Alemdar

Ali Ramazan Dinç Efendi, Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi, Alemdardan Yazılar, Ali Ramazan Efendi

Güzelin Vasfı

Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)’in vârisi Hacı Hasan Efendimiz (k.s.), tahtını, tâcını terk etmeden; görevini, düzgün ve sağlam bir şekilde yerine getirenlerin hakiki derviş olduğunu ikrar ederdi. Pâk Nesil Aleyhisselât ü vesselam’ın nur neslinden gelen ve o kaynaktan kana kana içen Üstazımız, “Mezar taşıyla iftihar edilmez ama, o pâk nesilden geliyoruz; ne yazık ki bu nimetin kadrini bilemedik.” buyururlardı. Sami Ramazanoğlu (k.s.)’nun …

Daha fazlası »

Azalara Dikkat

Dilimizden çıkan kelimeler Hakk’a layık sözler olmazsa, bunlar kişi ile Mevlâ arasında geçilmesi zor nefis dağları meydana getirir. “Bize bizden yakınsın, Görünmezsin hicap nedir?” diyen Yunus’un kastettiği zulmet ve nurdan yetmiş bin perde oluşur Yaratan’la kul arasında. Kalpten yersiz hatıralar geçmezse, gözden perdeler alınır, hakikat müşahede edilir artık. “Bizi kendisine davet ettiğin şeyden (dolayı), kalplerimiz örtüler içindedir ve kulaklarımızda bir …

Daha fazlası »

Asıl Yurdumuz

Bir vesileyle Sivas’a gitmiştik. Ali Şahin kardeşimizin bahçesinde bir sabah vakti, askerden geldiğini söyleyen bir gençle aramızda şu konuşma gerçekleşti:”Askerde, gurbette kişi; sılayı, vatanını hatırlatan ne varsa onu sever. Hemşehrisini bulursa artık onun keyfine diyecek yoktur. Yaşadığı şehirden gelen ziyaretçiler neşe kaynağı olur ona. Postacı memleketinden mektup da getirmişse eğer, belki ölünceye kadar yârdan, dosttan geldi diye o mektubu saklar. …

Daha fazlası »

Sevilen Hep “O”

Seven, sevdiğini hatırlatan her şeyi sever, belki de canından çok kıymet verir ona. Bir kimse, birlikte oynadığı, toza, toprağa karıştığı çocukluk arkadaşını, ders çalıştığı okul arkadaşını, askerlikte eğitim yaptığı silah arkadaşını, iş ortağını ve gönül bağı kurduğu dostlarını hiç unutmaz. Oturur kalkar ondan bahseder her fırsatta. Süslü-püslü kağıt ve kurdelelerle hediyeler gönderir, ondan gelen ikramları en mutena yerde saklar. Mektup …

Daha fazlası »

Gönülden Akanlar

Bu yolun belli bir cefası vardır. Bu yol, zehirle pişen aşı yeme yoludur. Ârif-i billah olan kutb-u cihanlar, belleri bükecek şekilde bela ve musibete mübtelâ olmadan Hakk’a vuslat mümkün olmaz derler. Es’ad-ı Erbili (k.s.), efendisi Taha el-Harîri (k.s.)’nin atının, zincirden yularıyla yüzüne vurması ve kendisinin de buna teslim olması neticesinde gavsiyyet makamına ermiştir. “Derd ü bela saltanatın iki cihana vermezem.” …

Daha fazlası »

Bize Şefkatle Ârifler Diyor ki

Yapmış oldukları gıybetle, kardeşinin yüzüne söyleyemeyeceği sözü, arkasından konuşan ve dinleyen kişiler; gözlerin hain bakışlarından kendini korumayan, tesettüre riayet etmeyen erkek ve kadınlar; bütün mahlukatın, insan ve cinnin bir araya geldiği mahşer gününde, rezil ve rüsva olacaklardır. Gıybet, ölü kardeşinin etini yemek gibi fenâ bir huydur. Gıybet edenlerin cezasını mânâ âleminde seyreden hâl ehli bir zât, gördüğü müthiş akıbetten dolayı …

Daha fazlası »

Onlar Her Konuda Aydınlattılar

Rabbimiz, öyle yüce, öyle merhametli, öyle güzel ki!… Salih amel, Kur’ân-ı Kerîm’e göre yaşayanlar için, O’na kavuşma anıdır. “Her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa; (Allah’ın huzuruna varmak, hesabından kurtulup sevabına ermek, rızasını bulmak veya Cemâlini görmek arzu ediyor, Allah’ın huzuruna varmayı ümit ediyorsa) Salih amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadetle hiçbir kimseyi ortak koşmasın. (Riya, iki yüzlülükle. Kibir, benlik, üstünlük taslamakla, …

Daha fazlası »

Melek Huylu Sultan M. Sami Ramazanoğlu (k.s.)

Kardeşlerimiz Sami Ramazanoğlu (k.s.) hakkında yazı istediler bizden. Ne yazabilirim diye hayli düşündüm. Camide sabah evradını okurken gönlümde hatıralar canlandı; belki de duygulanıp gözümden yaşlar boşandı. Elime kağıdı-kalemi aldığımda, adeta kağıt-kalem dillendi, ben sustum. Kağıt; Hakk’ın zikriyle, fikriyle, sonsuz azametini tefekkürle kalbi nur bir velî idi deyip, ekledi durdu. Biiznillah bu nurla baktığı gönüller hep aydınlıktı. Nazarlarıyla ölü kalpler diriydi. …

Daha fazlası »

Allah(c.c)’ ın Kubbleri Altında Saklı Bir Velî

Dînî emirlere sıkı sıkıya bağlıydılar. Büyük abdestte su, sabun ve temiz bez kullanılmasını, küçük su yolunda acele edilmemesini, uylukları sıkarak veya öksürerek tam boşalımı sağlamayı ve ayakta bevledilmemesini çokça tembih ederlerdi. Guslün üç farzının dışında, kulak kıvrımlarını, göz çukurlarını, içte olan göbek ve edep yerlerini iyice temizlemeyi; küpe kullanmayan kadınların, kulak deliklerine pamuk ipliği geçirerek su ile temasını sağlamasını, daha …

Daha fazlası »

Ehlullahın Yolu

Hakk’ı ananlardan yüz çevirmeyelim. İrşad ve ıslahımız için onların tavsiyelerine candan kulak verelim. Bizi Mevlâ’dan uzaklaştıranlardan, dünya sarhoşlarından uzak duralım. “Öyle ise bizim zikrimizden (Kur’an’dan) yüz çevirip, dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden, (Sen de) yüz çevir.” (Necm: 29) “Şüphesiz ki bize kavuşmayı beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar ve âyetlerimizden gâfil olanlar var ya, işte onların …

Daha fazlası »