan Hamid “sürre alayları” diye meşhur, uzun süren hac yolculuğunda, uğradığı bütün beldeleri tebliğ ve davetle huzura kavuşturmuş, gönderdiği ekiple, Hristiyan “Java” ülkesini bile …

Daha fazlası »

Kur’ân

Namazı müteakip hafız bir kardeşimiz, “Efendim, bir günde Kur’ân’ı hatmetmek istiyorum.” deyince, “Kardeşim, Kur’ân’ı bir günde hatmetmen güzel ama bunu her zaman yapabilir misin? Çünkü Efendimiz (s.a.v), “Ameli Allah’a en güzel olanınız, az da olsa devamlı olandır.” buyuruyor”, dedim ve onun Kur’ân’a olan muhabbetine hayran kaldım. Hafiz kardeşlerimiz günde en az bir cüz, okumakta yetenekli olanlarımız yarım cüz, zorluk çekenlerimiz …

Daha fazlası »

Kurumasın Membalar

Şarıl şarıl akan sular, gürül gürül giden çaylar, ırmaklar akmaz oldu, bu yıllarda. Yağdığı yerlerde yağmurların sel ve felaket, yağmadığı yerlerde ot ve nebatat bitmiyor. Sıcakların bütün dünyada artması daha birçok olumsuzlukları getiriyor yanında. Bu dünya da bitecek elbet bir gün. Semavat, ölü yere rahmetini indirmezse; arz, sebze ve meyvesini vermezse ALLAH (c.c) korusun kıtlık başlar, huzursuzluk meydana gelir dünyada. …

Daha fazlası »

Müslüman’ın Kimliği

İnsanların birbirinden farkı ne etinde ne kemiğinde ne de boy ve bosundadır. Üstünlük ruhunun kemâlindedir. “Ey insanlar! Haberiniz olsun ki biz, sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık!” (Hucurat 13) hitabıyla Mevlâ’mız, bütün insanların, bir beşer olması itibariyle eşit olduğunu, Efendimiz (sav) de şerefin, “ebedî âlemde saadeti temin eden iman” olduğunu belirtir. “İnsanlar iki kısımdan ibarettir: Biri mü’min, müttaki (Hakk’tan …

Daha fazlası »

Umre Hatıraları

Geçen sene Ramazan-ı şerifte teravih namazını Ravza-i Mutahhara’da, Peygamberimiz (s.a.v)’in mescid-i saadetlerinde edâ ederken, bir daha ne zaman gelebilirim düşüncesiyle meşguldü gönlüm. Kardeşlerinin hepsini bu güzel beldelere getirmeye muvaffak olduk, elhamdülillah, Taha’nın. Onun da hakkını yerine getirmek için Haziran ayında okulların tatil olduğu mevsimi düşünürken, “Daha o tarihe çok var Yâ Rab” diye feryad edeceğim an, zorla tutmuştum kendimi. Bizi …

Daha fazlası »

Seyr-i Sülûk (Rabıta)

Rabıtasız ders olmaz. Rabıtasız dersi, bir mahalle caminin imamı da tarif eder. Mürşid-i Kamil, muazzam bir nur olarak tasavvur edilir. Arş-ı azam olan kalb-i saadetlerinin altına kalp, bu dünyanın genişliğinde bir kap şeklinde düşünülerek konur. “Ya Rab! Füyuzat-ı İlâhîni, üstazımın gönlünden, benim kalbime lütfet” diye, en az on-on beş dakika kadar tefekkür eder. Allah’ın feyzinin, rahmetinin, bereketinin, lütuf ve inayetinin, …

Daha fazlası »

Seyr-i Sülûk

Salihler, geceyi ibadetle geçirdikleri gibi, seher vakitleri de yatmaz, kusurları için af talep ederler Cenâb-ı Hakk’tan. Müttakiler, Hakk’tan korkup, emrine uyup, nehyinden kaçarlar. Allah’ın, “Gece de  pek az uyurlardı. Ve seher vakitleri onlar istiğfar ederlerdi.” (Zariyat; 17,18) ayetine uyarlar.   Silsile-i Şerif’ten sonra yanık bir kalple, gözyaşlarıyla istiğfar-ı şerif okunur. Doktor, ilaçlarını verirken hastasına, ne zaman kullanacağını da tembih eder. …

Daha fazlası »

Firaset

İnce anlayış, sezgi, keşif ve ileri görüşlülük olarak tanımlanır firaset.”Elbette bunda düşünce ve anlayışı olanlara deliller vardır.” (Hicr 75) ayetinde belirtilen “mütevessimin” kelimesi, firaset olarak tanımlanır hakikat ehline göre. İnsanın fiziki yapısından ahlaki yönünü sezmek diye de tarif edilir firaset. Yahyalının nahiye müdürü, yoldan geçen bir hocaya, “Bu zat iki evli.” der. Sebebini de, “Adımlarını atışından anladım.” der. Kılavuz Hafız …

Daha fazlası »