Tasavvuf

Sultan II. Abdülhamid’in Yanında Ve Karşısında Yer Alan Tasavvuf Erbâbı

Sultan II. Abdülhamid’in Yanında Ve Karşısında Yer Alan Tasavvuf Erbâbı Prof. Dr. Kadir Özköse Sultan II. Abdülhamid, hürmet ettiği Sünbüliyye şeyhlerinden Rızâeddin Efendi’yi (ö.1309/189l) bir Ramazan akşamı iftara dâvet eder. Rızâeddin Efendi dâvete icâbet eder. Sultan II. Abdülhamid, Şeyh Efendi’yi sofrada bizzat yanıbaşına buyur edip birlikte yemek yemeyi arzulamış, kendilerine duâ buyurmalarını istemiştir.1 Sultan II. Abdülhamid’in irtibat içerisinde olduğu tasavvuf …

Daha fazlası »

Müslümanca Yaşama Hassâsiyeti

Müslümanca Yaşama Hassâsiyeti Prof. Dr. Kadir Özköse İslâm yaşanan bir dindir. İslâm’ı yaşamak bir nasip işidir. Peygamberlerin yolu, tevhid mücâdelesinin adı, Hakk’a boyun eğmenin yoludur İslâm. İnandık demekle başıboş bırakılmayacağımızın bilinci, inandığımız için kendimizi güçlü hissettiğimiz yegâne îman hamlesidir İslâm. İnananlar için yegâne unvân “Müslüman” adıdır. Müslüman olma şerefine erenlerin ne malda ne mülkte, ne canda ne tende, ne makamda …

Daha fazlası »

Tasavvufta Edeb

Tasavvufta Edeb Servet Yalçın Tasavvuf edepten ibârettir. Edeb: Mürîdin kendi nefsine, ihvânına, mürşidine ve Allâh’a karşı uyması gereken kurallardır. Bu kurallara uymak vuslat vesîlesidir. Edebe uymayanlar lütuftan mahrûm olurlar. Tasavvuftaki edeb kuralları Tefsir, Hadis ve Fıkıhta “usûl” diye isimlendirilir. Usûle uymayanlar maksada ulaşamazlar. İslâm eden üzerine kaimdir dense yanlış söylenmiş olmaz. Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de değişik sûre ve âyetlerde kendi nefsimize, …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm’in Cem’edilmesi

Kur’ân-ı Kerîm’in Cem’edilmesi Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Asr-ı Saâdet’te Hz. Peygamber (sav) Efendimiz’e nâzil olan Kur’ân-ı Kerîm deri parçaları, taş parçaları, hurma yaprakları ve buna mümâsil şeyler üzerine yazılmış olduğundan Hz. Ebû Bekir’in (ra) devrini tezyîn eden mefâhirden biri de Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın onun zamânında bir cild hâlinde toplanmasıdır. Zaman-ı Saâdet Nebevî’de Kur’ân-ı Kerîm tamâmiyle yazılı ve mahfûz olduğu halde tek …

Daha fazlası »

Dervişlik Âdabı

Dervişlik Âdabı Kalemdar (ks) ‘Kıyl u kâl kalbden çıkmayan derviş m’olur? Bal diyen dil ile baldan tatmayan derviş m’olur?’ Kıymetli kardeşlerim! Tasavvufta dervişlik mühim bir pâyedir. Derviş Farsça bir kelimedir. ‘Der’ kapı, ‘viş’ kapının alt eşiği demektir. Kardeşleri onu çiğneyince seslenmeyen, yüzüne bir kusuru söylenince ‘Allah senden razı olsun!’ diyen kimse derviştir. Reşahat Aynü’l-Hayat’ta, ‘Kapı eşiği biraz sertçe olur, tam …

Daha fazlası »

Sâdât-ı Kiram (ks) Efendilerimizin Nasihatleri

Sâdât-ı Kiram (ks) Efendilerimizin Nasihatleri Ömer Faruk Arslantürk Abdulvehhab eş-Şa’rani (ks) “Meşâriku’l Envâri’l Kudsiyye” kitabında der ki: “Sakın ola ki, Kur’ân’ın ve sünnetin rûhuna uymayan bir yola sûfiyenin yoludur demeyin! Çünkü Kur’ân’ın ve sünnetin kabûl etmediği yol küfür yoludur. Bizim yolumuz ise tamâmen ahlâk-ı Muhammediyye’yi yaşamak ve bütün hayâtımızı Kur’ân’ın emirlerine ve Resûlullâh (a.s)’ın sünnetlerine göre tanzim etmektir.” “Ehl-i tarîk, …

Daha fazlası »

Hesâba Çekilmeden Önce Kendimizi Hesâba Çekmek

Hesâba Çekilmeden Önce Kendimizi Hesâba Çekmek Prof. Dr. Kadir Özköse Fırsatlar dünyâsında yaşıyoruz. Allâh’ın bize sunduğu yaşam kredisini kullanıyoruz. Yaşam serüveni su gibi akıp gidiyor. Bâzen farkında olarak bâzen de farkında olmayarak bu fırsatları kaçırıyor, sonunda eyvah demek zorunda kalıyoruz. İnsan olarak geçen bu ömrün bir gün hesâbını detaylı bir şekilde vereceğiz. Uhdemize tevdi kılınan nimetlerin hakkını verip veremediğimizden sorgulanacağız. …

Daha fazlası »

Abdülhamid’in İslâm Birliği Siyâseti ve Senûsiyye Tarîkatı

Abdülhamid’in İslâm Birliği Siyâseti ve Senûsiyye Tarîkatı Prof. Dr. Kadir Özköse Her ne kadar gerileme dönemine girmiş, Karlofça Antlaşması’ndan beri gittikçe zayıflamış olsa da bilhassa II. Abdülhamid’in saltanatı döneminde Osmanlı Devleti, tüm Müslüman halkların umûdu konumundaydı. Emperyal emellerle İslâm dünyâsına hançer gibi saplanan Avrupa sömürge güçleri karşısında çâresiz kalan Müslüman halklar, Osmanlı hilâfetini kendilerini bu batılı güçlerin saldırılarından koruyacak yegâne …

Daha fazlası »

Bireyin/Sâlikin Gerçek Bilgiye Ulaşma Formülünün Zirve Noktası:Tasavvufta Ma’rifet Düşüncesi ve Ma’rifete Giden Sürece Dâir Sûfîlerin Tespitleri

‘Şerîatsız tarîkatsız girilmez sûy-i maksûda, Bu söz benden değil dinle hakîkat pirlerindendir.’1 Sözlükte “bilmek, tanımak, ikrâr etmek” gibi anlamları içeren ma’rifet kelimesi, genel olarak ilimle eş anlamlı kullanılan bir kavramdır.2” Ma’rifet’in özel, tikel ve ayrıntılı bilgiyi, “ilmin” ise tümel ve genel nitelikli bilgileri ihtivâ şeklinde aralarında fark olduğu söz konusu edilmiştir.3 Beş duyu ve tevâtür haberi bilgi/ilim olarak addeden kelâm ilminden …

Daha fazlası »

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (31. Mektup)

Saâdet sermâyesi, selâmet bahçesinin tâze meyvesi olan, velînimete yakışır ve teveccühlerinizin en güzelini müjdeleyen, sevgi ve samîmiyetinizin güzel kokusundan bir gül demeti gibi mânevî gücümü artıran ihsan ve merhamet dolu mektubunuzu şükranla elime alıp memnûniyetle okudum. Hakkımda lâyık görülen güzel cümleleri, inâyeti açık pek çok satırları tekrar ve derin düşüncelerle okuyup minnet deryâsında müstağrak oldum. Yüce Rahîm ve Rahmân sizi …

Daha fazlası »